EEMKON 2015 sunumum ve sunum ses kaydi

Bir onceki yazimda EEMKON 2015 etkinliginde bir sunum yapacagimdan bahsetmistim. Gectigimiz Cuma gunu icerigini kisaca asagida ifade etmeye calistigim sunumu yaklasik 25-30 kisilik seckin bir kitle ile paylasma firsati yakaladim.

Ag9pyrkd Mfh0e6 FBoqqtjyf Hgv I9 Akj SDR8g6j GKv7vo
hızlı resim yükle

 

“OTT TV: Tehdit mi fırsat mı?”

Geride bıraktığımız yıllarda OTT TV’nin Pay-TV operatörleri için bir tehdit olarak algılandığına şahit oluyorduk. Halbuki son birkaç yılda bu konuda dünya çapında bir dönüşüm yaşandığıni, artık OTT’nin bir tehdit değil bir fırsat olarak algılandığın gozlemlemek mumkun.

Amerika, İngiltere, Avustralya gibi birçok ülkede büyük Pay-TV operatörlerinin cihazları üzerinden Netflix erişimi sağlandığını biliyoruz. Ayrıca 4K içerik konusunda da Netflix’in dünya genelinde liderlik ettiği biliniyor. Benzer şekilde YouTube gibi servisler de deneyimlerini TV için daha uyumlu hale getiriyorlar.

Bu bir kazan-kazan senaryosu. Pay-TV operatörleri OTT TV servisleri ile içerik tekliflerini zenginleştirip, müşteri sadakatini arttırken, OTT oyuncuları da müşteri tabanını genişlenip, ödeme yöntemi olarak opetarörün faturalama avantajını kullanabiliyorlar.

Yaptigim sunumu pdf formatinda asagida gorebilirsiniz. Ayrica sunum sirasinda aldigim ses kaydini da yukledim. Boylece hem sunum icerigi hem de anlatimimi beraber takip etme sansiniz olabilir 🙂

5 YIL, 225 YAZI ve Top 10.

Bu blogu açalı 5 seneyi devirdim. İlk yazımı 2009 yılının Eylül ayında Ankara’da yazmıştım. O günden bugüne toplamda tam 225 yazı yayınlamışım. Ortalamada yılda 55, haftada 1 yazı eder.

Eğer güncel bir blogunuz varsa veya vakti zamanında blog yazmaya niyetlendiyseniz bu istatistiğin gerçekten bir istikrarı ifade ettiğini bilirsiniz.

download

Toplamdaki 225 yazının çok büyük bölümü TV üzerine, sadece birkaç on tanesi ise TV dışında/ kişisel yazılardı. Onları da “Bana Özel” tabı altında topladım.

Şimdiye kadar en çok okunan top 10 yazım ise şunlar olmuş oldu;

  1. Türkiye TV Sektörü
  2. Millenicom yeni TV Kutusu Dopingbox’ı tanıttı
  3. OTT TV Giriş Part 1
  4. Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi
  5. İletişim Fakültesi Doktora çalışması için mini-ropörtaj
  6. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Ortaklık yapısı
  7. Türkiye 2013 Sayısal TV Tahminleri Değerlendirmesi
  8. Türkiye Pay-TV pazarı yeni oyuncusunu karşılıyor
  9. 16:9 – 4:3 Meydan Muhaberesi
  10. TTNET IPTivibu adıyla IPTV servisinin lansmanını yaptı

 

TV dunyasinda haftanin one cikan gelismeleri (w27)

Bu haftanin one cikan basliklarina hizlica goz atalim:

  • Samsung Boxee firmasini satin aldi. Apple TV, Roku gibi bir STB ureticisi olan Boxee Samsung tarafindan 30 milyon USD’a satin alindi. Samsung henuz Boxee ile ilgili planlarini aciklamadi.
  • D-Smart Digiturk’e talip oldugunu acikladi. Bircok farkli mecrada cikan habere gore D-Smart Digiturk’e resmen talip.
  • UK’deki ucretsiz HBB platformu YouView’in yaptigi calismaya gore Catch-up TV iceriklerini izlerken harcanan zaman toplam TV izleme suresinin 5’te 1’ine ulasti. Arastirmada TV izlerken kullanilan donanimlar ve oranlari ile ilgili detaylar da mevcut. Goz atin derim.
  • SinemaTV filmleri ve dizileri bayram sonuna kadar Turkcell TV’de ucretsiz. Turkiye’nin yenilikci OTT platformu Turkcell TV SinemaTV icerikleri ile zenginlesti. Turkcell TV aboneleri bayram sonuna kadar SinemaTV kanallarina ve VOD iceriklerini ucretsiz  erisebiliyor.

Screen Shot 2013-07-07 at 10.38.57 PM

Not> Bu haftanin one cikan baska bir gelismesi de eli palali tiplerin masum insanlara hunharca saldirmasi ve mahkemece serbest birakilmasi oldu. Endiseliyim. Bagimsiz (!) yargi tarafindan yureklendirilen yeni palalilarin sokaga cikmasindan endiseliyim, daha baska bircok seyden endiseliyim.

Netflix : Challenge accepted!

OTT TV hakkinda bircok yazi yazdigimiz dusunuldugunde bu teknolojinin en basarili uygulayicilarindan biri olan Netflix hakkinda biraz daha detayli bilgi vermek gerekir diye dusunduk.

Oncelikle bir kac anahtar veri ile baslayalim:

  • 27.15 milyon adet streaming abonesi
  • Abone basina gelir $7,99 (tek bir abonelik tipi var, sinirsiz icerik izleyebiliyorsunuz)
  • Market capitalization degeri $10,02 milyar (Fikir vermesi icin Google’inki $276,19 milyar)
  • 2012 sonu itibariyle Kuzey Amerika toplam internet trafiginin %29’u Netflix icerigini tasiyor (Kaynak)
  • 2012 sonu itibariyle gelir $3,61 milyar (Yine fikir vermesi icin Turkcell’in 2012 sonu geliri $5.86 milyar

Genel hatlariyla tum gostergeler pozitif gozukuyor olsa da Netflix’in nakit akisina bakildiginda 2012 yilinin pek de parlak gecmedigi goruluyor:

Netflix’in son donemde karsilastigi en buyuk challenge’lardan biri artan icerik lisans maliyetleri ile bas etmek. Bir yandan icerik sahiplerinin tek tarafli olarak anlasmalari sonlandirmasi, diger taraftan artan rekabetle beraber artan maliyetler. Netflix surdurulebilir bir karlilik icin bu savastan galip cikmak zorunda. 2011’in Ocak ayinda Netflix CEO’su Reed Hastings bakin ne demisti:

[…] When we start taking creative risks–that is, reading a script and guessing if it was going to be a big hit and who might be good to cast in it–it’s not something that fundamentally as a tech company or a company run by a tech CEO like myself is likely to build a distinctive organizational competence in. We think that we’re better off on letting other people take creative risk, and get the rewards for when they do that well. […]

Aradan gecen 2 senenin sonunda ise Netflix’in ayni CEO liderliginde  ‘House of Cards’ ile pek de kucumsenmeyecek bir creative risk aldigini goruyoruz.

Pay-TV sektorunde rekabet giderek kizisiyor, pasta da hizla buyuyor. Ancak sanirim asikar olan bir sey varsa o da su ki ‘CONTENT IS THE KING!’ soylemi her gecen gun daha da gucleniyor.

Jobs : “I finally cracked it!”

Uzun zamandir konusulan bir konudur Apple’in iTunes ile muzik endustrisine, iPhone ve iPad ile tasinabilir cihazlar sektorune yaptigi devrimsel etkiyi TV sektorunu de yapacagi ve bu alanda yine oyun degistirici bir hamlesi oldugu. Hatta Steve Jobs Walter Isaacson’un kaleme aldigi biyografisinde su ifadeyi kullanmisti:

I finally cracked it!

Ancak Jobs’un vefatindan beri Apple’dan bu konuda bir adim duyurulmadi, en azindan simdilik.

Tivilogy okurlarina okumalarini tavsiye edecegim ve TV sektoru hakkinda genel bir vizyon sunan bir makale var. Makalenin yazari Alan Wolk yazisini soyle bitiriyor.

Change Happens Gradually And Then All At Once. The TV industry is in the same place the cell phone industry was just before the introduction of the iPhone: all the pieces are there, it’s just no one’s bothered to put them together. There’s no pressure on anyone to innovate because no one’s disrupting the market and so there’s no business reason to be an innovator: it’s risky and most companies are risk-averse. Eventually, someone will toss that bomb into the crowd and blow things up, the way the iPhone blew up the cell phone market. It may be Google or Apple or Intel or someone you’ve never heard of. Whoever it is, it has to be someone who feels their current market position is tenuous enough to make a risky move worth it. And what’s important to remember is that right now there’s no one in the TV industry who fits that description: profits are up, not down. But it will happen, and once it happens, change will come quickly. And everything you’ve just read will be completely and hopelessly out-of-date.

Bircoklariniz anlamistir ama anlayamayanlar olabilir dusuncesi ile cevirisini yapmak istersek hemen hemen soyle oluyor;

Degisim once asama asama sonra birdenbire gerceklesiyor. TV endustrisi iPhone duyurulmadan hemen once cep telefonu endustrisinin oldugu yerde bulunuyor. Butun parcalar ortada ama hic kimse onlari bir araya getirmekle ugrasmiyor. Yenilesim icin kimsenin  uzerinde baski yok cunku kimse piyasayi yikici bir adim atmiyor ve innovator olmak icin bir neden yok: bu riskli ve sirketler risk almaktan kaciniyor. Nihayetinde, birisi kalabaliga bombayi atacak ve iPhone’un cep telefonu piyasasinda yaptigi gibi herseyi havaya ucuracak. Bu Google, Apple veya Intel veya adini hic duymadigimiz biri olabilir. Kim olursa olsun bu mevcut piyasa konumunun riskli bir hamle yapmak icin zayif oldugunu hisseden biri olacaktir. Ve unutmamak gerekir ki su anda TV endustrisinde bu tanima uyan kimse yok: karlar yukseliste, dususte degil. Ama bu gerceklesecek ve gerceklestiginde degisim hizlica gelecek. Ve bu oldugunda bu yazida okunuklariniz (mevcut oyuncular, is modelleri vs.) tamamen ve geri donusu olmaksizin gecerliligini yitirmis olacak.

Bu analizin yorumunu siz degerli okuyucularimiza birakiyoruz. Bu yazimi Bill Gates’in konuya farkli bir acidan bakan, hosuma giden bir sozu ile sonlandirmak istiyorum:

We always overestimate the change that will occur in the next two years and underestimate the change that will occur in the next ten. Don’t let yourself be lulled into inaction.

Microsoft XBox TV geliyor…

Birçoğunuzun malumu Tivilogy ekibi olarak genellikle Türkiye piyasası odaklı yazılar yayınlıyoruz. Aslına bakarsanız Türkiye piyasası ile yazdığımız yazıların reytingleri yurtdışı bazlı yazılara göre çok daha fazla olduğu için bu durum yola çıktıktan sonra kendiliğinden bu yönde gelişti. Her şeye rağmen ara ara da olsa yurtdışında neler oluyor konusunda da bir perspektif sunmayı anlamlı buluyoruz.

Bu girizgahtan sonra sizlerle paylaşmak istediğimiz gelişme Microsoft tarafından 2013’de sunulması planlanan Xbox TV.

Bizim de ilgiyle takip ettiğimiz The Verge tarafından duyurulan habere göre Microsoft, Apple TV’ye rakip olacak Xbox’ın low-cost alternafi olabilecek yeni set-top-box üzerinde çalışıyor.(haberin altında yorumlara göz atmanızı tavsiye ediyoruz) Windows 8 tabanlı cihazın 2013 yılında pazara sunulması ve casual oyunları desteklemesi bekleniyor. Microsoft böylece büyük başarı yakalayan Xbox 360 ile giremediği hanelere girmeyi ve dünya çapındaki footprint ini arttırmayı hedefliyor. Microsoft’tan Xbox TV ile ilgili yapılan açıklama ise şu şekilde;

Xbox 360 has found new ways to extend the console lifecycle by introducing controller-free experiences with Kinect and re-inventing the console with a new dashboard and new entertainment content partnerships. We are always thinking about what is next for our platform and how to continue to defy the lifecycle convention.”

Hatırlanabileceği gibi geçtiğimiz günlerde Türkiye’de Xbox 360 satışları başlamış ve biz de bu konuda bir haber yapmıştık. Kimbilir belki de Xbox TV’nin Türkiye’de satışa sunulması için uzun yıllar beklememiz gerekmez. Belki de Pay-TV operatörlerden birisi Microsoft ile OTT servisi  ve zenginleştirilmiş yerel içerik üzerinden bir işbirliği yapabilir. Sizce böyle bir işbirliği gerçekleşecek olsa hangi Pay-TV operatörü ile olabilir, neden?

 

 

Xbox nihayet Türkiye’de!

Dün Microsoft tarafından, Xbox’ın Türkiye’de nihayet satışa çıkacağının duyurulduğu bir toplantı düzenlendi. Bu heyecan verici gelişme aynı zamanda Microsoft CEO’su Tamer Özmen’in ağzından bir blog yazısı ile duyuruldu.

 Bu yazıda da belirtildiği gibi Xbox, XBox live, Kinect, SmartGlass ile toplam bir ekosistem olarak dünyanın 1 numaralı eğlence platformu.

Avrupa’da %50, Amerika’da %60 olan Xbox penetrasyonu Türkiye’de sadece %4 ile sınırlı. Microsoft tarafından Türkçe desteği ile sunulacak platformun hedefi kısa sürede Türkiye’de ve bölgede 1 numara haline gelmek.

Xbox’ın Türkiye’de Türkçe dil desteği ve fim/müzik kütüphanesi ile beraber faaliyete geçmesi elbette TMT(Technology, Media, Telecom) sektörünü de hareketlendirecektir.

Sayısal TV özelinde bakıldığında ise Xbox’ın yaygınlaşması OTT servsileri için  önemli bir kaldıraç olacaktır. Tivibu, Digiturk vb. OTT servisi sağlayıcıları client yazılımlarını Xbox platformunda sunabilir hale getirdiklerinde (şimdiden çeşitli OTT servislerinin bu konuda çalışma yaptığına dair duyumlar alıyoruz) yaygınlaşmaları ve servislerini scale etmeleri mümkün hale gelecektir.

Örneğin birçoklarınızın bildiği gibi Netflix, Xbox 360 üzerinden sunulan OTT servislerinden bir tanesi. Bu bağlantıdan detayları görülebileceği gibi 2008 yılından beri Netflix içeriklerine Xbox 360 üzerinden streaming ile erişmek mümkün.

Xbox eğlence platformu, belli ki aksesuarları ve üzerinden sunulacak yerelleştirilmiş ve Türkçe destekli servisleri ile önümüzdeki dönemin çok sıcak konularından biri olacak. Xbox’ın halihazırda BBC iPlayer, Sky,, Lovefilm, Dailymotion gibi OTT servis sağlayıcıları ile işbirlikleri bulunuyor.

Konuyla ilgili detaylı bilgi edinebileceğiniz bağlantılar: Bağlantı 1 & Bağlantı 2.