Why is the size of Turkish Pay-TV market relatively small?

It’s fair to say that Turkish Pay-TV market is saturated. There are basically 5 major players :

  1. Digiturk – DTH + OTT (beIN Media Group) -> 2600K subs
  2. KabloTV – Cable + OTT ( by government owned Turksat ) -> 1195K
  3. D-Smart – DTH + OTT ( Dogan Media’s DTH company) -> 934K subs
  4. Tivibu – IPTV + OTT (by incumbent telco Turk Telekom) -> 894K subs
  5. TV+ – IPTV + OTT (by leading incumbent mobile operator ) –> 436K*

In addition to these, there is another independent DTH operator called Filbox that is relatively small compared to the major players ( 50K subscribers ). In total, there are 6 million 110 thousand subscriptions. Let’s imagine that 20 % of the households have at least 2 subscriptions ( i.e. both Diguturk & TV+ or KabloTV & Tivibu) Hence the number of households with Pay-TV subscription is around 5 millions. That is to say out of 20 millions households in Turkey around 25% of them have Pay-TV subscription.

Okumaya devam et “Why is the size of Turkish Pay-TV market relatively small?”

uygarboynudelik.com’da 2016’in öne çıkan yazıları

Bir yılı daha deviriyoruz. Önceki senelerde yaptığım gibi bu yil sonunda da 2016 yılında blogumda en çok ilgili çeken yazıları bir liste haline getirdim, aşağıda görebilirsiniz. Daha da geriye gidip flashback yaşamak isterseniz 2014 ve 2015 yılının öne çıkan başlıkları şöyle oldu:

Not: Oldukça heyecanlı ve çekişmeli geçmesini umduğum naklen yayın ihalesi pek de beklemediğim şekilde sonlanınca sonuçla ilgili yazı yazmayı atlamışım. Kronolojik akışın bütünsel olması için sonuç ile ilgili haberin bağlantsını ekledim.

Okumaya devam et “uygarboynudelik.com’da 2016’in öne çıkan yazıları”

Digiturk CEO’su: “Futboldan zarar ediyoruz.”

Bu blogda Digiturk’un satis sureci ile ilgili daha once 5 yazi yazmistim.

Bu yazilardan ilki Kasim 2014 yilinda yazilmis. Bu konuyla ilgili bu blogdaki 6. yaziyi okuyorsunuz. Oyle zannediyorum ki en azindan bizim sektorde satis sureci bu kadar suruncemede kalan baska da bir kurum olmamistir. Bu seferki yaziyi tetikleyen konu ise Digiturk’un yeni CEO’sunun yakin zamanda yaptigi aciklamalar oldu. Dileyenler bu baglantidan detayli soylesiyi okuyabilirler ama ben siz sadik okuyucularim icin yazinin bana gore can alici kisimlarini asagidaki gibi derledim: (Yeni CEO Umit Onal’in agzindan yaziyorum)

91168-sportoto

  • Futboldan zarar ediyoruz. Yayin haklari icin Turkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yilda 400 milyon dolardan fazla para oduyoruz ama futboldan zarardayiz. (Aslina bakarsaniz bu cok carpici bir paylasim. Kamuoyunda genellikle futbol haklarina sahip olununca rekabet avantaji saglanacagi zannedilir ama anlasilan kazin ayagi hic de oyle degil, diger taraftan bu aciklamayi onumuzdeki sene yapilacak ihaleye katilmayi dusunenleri caydirmaya veya cesaretlerini kirmaya yonelik taktiksel bir hamle olarak gorme de olasi :)) Futbola olan ilgi azaliyor. Yeni ihalede 400 milyon seviyesine ulasmak zor olabilir. 2017-2018 futbol sezonundan itibaren gecerli olacak ihalenin Ocak 2017’de gerceklesmesi bekleniyor.
  • beIN Media Grup ile 6 ay oncesinde bir anlasma noktasina geldik. Vergi ile ilgili prosedurler de tamamlandi. Satis ile ilgili artik son 2 aya giriyoruz. Satis Digiturk’un %100’unu kapsayacak ve satis islemi 1 milyar USD’nin uzerinde gerceklesecek. Bir sonraki ihale ile ilgili halen devam eden bir surec var ama detaylari halen net degil.Ihalenin Ocak 2017’de yapilmasi bekleniyor. Bu ihaleyi kim yapacak? Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) mu yoksa Kulüpler Birliği mi? Henüz bu konuda net bir şey yok.  Bizim için ihaleyi kimin yapacağı önemli değil. Ancak yayın haklarına talip olan kuruluşlarla mutlaka görüşmeler yapıp ortak fikirler geliştirilmeli.
  • Canli bir futbol yayini icin yaklasik 60 kisilik bir ekip 10-11 saatlik bir efor harciyor. Derbi maclarda ozellikle Fenerbahce- Galatasaray maclarindaki reklam geliri en yuksek oluyor. ( 5 milyon liradan fazla ). Lig’de yarışın kızıştığı dönemlerde gelirlerimiz artiyor. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan birinin şampiyonluk yarışından erken kopması gelirlerimizi de etkiliyor. 3.4 milyon abonemiz var. Bunun 1.5 milyonu futbol üyesi. Bugün üyelerimizin yüzde 90’ını bu üç büyük kulübün taraftarı oluşturuyor.

0258d27

Benim cikarimlarim:

Naklen yayin haklarinin el degistirmesi halinda hareket etme ihtimali yuksek olan yaklasik 1,5 milyonluk bir kitle var. Diger bir ifade ile onumuzdeki ihaleye iddaali girmeyi dusunen adaylarin hesaplamalarinda degerlendirmesi gereken taban 1,5 milyon. Digiturk tepe yonetimi de artik bir an once sahiplik konusundaki bu belirsizligin ortadan kalkmasi ve satis isleminin resmilesmesini bekliyor. Digiturk calisanlari icin de durumun benzer oldugu tahmin etmek guc degil. Naklen yayin ihalesinde oncekine benzer bir gelir elde edilebilmesi icin futbolun marka degerinin yukselmesi sart. Ornegin Premier League icin naklen yayin ihalesi milyar pound seviyesinde sonuclanabiliyor ama Ingiltere futbolunun tum dunyada bir degeri var ve uluslararasi pazarlama imkaniniz var. Turkiye futbol liginin o seviyelere gelmesi elbette mumkun degil ama yine de ozellikle son donemde siddet olaylari ile bircok futbolseverin sogudugu futbola ilgiyi canlandirmak icin radikal degisikliklar sart. Ayrica sadece canli maclari yayinlamak yerine ingiltere de oldugu gibi mactan X saat sonra yayin haklari canli yayin haklarina ek olarak ayrica ihale edilebilir. Benzer sekilde uydu, IP , kablo gibi farkli mecralardaki yayin haklari da farkli yayinci kuruluslara verilebilir. Boylece daha makul fiyat seviyelerinde daha genis kitlelere futbol yayininin eristirilmesi ve toplam pastanin buyumesi suretiyle ihaleye odenen bedelin geri donusunun iyilestirilmesi saglanabilir.

Turkcell TV+ hizli buyumesine devam ediyor

Bundan yaklasik 1,5 yil kadar once Turkcell TV+ servisinin lansmanini yapmistik.

Geride biraktigimiz zamanda servisin yayilimi, ulastigi kitle sayisi gercekten tum beklentilerin uzerinde oldu. Bu elbette su anda artik aramizda olmayan arkadaslarimizla beraber cok buyuk bir ekibin ortak basarisi. Ifade etmeye calistigim basariyi somutlastirmak icin Turkcell Yatirimci Iliskileri Q4 2015 sonuclari sunumundan iki gorseli sizlerle paylasmak istiyorum:

Screen Shot 2016-03-20 at 21.50.22Soldaki grafikte sol altta Turkcell TV+ abone sayisinin 2015 yili boyunca artis trendi gozukuyor. 18 Subat 2016 itibariyle 600K’yi gecen abone sayisinin sadece IPTV degil ayni zamanda mobil ve web abonelerini de kapsadigini belirtmekte fayda var. Rakamlardan anlasilacagi gibi ozellikle geride biraktigimiz yilin son ceyreginde onemli artis kaydedilmis. Bundan sektorde ‘Back to school’ dedigimiz yazin bitip insanlarin sehirlere dondugu donemin etkisi asikar. Peki bu abone tabaninda IPTV abonesi orani nasil? Bunu da asagidaki gorselde 224K olarak gorebilirsiniz:

Screen Shot 2016-03-20 at 21.51.00

 

 

 

 

 

 

 

2015 yili sonu itibariyle 558K aktif Turkcell TV+ abonesinin %40’i IPTV abonesi. Diger bir ifade ile 10 abonenin 4’unun evinde Turkcell TV+ IPTV alicisi mevcut ve bu kitle servisi buyuk TV ekraninda kullanan, OTT abonelerine gore daha uzun sure Turkcell TV+ deneyimi yasayan, sadik musteri tabani. Ticari olarak lansmanin yapildigi Kasim 2014’ten 2015 sonuna kadar 224 bin haneye girip, kurulum yapilmis olmasi sektordeki cogu meslekdasimin hemfikir olabilecegi gibi emegi gecen herkes icin buyuk gurur kaynagi.

 

Screen Shot 2016-03-20 at 22.36.05

 

Sunumda ifade edildigi uzere Turkcell Superonline fiber internetin toplam 900K abonesi var. Bu cercevede “uclu oyun” abone orani yaklasik %25 civarinda. Bu oranin onumuzdeki yillarda artmasi ve ideal olarak %100’lere yaklasmasi hedefleyecegiz. Kaldi ki ‘triple-play‘ oyunu sadece bizim degil kuresel olarak telcolarin paylastigi ortak bir strateji.

Bu sayede hem churn orani dusurulup hem de ARPU arttirilabiliyor. Uclu oyun kiyasiya yasanan rekabet ortaminda disinda kalabileceginiz bir oyun degil. Zaten Turkiye’de Vodafone disinda TV servisi vermeyen bir telco da yok. (TT, Turkcell ve Turksat sabit internet ve sese ek olarak TV servisi sagliyor.) Oyle zannediyorum ki Vodafone’un da makul bir zamanda bu oyuna dahil olmasi kimse icin surpriz olmayacaktir.

 

uygarboynudelik.com’da 2015’in öne çıkan yazıları

Bir yılı daha deviriyoruz. Gectigimiz sene yaptigim gibi bu yil sonunda da 2015 yılında blogumda en çok ilgili çeken yazıları bir liste haline getirdim, aşağıda görebilirsiniz.

Yil bitmeden geride bıraktığımız yılda yaşanan major gelişmeleri özetleyen ayrı bir yazı daha yazmayı planlıyorum.

 

 

 

 

 

EEMKON 2015 sunumum ve sunum ses kaydi

Bir onceki yazimda EEMKON 2015 etkinliginde bir sunum yapacagimdan bahsetmistim. Gectigimiz Cuma gunu icerigini kisaca asagida ifade etmeye calistigim sunumu yaklasik 25-30 kisilik seckin bir kitle ile paylasma firsati yakaladim.

Ag9pyrkd Mfh0e6 FBoqqtjyf Hgv I9 Akj SDR8g6j GKv7vo
hızlı resim yükle

 

“OTT TV: Tehdit mi fırsat mı?”

Geride bıraktığımız yıllarda OTT TV’nin Pay-TV operatörleri için bir tehdit olarak algılandığına şahit oluyorduk. Halbuki son birkaç yılda bu konuda dünya çapında bir dönüşüm yaşandığıni, artık OTT’nin bir tehdit değil bir fırsat olarak algılandığın gozlemlemek mumkun.

Amerika, İngiltere, Avustralya gibi birçok ülkede büyük Pay-TV operatörlerinin cihazları üzerinden Netflix erişimi sağlandığını biliyoruz. Ayrıca 4K içerik konusunda da Netflix’in dünya genelinde liderlik ettiği biliniyor. Benzer şekilde YouTube gibi servisler de deneyimlerini TV için daha uyumlu hale getiriyorlar.

Bu bir kazan-kazan senaryosu. Pay-TV operatörleri OTT TV servisleri ile içerik tekliflerini zenginleştirip, müşteri sadakatini arttırken, OTT oyuncuları da müşteri tabanını genişlenip, ödeme yöntemi olarak opetarörün faturalama avantajını kullanabiliyorlar.

Yaptigim sunumu pdf formatinda asagida gorebilirsiniz. Ayrica sunum sirasinda aldigim ses kaydini da yukledim. Boylece hem sunum icerigi hem de anlatimimi beraber takip etme sansiniz olabilir 🙂

TV teknolojisinde yeni kilometre tasi: 4K-Ultra HD-Bolum 1

TV yayinciligi ilk olarak siyah-beyaz olarak basladi. Daha sonra renkli yayin ve renkli TV’lere gecildi. Analog yayinin yerini sayisal(dijital) yayin aldiginda TV teknolojilerinde yeni bir kilometre tasini geride birakmis olduk. Sonrasinda 2000’li yillarda HD TV hayatimiza girdi. Bugun SD- HD gecisini tam olarak bitmis diyemeyiz ama Turksat uydusunda onlarca HD kanal var. 

Bugunlerde TV ekran cozunurlugunde yeni bir kirilim noktasindayiz. Artik HD yayinina gore 4 kat daha fazla detay sunabilen 4K, diger adiyla Ultra HD yayindan bahsedebiliyoruz.

Elbette bu konu cok kapsamli ve sadece tek bir blog yazisi ile ele alinamayacak kadar detayli. O yuzden bu konudaki paylasimlarimi bir yazi dizisi olarak planladim.

4k-resolution-on-eyes

Oncelikle 4K yayini  (ben Ultra HD yerine 4K demeyi tercih ediyorum, ozel bir sebebi yok, daha kolayima geliyor sanirim :)) TV ekraninda izleyebilmek icin gerekli onsartlar ile baslayalim:

  • 4K cozunurlukte TV : 4K standarti olarak p30 degil p60 formati secildi. Bu formati desteyebilen HDMI protokolu de  HDMI 2.0, HDMI 1.4 p60 destekleyemiyor. O yuzden yeni 4K TV alacaksaniz HDMI 2.0 destegi olduguna emin olunuz. HDMI 1.4 TV ile de 4K yayin izleyebilirsiniz ama TV”niz p60’a cikamaz. Yeni model 4K TV setlerin cogu HDMI 2.0 destekliyor zaten.

 

  • 4K decoder: HD yayinda oldugu gibi 4K cozunurlukle beraber hayatimiza yeni bir sikistirma teknolojisi dahil oldu: HEVC . Bir onceki nesil teknolojiye (H.264) yaklasik %50 daha iyi sonuc veriyor. Bunun yaninda Google da Vp9 adinda yeni bir format uzerinde calisiyor. Buyuk ihtimalle HEVC defacto olacak ama ozellikle YouTube’daki 4K iceriklerin VP9 ile encode edilecegi bekleniyor. VP9 ucretsiz olmasi ile one cikarken HEVC canli yayinlarda daha iyi goruntu kalitesi sagliyor. Uzun lafin kisasi 4K ile beraber gelen yeni nesil sikistirma formatini decode edebilecek uygun bir chipset ve donanim gerekiyor.

 

  • 4K icerik: Elbette 4K formatinda icerik olmadiktan sonra diger tum teknolojiler anlamsiz. 4K icerik canli kanal olabilecegi gibi VOD icerigi de olabilir. Canli kanaldaki 7/24 yayin akisini dolduracak kadar icerik saglamanin zorluklari goz onune alindiginda 4K icerik cesitliliginde VOD icerigin onden gidecegini dusunebiliriz. Netflix gectigimiz sene House of Cards ile 4K formatta dizi uretmeye basladi, onumuzdeki donemde 4K VOD icerik sayisinin hizla artmasini bekliyorum.

 

  • 4K iletmek icin uygun altyapi: Bu maddeye kadar olan ilk 3 onsart HD yayin icin olan sartlara cok benziyordu. HD yayini iletmek icin mevcut altyapi sartlari buyuk oranda yeterli olabiliyordu. Ancak 4K yayin iletmek icin ihtiyac duyulan bant genisligi HD yayini ile kiyas edildiginde basitce 2 kat daha fazla. (Yayin 4 kat daha fazla, sikistirma teknolojisi %50 verim artisi getiriyor) Netflix ornegin Ultra HD yayin icin 25 Mbit/s internet download hizi tavsiye ediyor. Benzer sekilde Subat ayinda test yayinina baslayan TRT 4K kanali da 30 Mbit/s de yayin yapiyor. Dolayisiyla 4K yayini iletmek icin yaklasik 25 – 30 Mbit/s civari bir internet altyapisina ihtiyac oldugunu dusunebiliriz. Iletim mecrasi uydu olacagi zaman da TRT 4K transpoderini referans alacak olursak 15000 symbol rate’e sahip bir transponder ihtiyacindan bahsedebiliriz. Acikcasi kablo mecrasindan yakin zamanda 4K iletim yapilabilecegine pek ihtimal vermiyorum. En guclu alternatifler uydu mecrasi ( 15.000 symbol rate’lik bir transponder temin etmek suretiyle) ve IP altyapisi gibi gozukuyor. IP teknolojisinin en avantajli tarafi scalable (olceklenebilir) olusu. Uydu mecrasinda her 4K kanal icin uydudan uygun bir frekans tahsis etmek gerekirken IP mecrasinda sadece encoder yatirimi yeterli olabiliyor. Bana kalirsa  4K yayni IP’den iletmek konusunda Turkiye’deki ISP’ler arasinda Turkcell Superonline, Turk Telekom’a gore cok daha avantajli bir pozisyonda cunku Superonline’in fiber abonelerinin tamami 4K yayini alabilecek altyapiya sahipken TT musterileri arasinda ADSL uzerinden internet baglantisi sahibi olanlarin icin 4K yayinini alabilmeleri neredeyse imkansiz gozukuyor.

Ikinci bolum ile devam edecegim.

Ultra-Broadband Summit Middle East & Africa 2015

Gectigimiz hafta cok ozel bir deneyim yasadim. 10 Haziran 2015’te Dubai’de gerceklesecek ‘Ultra-Broadband Summit Middle East & Africa 2015‘ adindaki etkinlige konusmaci olarak davet edilmistim.

Organizasyonun ucak biletimi, otel masraflarimi hatta vizemi dahi karsiladigini duyunca tereddut etmeden bu daveti kabul ettim 🙂

Daha once 2012 yilinda Istanbul’da duzenlenen TVConnect etkinliginde de panelist olarak yer almistim ama ilk defa uluslararasi bir etkinlikte sunum yapacak olmak cok farkli bir tecrubeydi. Cok siki bir sekilde hazirlanip Dubai’ye uctum.

10 Haziran gunu ogleden once “Emerging Roles of Telco’s” konulu panele katildim, ogleden sonra ise “Turkcell TV+: Turkey’s most advanced TV Platform” baslikli sunumumu yaptim. Etkinlige Turkiye’den katilan  tek kisi olarak sirketimi ve ulkemi temsil etmenin gururunu da yasadim. (Etkinligin takvimine bu baglantidan erisilebilir.)

r27a0937

Panelde basitce Turkcell TV+’nin lansmani surecinde edindigimiz dersler soruldu. Bu blogun okuyucularina faydali olabilir dusuncesiyle verdigim cevabi birkac madde halinde sizlerle paylasmak istiyorum:

  • Eger ilk defa TV servisi gelistiren bir telco iseniz sirketin ust yonetiminin beklentilerini cok iyi yonetmeli ve sirketici ilgili gruplari ortak paydada bulusturmayi becermeniz gerekir. TV alani telco lar icin yepyeni, tecrubesiz olduklari bir alan. Bir TV servisinin uctan uca gelistirilmesi de hatiri sayilir bir zaman aliyor. Diger taraftan mobil dunya veya internet dunyasi cok dinamik, urun yasam dongulerinin gorece kisa oldugu bir is kolu. Dolayisiyla urun gelistirme sirasinda ust yonetimin baskisindan kacmak pek kolay olmuyor. Ayrica sirket calisanlari -ozellikle network ekipleri- TV servisine potansiyel bir bas belasi gozuyle bakiyorlar. Ilgili tum ekipleri ayni hedefe kilitlemek icin de buyuk efor harcamak ve dogru organizasyon yapisini kurmak gerekiyor. 

  • Ilk defa TV servisi gelistiren bir telco icin en azindan baslangic asamasinda en makul olan tek bir firmadan anahtar teslim bir cozum satin almak. Her bir entegrasyon noktasi potansiyel olarak ek bir basarisizlik ve gecikme riski barindiriyor. Bir arada calismak uzere secilen firmalarin ideal olarak ortak bir faydasi (mutual interest) olmali. Eger boyle bir senaryo yaratilamiyorsa da bir arada calisabilecek, konusunda gercekten cok guclu ve tecrubeli firmalar secilmeli.

  • Dogru deger onermesini bulmak cok onemli. Musterilerinize sunacagini teklif gercekten cazip olmali. Ozellikle penetrasyonun daha onemli oldugu baslangic evresinde mevcut ve yeni musterilerinizin kolay kolay reddedemeyecegi bir teklif sunmalisiniz.

  • “Mee-too” yaklasimindan kacinmalisiniz. Yani pazarda halihazirda varolan tekliflerin benzerini ve aynisini onermemelisiniz. Teknoloji ile veya icerik ile veya ikisinin dogru bir kombinasyonu ile farklilasmaniz gerekiyor. Cunku muhtemelen uydu veya kablo operatorlarinin zaten guclu bir sekilde var oldugu bir pazara belki 4. 5. oyuncu olarak girdiginiz dusunuldugunde yenilikci bir yaklasimi benimsemek zorundasiniz.

  •  Saha testleri surecini cok iyi yonetmeli, saha kullanicilarinin nabzini cok iyi tutmali ve ‘operasyonel mukemmellik’ odakli bir program yurutmeli ve ilk pazara giriste cok iyi bir ivme yakalamasiniz.

Elbette bunlar aklima gelenlerin sadece bir kismi, eminim bu listeye daha bircok baslik eklenebilir.

Ogleden sonra ise “Session 5 Global Study” bolumunde 1 haftadir uzun bir suredir uzerinde calistigim sunumu gerceklestirdim. Benim icin gercekten essiz bir tecrube oldu. Zaman yonetimi, sahne ve vucut dili kullanimi, ses tonunu ayarlamak ve izleyici ile etkilesim gibi konularda eksiklerimi tespit etme firsatim oldu. Yaptigim sunuma bu baglantidan erisebilirsiniz.

R27A1090