EURO 2016 – TRT (4K) – DIGITURK UHD Kanali

2016’nin 4K Ultra HD yili olacagi gun gibi asikardi. Bunun aslinda basit bir sebebi var:

  • 10 Haziran – 10 Temmuz tarihleri arasinda Fransa’da duzenlenecek Turkiye’nin de katilacagi EURO2016 Avrupa Futbol Sampiyonasi
  • 5-21 Agustos tarihleri arasinda Rio’da duzenlenecek Yaz Olimpiyatlari

Format degisimlerinde (SD – HD gecisi, HD – Ultra HD gecisi vb.) buyuk spor etkinlikleri en temel itici guc oluyor.

Bu yaz da bu iki onemli spor olayinin tamamini olmasa da bir kisminin 4K formatinda yayinlanacagini tahmin ediyorum.

Gerci bu konuda kesinlesmis bir haber yok, hatta Rio Olimpiyatlarinin 4K yayinlanmayacagina dair bir habere bile rastladim. Yine de haber yaklasik 1 sene oncesine ait oldugu icin hala iyimserim 🙂

Peki Turkiye’de bu iki onemli spor etkinliginin yayin hakki kimde?

  • Euro 2016:

EURO 2016 yayin haklari TRT’de. Ancak bu konuda bu hafta birkac internet sitesinde cok da net bir sekilde ifade edilmeyen haberde soyle deniyordu:

TRT ve Digiturk ortaklığı

Euro 2016 turnuvasına aylar kala maçların hangi kanal aracılığıyla yayınlanacağı merak konusuydu. İlk anlaşmalara göre Euro 2016 maçlarının tamamının yayın hakkını TRT satın almıştı. TRT ile Digiturk arasında gerçekleşen görüşmelerin ardından ise kritik bir karara imza atıldı ve karşılaşmaların bir kısmının Digiturk tarafından yayınlanması kararlaştırıldı.

Buna göre 10 Haziran – 10 Temmuz arasında düzenlenecek olan turnuvanın yayınını TRT ve Digiturk ortaklaşa olarak gerçekleştirecek.

Bu ifadeden anlasmanin detaylarini cikarmak pek mumkun degil ancak farkli kaynaklarda Turk Milli takiminin maclarinin sifreli olarak yayinlamayacagi, bu sebeple en azindan Turkiye’nin maclarinin TRT’de gosterilecegi ifade ediliyor. Bu durumda Digiturk’un hangi maclarin yayin haklarina sahip oldugunu anlamak icin yazi beklemek gerekecek. Bu hafta dikkatimi ceken baska bir haber de Digiturk’un Eutelsat uydusunda yayina baslayan Digiturk UHD kanali oldu.

  • Rio 2016 Yaz Olimpiyatlari

Rio’da Agustos ayinda gerceklesecek Yaz Olimpiyatlarinin Turkiye yayin haklari Fox Turkiye’de.  Halihazirda HD formatinda yayin yapan Fox kanalinin yaza 4K Ultra HD formata gecis yapma olasiligi dusuk gozukuyor. Bir diger ifade ile dunyanin geri kalaninda nasil olacagini bilemeyiz ama Turkiye’de olimpiyatlari 4K formatinda izleyemeyecegiz gibi gozukuyor.

Kisisel bir not ile 2016’nin ilk yazisini sonlandirayim. 2010 yilinda satin almis oldugum 40” LCD TV’yi bu baharda oldukca cazip olmasini bekledigim kampanyalardan bir tanesi ile en az 55” yeni bir 4K Ultra HD TV’ye yukseltmeyi planliyorum. Bu hafta sonu biraz turladigimda 3000 TL civarinda LG marka 55″ 4K TV’ler gordum. Oyle zannediyorum ki Nisan-Mayis aylarinda cazip kampanyalar ile ayni boyuttaki 4K TV’ler 2000 – 2500 TL bandina inebilir. (USD/TL paritesinde kotu surprizler yasamak isek)

4K TV alirken minimum 55” almanizi siddetle tavsiye ederim. Bunun dayanaginin ne oldugu ise bir sonraki yazimin konusu olsun.

Fenerbahçe-Ajax maçı 22 Ekim’de canlı olarak TRT 4K kanalında

Dün akşam twitter’da aşağıdaki habere denk geldim. Sonrasında Hikmet Bey ile temasa geçtiğimde kendisinin TRT çalışanı olduğunu öğrendim ve haberi yayınlamak için müsadesini aldım. Bence bu gerçekten önemli bir gelişme. TRT’de bu konuda emeği geçenleri tebrik ediyorum. Ancak ufak bir düzeltme ihtiyacı duydum, BT Sport Ultra HD kanalı Premier League maçlarını 4K formatında halihazırda yayınlıyor, o yüzden “Avrupa’da ilk” ifadesi gerçeği yansıtmamış oluyor.

Peki bu yayını kimler izleyebilecek ? TRT 4K kanalı Turksat uydusundan yayın yapıyor. ürkiye’de şimdiye kadar satılan 4K TV sayısı muthemelen 100bin seviyesine yaklaşmış olsa da bunların ne kadarında gömülü uydu alıcısı var bilemiyorum. Ama tahminim düşük bir oran olduğu yönünde.

Bugün itibariyle Pay-TV operatörleri arasında da ticari olarak 4K STB sunan operatör olmadığı için bahsi geçen yayın sanırım daha çok “Showcase” olarak kalacak.

4kultrahdlogos

16:9 – 4:3 meydan muharebesi

 

Bu yazımda TV görüntüsünün genişliğinin yüksekliğine oranını ifade eden görüntü formatı (aspect ratio) kavramından bahsedeceğim.
Aşağıda olabildiğince basitleştirerek anlatmaya çalıştığım ayarlar TV izleme keyfiniz açısından oldukça önemli. Bu ayarlar düzgün yapılmadığında orijinal içerik yerine şişko/kısa veya zayıf/uzun insanlar izlemek durumunda kalabilirsiniz. İşin kötüsü bu gerçeklikten uzak durumun bugüne kadar farkında bile olamamış olabilirsiniz.Ayrıca özellikle spor müsabakalarında size sunuluyor olmasına rağmen sahanın bir kısmını göremiyor olabilirsiniz.

Görüntü formatı kavramının tarihi gelişimi hakkında kısa bir bilgiyle başlayalım.

TV yayıncılığında, 4:3 (1,33:1) oranı uzun süre tek geçerli  standart olarak kabul edilmiş. HD yayın formatında  ise yayınlar 16:9 (1,78:1) oranında çekiliyor. 1960’larda TV’nin yaygınlaşması ile birlikte populerliğini yitirmeye başlayan film studyoları insanları tekrar sinemaya çekebilmek için yenilik arayışına girmiş ve filmleri geniş ekran (1,85:1, 2,39:1) formatında çekmeye başlamışlar. Ancak tüplü TV’lerin üretim teknolojileri sebebiyle TV’ler uzun süre (LCD ve plazma TV’ye kadar) 4:3 oranında üretilmeye devam etmişler. Bugün ise hem yeni nesil TV’ler  hem de içerikler 16:9 formatında sunuluyor. İşte tam da bu noktada birçok insanın kafasını karıştıran birçok uyumsuzluk ortaya çıkıyor:

Dilerim tüplü TV’lerin neslinin tükenmesi ve HD yayıncılığının yaygınlaşması ile birlikte önümüzdeki yıllarda TV ve içerik arasındaki oransal uyumsuzluk tamamen ortadan kalkar.

4:3 oranındaki emektar tüplü TV’nizde 16:9 içerik gösterimi


Tüplü TV’inizde gösterilecek görüntü STB’ın çıkışındaki SCART kablosu üzerinden analog olarak TV’inize aktarılır. STB’inizin ayarlar menüsünden yaptığınız “görüntü formatı” seçimi SCART kablonuzun 8.pini üzerinden TV’ye taşınmaktadır. Diğer bir ifade ile STB menüsünden yaptığınız seçim TV’deki görüntüyü belirleyen tek etmendir.

16:9 formatındaki Orijinal görüntü

İlk olarak STB’ınızın ayarlar menüsündeki TV formatı olarak 4:3 seçmelisiniz. “Görüntü Formatı” için ise iki seçeneğiniz var.

a) Letterbox (Zarf)

16:9 formatındaki içerikte deformasyon olmaz. Ödediğiniz bedel TV ekranının altında ve üstünde siyah barlar görmek olacaktır.

b) Pan-Scan

Siyah barlardan hoşlanmayan kullanıcıların “Görüntü Formatı” seçimidir. Ancak bu durumda da görüntünün orjinaline göre bir kayıp olur. Örnek resimlerden de görülebileceği gibi içeriğin sağ ve sol bölümlerinde bir kırpılma var.

Benim kişisel tercihim letterbox. Görüntünün bir kısmını kaybetmek yerine TV’mi tam anlamıyla kullanamıyor olmaya razı geliyorum.

16:9 oranındaki havalı flat TV’nizde 4:3 içerik gösterimi

LCD/Plazma TV’inizde gösterilecek görüntü STB çıkışındaki HDMI kablosu üzerinden digital olarak TV’inize aktarılır.(İsteğe bağlı olarak SCART arayüzü de kullanılabilir.)
Tüplü TV’lerde görüntüyü belirleyen tek etmen STB menüsünden yapılan seçim iken flat TV’ler üzerilerindeki gelişmiş işlemci sayesinde görüntü işleme yeteneğine sahiptir. Basitlik adına TV’inizdeki “resim modu” ayarının Otomatik olduğunu yani görüntü formatının yukarıda olduğu gibi STB tarafından karar verildiğini kabul ediyorum.

4:3 formatındaki Orijinal görüntü



İlk olarak STB’ınızın ayarlar menüsündeki TV formatı olarak 16:9 seçmelisiniz. “Görüntü Formatı” için STB marka/model’ine göre değişiklik gösterebilmesine rağmen temelde iki seçeneğiniz var. 


a) Pillarbox

4:3 formatındaki içerikte deformasyon olmaz, içerik orijinal haliyle TV’inize aktırılır. Bu durumda içerik ve TV arasındaki oran uyumsuzluğundan dolayı görüntünün sağ ve solunda siyah barlar görülmektedir.


b) Genişletilmiş (Stretched, Panaromik, Zoom gibi değişik isimler de alabilir)
Bu seçimde orijinal içeriğin yüksekliği değiştirilmeden genişliği arttırıldığı için bir deformasyon söz konusudur. (aşağıdaki resimde güneş ve bulutun orijinal resme göre daha yayvan olduğuna dikkat ediniz.)
Deformasyonu en aza indirgemek için görüntünün orta bölgesi değiştirilmeden sadece kenar bölgelerinin genişletilmesi gibi teknikler kullanılabilir. Bu işlem STB’a yaptırılabileceği gibi “Görüntü Formatı” olarak Pillarbox seçilerek TV menüsünde de yapılabilir.
Yapılan ayarların etkisini anlayabilmek için altyazılı bir kanalda ekranın sağ ve sol alt tarafındaki harf aralıklarını incelemenizi öneririm. 

Kavramların, ayarların çok da kolay olmadığının farkındayım. Ancak gerçekçi ve olabildiğince az deforme olmuş bir içerik izleyebilmek için STB ve TV’inizin ayarları ile biraz oynayıp kendinize en uygun seçeneğe ulaşmanızı tavsiye ediyorum. Bence denemeye değer !

BBC – Teknoloji = TRT

BBC (British Broadcasting Corporation) dünyanın en büyük ve eski yayıncı kuruluşu (1922). Gelirlerinin büyük bir bölümünü İngiliz vatandaşlarından TV izleme ücreti (yıllık 142.50£) adıyla hane başına toplanan vergilerden karşılıyor. Geçtiğimiz yıl bu şekilde tam 3,5 milyar £ gelir elde etmiş. Bu gelirin hangi kalemlere harcandığını çok şeffaf şekilde açıklamışlar. Günümüzde çeşitli içeriklerde yayın yapan birçok kanal olmasına rağmen hala sanki sadece BBC izleniyormuş gibi yasal bir vergi yükümlülüğü olması İngiltere’de sıkça eleştiriliyor. Bu vergi karşılığında BBC, toplam 8 TV , 9 radyo kanalı içeriği sunuyor ve yayın akışı sırasında reklama yer vermiyor.



BBC hakkındaki bu özetten sonra bahsetmek istediğim BBC’nin Dijital TV teknolojilerine olan ilgisi ve izleyicilerine sunduğu yenilikler.

BBC Red Button : Herhangi bir BBC kanalındayken kumandanızın kırmızı tuşuna bastığınızda en güncel haberler,finans haberleri, spor karşılaşmalarının son dakika sonuçları, hava durumu ve hatta çocuklar için oyunları da içeren gelişmiş bir Teletext uygulaması açılıyor.

BBC iPlayer : BBC iPlayer, önceki hafta yayınlanmış TV ve radio programlarını tekrar izleyebilmenize olanak veren bir servis. Kaçırdığınız programı resmi web sitesi üzerinden izleyebilir veya bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ayrıca PSP , iphone gibi mobil cihazlar üzerinden de geçtiğimiz haftanın içeriğine ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak dijital kablo operatörü Virgin Media, BBC iPlayer servisini VOD (seç izle) servisine 30 Nisan 2008 tarihi itibariyle entegre etti.



BBC HD : BBC, 2007 sonundan beri uydu ve kablo platformlarında HD yayın kalitesini izleyicilerine sunuyor. BBC HD şimdilik günde 9 saat yayın yapıyor ama 2012 Londra olimpiyatlarında tüm müsabakaların HD formatında yayınlanması hedefleniyormuş.

BBC, yukarıda kısaca bahsettiğim yeni teknolojileri hayata geçirmekle kalmayıp, topluma ücretsiz ve kaliteli bir TV deneyimi sunabilmek için sürdürülen çalışmalara öncülük ediyor. Project Canvas bunlardan en sıcak olanı. Bu proje ile TV yayını ile genişbant internetin tek bir platformda ücretsiz bir servis olarak bir araya getirilmesi amaçlanıyor.

BBC’nin yayıncılık anlayışı eleştirebilir, yanlı bulunabilir, ancak en yeni teknolojileri izleyicilerine sunmakdaki başarısını da bence takdir etmek gerekiyor.

Şimdi biraz da kendi içimize dönüp TRT’ye bakalım.

İngiltere’dekine benzer şekilde TRT de satılan tüm radyo ve televizyon cihazlarına ödenen paradan ve elektrik faturalarından vergi alıyor. Geçtiğimiz günlerde gelirlerini arttırmak için bu verginin kapsamında bir değişiklik yapmak istedi ama sanırım / umarım uygulanamayacak. Ödediğimiz vergilere rağmen muhtemelen gereğinden fazla personelin maaşlarının ödenebilmesi için TRT kanallarında reklam da izlemek durumunda bırakılıyoruz.


TRT’nin resmi internet sitesinde bizlerden toplanan verginin ne kadar olduğu ve nerelere harcandığı konusunda herhangi bir bilgiye ulaşamadım. Bu sitede yazılana göre TRT geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 milyar TL gelir elde etmiş. BBC’nin 3,5 milyar £ (yaklaşık 9 milyar TL) yıllık geliriyle karşılaştırıldığında az gibi gözüküyor olabilir. Ancak malesef çok basit bir teletext servisi dışında TRT’nin son zamanlarda hayata geçirdiği yeni bir teknoloji göremedik.(en azından benim haberim yok) Takip edebildiğim kadarıyla uzun yıllardır, TRT kurumundaki en yenilikçi gelişme TRT Çocuk, TRT Müzik gibi yeni tematik kanalların eklenmesi oldu. Ayrıca Formula1 ve Türkiye Kupası yayın haklarının alınması, Super Lig ihalesine iddaalı bir hazırlığın sürdüğü haberi içerik konusundaki bir açılımın devamı niteliğinde olabilir.


BBC gibi vatandaşlarının ödediği vergilerle varlığını sürdüren TRT’nin, tüm TV izleyecilerinin gerçek talebi olan “herhangi bir zamanda herhangi bir yerde kaliteli içerik” konseptine doğru giden teknoloji yolculuğunda BBC’nin oldukça gerisinde kaldığını söylemek sanırım haksızlık olmaz.