Turkish TV Market Training Course

Uluslararasi okuyucu kitlesine ozel yazdigim turkishtvmarket.info blog sayfamda yayinlanmis olan bir yazimin icerigine sizlerle paylasmak istiyorum.

Daha cok Turkiye TV pazarina ilgi duyan, Turkiye’deki is hacmini buyutmek isteyen firmalari ayni zamanda da Turkiye’de saysisal TV konusundaki ve genel olarak Turkiye TV pazarindaki teknolojiler ve rekabet hakkinda know-how’ini gelistirmek isteyen firmalara da hitap edebilecegini dusundugum 2 gunluk bir egitim programi hazirladim. Eger bu egitimi almak isterseniz, detaylari konusmak uzere uygarboynudelik@gmail.com adresine eposta gonderebilirsiniz.

 

Turkish TV Market Training Course (In a Nutshell)

Course Method : 

The course consists of a 2 days of face to face (also potentially online) teaching designed as 4 different modules. Each module focuses on a different aspect of Turkish TV Market.

Course Description:

This  training course is mainly focused on Turkish TV Market.  The audiences will have an overall understanding of digital TV technologies, the changing behaviour of Turkish TV audiences, brand-new services delivered via internet and how the impact of broadband will transform Turkish media industry as a whole.  The participants are expected to understand and practice basics of digital television platforms in Turkey, to get familiar about new generation TV services, applications & technologies from broadcaster and consumer perspective.

Who should attend:

This course is appropriate for television professionals (including equipment manufacturers, content providers, technologists, and service providers), product developers, second screen application developers, user experience professionals, internet video technologists, video product managers and analysts who have an interest in Turkish TV market.

Course Outline:

  • Day 1 :
    • Module 1: TV Fundamentals 
      • Value Chain > Content Acquisition/Ingestion. Transcoding, Delivery via Satellite/Cable/IP,  Customer promises devices ( satellite dish routers, STBs, TV sets)
      • Video formats > Analog, SD, HD, 3D, 4K, 8K
      • Video compression > MPEG-2, H.264, H.265 etc.
      • Set-top-box > Satellite/Cable/Terrestrial/IPTV. Block Diagram, Components, Services
    • Module 2:  Brief overview of Turkish TV Market
      • Digital TV Platforms
      • TV Reception breakdown
      • Competition, Market Shares, Service Offers
      • Technology & Products
      • DTT Switchover (Analog Switch off)
      • Rumours
  • Day 2 :
    • Module 3: OTT Market in Turkey 
      • Major OTT Players
      • Internet Service Providers
      • Broadband Average Speed
      • Do’s & Don’ts
    • Module 4:  Content Business in Turkey
      • Content offerings of digital platforms
      • Content rights (i.e. Sports)
      • Market specific conditions
      • Latest developments from content provider’s perspective

Please drop me an email to further discuss details of the course and reserve your seat. ( info@turkishtvmarket.info )

CES 2015’in ardindan

CES geride kaldi. CES 2015 de oncekilerden farksiz olarak yeni kisaltmalar ogrendigimiz, buyuk gorsel showlarla etki altinda birakildigimiz ve yeni yil icin bize bol bol ev odevi birakan bir etkinlik oldu. Teknoloji sitelerinde ‘CES’den geri kalanlar’ konulu sayisiz yazi var. En iyilerinden bir tanesi burada. Ben 2015’in bu ilk yazisinda ‘CES’te TV ozelinde neler konusuldu, ne tip haberler basina yansidi’ sorularinin bir ozetine yer verecegim.

Inside The 2015 Consumer Electronics Show

  • Android TV: Bana kalirsa bu sene bol bol Android TV konusacagiz. CES’te de onemli bir duyuru yapildi. Uc onemli TV ureticisi Sony, Sharp ve Philips bu yil Android TV tabanli TV ureteceklerini duyurdular. Android TV’nin ilk ornegi gectigimiz yaz raflarda yerini alan Nexus Player olmustu.  Ofiste de kullanma sansinda sahip oldugum Nexus Player’in en cazip ozelligi elbette ‘Android Play Store’ uzerinden erisilebilen yuzlerce uygulama. Ayrica kumandasindaki mikrofon sayesinde sesli arama yapmak mumkun. Buyuk TV ureticileri arasinda Samsung, LG ve Panasonic Android TV dalgasina kayitsiz kaldilar. Samsung Tizen, LG ise WebOS’a, Panasonic ise Firefox OS’e yatirim yapiyor. Bakalim Android, mobil dunyada ulastigi penetrasyona TV’de ulasabilecek mi? 2015’in en dikkat cekici konularindan biri bu olacak.

 

  • Google Cast: Ilk ornegini Chromecast’te gordugumuz Google’in casting teknolojisi ‘Google Cast’ yeni bir alana giris yapti, ‘Google Cast Audio’ duyuruldu. Telefon, tablet ve PC’deki favori muzik icerigini ayni yerel agdaki speakeriniza cast etmeye olanak sagliyor.  Apple’in tescilli teknolojisi AirPlay’den farkli olarak sadece iOS cihazlarda degil major mobil clientlarda hatta PC uzerinden kullanilabiliyor. Android TV’lerde hazir gelen bir ozellik.

 

  • Firefox OS Panasonic Smart TV: Panasonic, Firefox OS kullanan Smart TV’sini gorucuye cikartti. Urunun ilkbaharda raflarda yerini almasi bekleniyor.

 

  • Samsung SUHD: Samsung TV dunyasina yeni bir kisaltma daha katti: SUHD. 4K teknolojisini daha da ileriye tasimak hedefindeki televizyonun en belirgin yeniligi daha ustun goruntu kalitesi. Tizen isletim sistemi kullanan SUHD cep telefonu ve akilli saatler ile oynanabilecek yeni oyunlari Smart Store’a eklemis durumda.

uygarboynudelik.com’da 2014’ün öne çıkan yazıları

English version of this post can be found here.

Bir yılı daha deviriyoruz. 2014 yılında blogumda en çok ilgili çeken yazıları bir liste haline getirdim, aşağıda görebilirsiniz. TV endüstri açısından gerçekten çok hareketli, sıcak bir sene oldu. Özellikle OTT ve HD teknolojilerinin artık çok daha fazla yaygınlaştığı ve yeni standart haline geldiği bir yılı geride bırakıyoruz. Türkiye Pay-TV pazarı da hızla büyümeye devam etti , yeni oyuncularla rekabet güçlendi. Yeni yıla girmeden önce, geride bıraktığımız yılda yaşanan gelişmeleri özetleyen ayrı bir yazı daha yazmayı planlıyorum.

Dvijetisuce14-1024x575

5 YIL, 225 YAZI ve Top 10.

Bu blogu açalı 5 seneyi devirdim. İlk yazımı 2009 yılının Eylül ayında Ankara’da yazmıştım. O günden bugüne toplamda tam 225 yazı yayınlamışım. Ortalamada yılda 55, haftada 1 yazı eder.

Eğer güncel bir blogunuz varsa veya vakti zamanında blog yazmaya niyetlendiyseniz bu istatistiğin gerçekten bir istikrarı ifade ettiğini bilirsiniz.

download

Toplamdaki 225 yazının çok büyük bölümü TV üzerine, sadece birkaç on tanesi ise TV dışında/ kişisel yazılardı. Onları da “Bana Özel” tabı altında topladım.

Şimdiye kadar en çok okunan top 10 yazım ise şunlar olmuş oldu;

  1. Türkiye TV Sektörü
  2. Millenicom yeni TV Kutusu Dopingbox’ı tanıttı
  3. OTT TV Giriş Part 1
  4. Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi
  5. İletişim Fakültesi Doktora çalışması için mini-ropörtaj
  6. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Ortaklık yapısı
  7. Türkiye 2013 Sayısal TV Tahminleri Değerlendirmesi
  8. Türkiye Pay-TV pazarı yeni oyuncusunu karşılıyor
  9. 16:9 – 4:3 Meydan Muhaberesi
  10. TTNET IPTivibu adıyla IPTV servisinin lansmanını yaptı

 

‘Deloitte Global Mobile Consumer Survey’ ve dusundurdukleri

‘Deloitte Global Mobile Consumer Survey’ calismasi (rapor baglantisi) Turkiye pazari ile ilgili degerli bilgiler sunuyor.

Calismanin ilgi cekici bolumlerinden birinde diyor ki; 2013 yilinda Turkiye’de internete bagli ortalama cihaz adedi sahipliği 2012’ye gore %42 artisla ‘3’ u gecmis durumda. Bu deger Arjantin, Rusya, Brezilya ve Meksika gibi diger gelişen ekonomilerden fazla.

Screen Shot 2014-11-24 at 23.18.41

Bu veri, elbette endüstrideki bircok paydas icin (servis saglayicilar, parekende sektoru, icerik saglayicilar, ajanslar, uygulama gelistiriciler vb.) sevindirici bir haber.

Data istahi yüksek son teknoloji cihazlari kullanan dijital tuketiciler, servis saglayicilari ( Superonline, TTNet vb.) surekli olarak fiber internet, 4G ve benzeri teknolojilere yatirim yapmak konusunda zorluyorlar. 

Onumuzdeki yillarda internete baglanan cihaz sahipligindeki artis trendinin devam etmesini beklemek kimse icin sürpriz olmaz.

Bugun, TV servisine tum ekranlar uzerinden erisim imkani bonus bir ozellik olmaktan cikti, standart bir hizmet haline geldi. Turkiye de bu konuda istisna degil.  Turkiye’deki resmin butunune baktigimizda 5 buyuk TV platformunun da servislerini 4 ekran uzerinden (TV, PC, smart-phone and tablet) ) sunduğunu goruyoruz.  OTT servisleri halihazirda set-top-box uzerinden sunulan TV ekranin uzerine gelmis oldugu icin OTT servisleri markette farkli bir isimle konuslanmis oldu. Turkcell TV+ ise lansmani ilk yapildiginda 4 ekranda birden gercek multi-screen bir servis olarak yapildigi icin bir istisna durumunda. Diger tum platformlarda TV ve OTT servisleri iki farkli isimle pazarda kendine yer bulurken Turkcell TV+ tek cati isim olarak karsimiza cikiyor.

Iletisim Fakultesi Doktora Calismasi icin mini-röportaj

Istanbul Universitesi Iletisim Fakultesinden bir doktora ogrencisi bana blogum uzerinden ulasarak calismasi icin birkac soru yoneltti.  Akademik anlamda buna benzer birkac calismaya daha once de katki saglamistim. Birikimimi bu sekilde akademik degere donusturmek beni memnun ediyor. Baskalarina da faydasi dokunabilir dusuncesiyle soru-cevaplari blogumda yayinlamaya karar verdim:

akademik

  • Kaç yıldır yayıncılık sektöründe çalışıyorsunuz? Turkcell TV’yi nasıl tanımlarsınız? OTT ve IPTV ile mesleğinizin ve Turkcell TV’+in bağlantısını öğrenebilir miyim?

2004 yılından beri TV sektöründeyim. 4 yil yazılım tecrubesinden sonra, Digiturk ve TTNet’i takiben Turkcell’de urun yönetimi tarafında devam ediyorum. Turkcell TV+, Türkiye’de bir mobil operatörün sunduğu en ileri TV servisidir. Televizyon, PC ve mobil cihazlar üzerinden erişilebilen 100’e yakın TV kanalı ve yuzlerce seç-izle içeriginin sunulduğu, TV kanallarını buluta kayıt edebildiğiniz ve tum ekranlar uzerinden izleyebildiginiz,  yayını 12 saate kadar geri alabildiğiniz gelişmiş bir TV servisidir. Turkcell TV+ servisi hem OTT hem de IPTV teknolojilerini bir arada barındırmaktadır. Televizyon ekranına ulasan servis IPTV teknolojisi ile, PC ve mobil cihazlara sunulan servis ise OTT teknolojisini kullanmaktadır.

  • OTT nedir?

TV yayınının ve video bazlı servislerin açık internet (youtube’u, facebook’taki videolari vb. izlediğimiz şekilde) üzerinden kullanıcıların PC, mobil cihazlar, oyun konsolları, medya oynatıcılar vb. aktarılmasına denir.

  • IPTV ile OTT arasındaki fark nedir?

IPTV ile OTT’nin temelde 2 farkı var;

  1. IPTV yayını sağlayıcının TV yayını için özel olarak tasarlayıp, geliştirdiği özel bir internet altyapısı üzerinden (managed network) verilir. OTT yayını ise açık interneti -video kalitesi garanti edilmiş olmayan internet- kullanan elden gelenin en iyisi (best-effort) bir servistir. IPTV yayının OTT yayınına göre çok daha kaliteli bir servis olması beklenir.
  2. OTT, kullanıcıların mevcut cihazları ile izlenebilirken, IPTV yayini servis saglayici tarafından IPTV servisini vermek için özel olarak geliştirilmiş Set-top-box (STB) adi verilen cihazlar üzerinden izlenebilir.
  • IPTV şirketleri neden kapanıyor?

IPTV şirketlerinin kapandığı yönündeki görüşe katılmıyorum. Aksine dünyada IPTV hizmeti veren telekom operatörlerinin sayısı hızla artıyor, hatta orta vadede irili ufakli neredeyse tüm telkolarin triple-play (internet+ses+televizyon) teklifleri olacagini dusunuyorum. Çünkü rekabet bunu gerektiriyor. TV servisinin müşteri sadakati ve tahahhutlu abonelik kazanimi acisindan da buyuk faydasi oluyor. Internet baglantisini iptal ettirmek için tereddüt etmeyen aboneler, TV teklifinden vazgeçmekte zorluk yasiyorlar. Turkiye ozelinde bakarsak IPTV hizmeti olarak 2011’den beri sunulan TTNet’in Tivibu hizmeti ve 2014 Ekim’inde lansmani yapilan Turkcell Superonline’in Turkcell TV+ servislerini goruyoruz.

  • İnternete bağlı yayıncılığa kullanıcılar hangi teknik ve estetik açıdan yaklaşıyor?

Internete bağlı yayıncılığın kullanıcı açısından en büyük faydası, dilediği içeriğe, dileği zaman ve dilediği yerden erişebilecek olması. Kullanicilarin temel beklentisi yayinlari kaliteli bir goruntu ile, kesintisiz, takılmadan bir sekilde izleyebilmek. Buna ek olarak kullanicilar internet teknolojisi sayesinde görsel acidan cok daha zengin, daha kisisellestirilmis ve interaktif bir deneyim ile geleneksel yayinciliga göre cok daha fazla sayida kanala ve içerik cesitliligine sahip olabiliyorlar.

  • Sosyal televizyonculuğa dönüşüm gerçekleşebilir mi?

Öncelikle Sosyal televizyonculuk kavramının tanımını doğru yapmalıyız. Sosyal TV, kullanıcıların TV izlerken sosyal mecra paylaşımlarını TV ekranından yapmak şeklinde tanımlanırsa bu dönüşümün gerçek anlamda gerçekleşmediği söylenebilir. Örneğin Digiturk’ün müşterilerine sunduğu facebook , twitter, yemeksepeti vb. uygulamalarının, video tabanlı uygulamalara göre çok daha az kullandığı biliniyor. Dünyaya baktığımızda da son birkaç yilda cok fazla ornegini duyduğumuz Sosyal TV uygulamalarinin (Zeebox, getglue) birbiri ardina kapandigini, kullanim sayisinin azaldigini goruyoruz. Buradaki temel sebepler ise tv kumandasi kullanarak yazi yazmanin cok zor olmasi (kullanicilar mobil cihazlardan chatlestmeyi cok daha kolay buluyorlar), sosyal tv uygulamalari için gereken zengin program bilgisi ve görsellerin her ulke için ayrica saglanmasi gerekliliği ve bu tip uygumalarin geniş kitlelere ulasim zorluğu sıralanabilir. Burada biraz da  yumurta-tavuk iliskisi var. Sosyal TV uygulamalari icin uygulamalari cok kisinin kullanmasi gerekiyor. Cok kisinin kullanmasi icin uygulamalarin yayginlasmasi gerekiyor.

  • Toplumsal ve sosyolojik değişim bağlamında yeni yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Acikcasi sosyolog değilim. Bu soru benim boyumu asiyor  🙂 Ama sunu söyleyebilirim, gunumuzde TV izleyen kitle her gecen gun kabuk değiştiriyor. Ozellikle Y ve Z neslin (dijital doganlar) lineer TV(yayin akisina bagli TV) izleme orani giderek azaliyor. Simdiki gençler artik kendi istedikleri zaman, kendi izlemek istediklerini izliyorlar. Teknoloji ile aralari cok iyi olduğu için, geleneksel yöntemlere uzaklar. Bu donuşumun en cok etkilediği alanlardan biri de suphesiz reklam sektörü ve ozellikle reklamverenler olacak. Canli TV izleme orani azaldikta tüketicilere kendi urunlerini pazarlamalari da zorlaşacak, cok daha farkli kanallardan daha fazla para harcayarak tuketicilere ulasmalari gerekecek. Bu ek masraflar da nihayetinde donup dolasip tuketicilere yansiyacak.

  • Değişmediğini düşündüğünüz izleyici kitlesi var mı? Bu izleyici kitlesi neden değişmedi?

Degismedigi dusundugum izleyici kitlesisini soyle tarif edebilirim. Gorece ust yas grubunda olup, bundan 10 yil önceki gibi TV karsisina geçip, kendilerine ne, ne zaman sunulursa onu izlemeye devam ediyorlar. Yüksek kalitedeki gotuntu formatlari(digital, Hd, 4K vb.) ile hiç ilgilenmiyor ve eski aliskanliklarina siki siki tutunuyorlar. Kablo TV’nin 500 bine yakin abonesinin hala karli, zaman zaman kesilen eski tip analog yayin izlediği bir donemde yasiyoruz.

  • İzleyicinin içerik üreticisine dönüşmesine ne demek? Bu mümkün müdür? Hangi seviyede?

Bunun yakin zamanda güzel bir ornegini yasadik. Gezi olaylari sirasinda, ozellikle anaakim medyanin tarafli ve uc maymunu oynadigi bir iklimde yeni nesil haberciler olay yerinden ustream benzeri servisleri kulllanrak bireysel olarak yayin yaptılar. Yani birer içerik uereticisine donustuler. Tüm dünyada bunun benzerlerini goruyoruz. Akillitv benzeri komik videolar gösteren kanallardaki videolar asil isi yayincilik olmayan izleyiciler tarafından oluşturuluyor. Twitter, instagram benzeri micro-blog sitelerinde de aktif kullanicilar da basitçe birer içerik üreticisi olmuş oluyor.

  • Geleneksel yayıncılık ile karşılaştırdığınızda ne gibi değişimler oldu? Nasıl bir değişim/gelişim bizleri bekliyor? Yeni yayıncılık sistemi bir gelişim mi yoksa geleneksel yayıncılığı ortadan kaldıracak bit tehdit mi?

Yeni nesil yayincilarin, geleneksel yayincilar olduğu dusunuldugunde tehditten cok, bir gelişim. Ama bu tip zamanlarda kazananlar olduğu gibi kaybedenler de olur. Reklamverenler acisindan tüketicilere doğrudan ulasmanin daha zor ve daha maliyetli olduğu, kaliteli içerik üreticilerinin içeriklerini farklı ekranlar üzerinden ayri ayri pazarlayarak daha fazla gelir elde edebilecekleri, ödemeli TV sistemlerinin teknolojiyi kaldıraç olarak kullanip ek gelir imkanlari yaratabilecekleri, kazananin kesinlikle tüketiciler olacagi, kaybedenin ise bu donusume ayak uyduramayıp, adapte olamayanlarin olacagi bir doneme doğru hızla gidiyoruz. Comcast CEOsu Brian Roberts’in dediği gibi :

‘I believe television will change more in the next five years than in the last 50.’  (Bence TV onumuzdeki 5 yilda, son 50 yilda degistiginden daha fazla değişecek.)

http://www.businessweek.com/articles/2012-08-09/brian-roberts-on-his-vision-for-comcast

Turkiye’de OTT servisi sunmak akil kari midir?

Malum Turkiye olarak bircok siralamada ortalarda yer aliyoruz. Ornegin ‘Insani Gelismisli Endeksi’ siralamasinda 187 ulke arasinda 69. siradayiz. (bu endeksin hesaplanmasinda egitim, saglik, kisi basi gelir, gelir dagilimindaki esitsizlik gibi paramatreler degerlendiriliyor.) Basin ozgurlugunde 180 ulke arasinda 154. siradayiz vb..

6a00d83420a02f53ef016304c9d4dc970d-800wi

Bunlarla kiyaslaninca gorece daha iyi oldugumuz bir konu var: ‘Ortalama genisbant internet baglanti hizi’

Akamai’nin son acikladigi verilere gore dunya ortalamasi 4 Mbps’in biraz altinda iken Turkiye’de ortalama baglanti hizi 5 Mbps.

020

Bu blogun odak alani TV oldugu ve OTT TV icin  ortalama baglanti hizi onemli bir parametre oldugu icin yukaridaki veri bu sayfalarda yer aliyor. Baglanti hizi tatmin edici bir  OTT TV servisi icin uygun gozukse de, servis seviyesinde (service-grade) bir hizmet olarak sunulabilmesi icin halen asilmasi gereken 2 onemli engel var gibi gozukuyor:

  • Kota:  2 Mpbs bitrate ile sunulan bir TV hizmetinde 6 GB internet kotasinin dolmasi sadece 7 saat suruyor. Diger bir ifade ile  Turkiye’de “limitli internet” kullanan haneler, OTT TV servisi de aliyorlarsa kisa sure icinde kotalarini doldurmus olacaklar.
  • AKK:  Diyelim ki ‘limitsiz internet‘ abonesisiniz. Bu durumda ‘bana kota/mota islemez!’ diye dusunuyorsaniz yanilirsiniz. Internet aboneliginiz ‘limitsiz’ olabilir ama aslinda bir limiti var. 25 GB data tuketimini astiginizda (50 ve 75 GB kotali paketler de var) internet baglanti hiziniz 3 Mpbs’e dusuyor. Bu durumda da tabiatiyla aldiginiz OTT TV servisinin kalitesi de dusuyor.

Su anda Turkiye’de OTT servisinin patlama yapabilmesi icin bu 2 sorunun oncelikle bir zemine oturtulmasi, sonrasinda da dogru is modelinin kurulabilmesi icin esnetilmesi gerekiyor.

 

TTNet Tivibu isim degisikligine gitti..

TTNet’in TV servisi Tivibu yakin zamana kadar her biri farkli isimlendirilmis 4 farkli alt kategori olarak sunuluyordu:

  • Tivibu Ev (IPTV Servisi)
  • Tivibu Web (WebTV Servisi)
  • Tivibu Cep (Mobil Servis)
  • Tivibu Smart TV (OTT Servisi)

TTNet gectigimiz gunlerde’ daha basit ve anlasilir olmasi icin isimlendirme terminolojisinde degisiklige gitti.

platform-tivibu-go

Anlasilan IPTV servisi ana servis olarak konumlandirilip, diger servisler onu tamamlayici olarak tasarIandi. Yeni isimlendirmeye gore sadece 2 tip servis sunuluyor:

  1. Tivibu: (IPTV servisi, eski adiyla Tivibu Ev)
  2. Tivibu Go:  ( PC, moobil cihazlar hatta OTT STB uzerinden izlenebilen OTT servisi)

“Tivibu” servisine abone olundugunda ‘Tivibu Go’ paketi ucretsiz olarak sunuluyor.

Gercekten de, bu yeni model oncekine gore cok daha basit. her farkli cihaz tipine gore abonelik yaratmaniz gerekmiyor. Guzel olan, IPTV servisine abone oldugunuzda servisi diger ekranlardan kullanma hakkina da sahip oluyorsunuz. Asikar ki,  TTNet bu yeni model ile gercek anlamda bir cok-ekranli TV servisi sunmayi hedeflemis.

Farkli abonelik paketlerine ve diger alternatiflere bu baglantidan goz atabilirsiniz.