CES 2015’in ardindan

CES geride kaldi. CES 2015 de oncekilerden farksiz olarak yeni kisaltmalar ogrendigimiz, buyuk gorsel showlarla etki altinda birakildigimiz ve yeni yil icin bize bol bol ev odevi birakan bir etkinlik oldu. Teknoloji sitelerinde ‘CES’den geri kalanlar’ konulu sayisiz yazi var. En iyilerinden bir tanesi burada. Ben 2015’in bu ilk yazisinda ‘CES’te TV ozelinde neler konusuldu, ne tip haberler basina yansidi’ sorularinin bir ozetine yer verecegim.

Inside The 2015 Consumer Electronics Show

  • Android TV: Bana kalirsa bu sene bol bol Android TV konusacagiz. CES’te de onemli bir duyuru yapildi. Uc onemli TV ureticisi Sony, Sharp ve Philips bu yil Android TV tabanli TV ureteceklerini duyurdular. Android TV’nin ilk ornegi gectigimiz yaz raflarda yerini alan Nexus Player olmustu.  Ofiste de kullanma sansinda sahip oldugum Nexus Player’in en cazip ozelligi elbette ‘Android Play Store’ uzerinden erisilebilen yuzlerce uygulama. Ayrica kumandasindaki mikrofon sayesinde sesli arama yapmak mumkun. Buyuk TV ureticileri arasinda Samsung, LG ve Panasonic Android TV dalgasina kayitsiz kaldilar. Samsung Tizen, LG ise WebOS’a, Panasonic ise Firefox OS’e yatirim yapiyor. Bakalim Android, mobil dunyada ulastigi penetrasyona TV’de ulasabilecek mi? 2015’in en dikkat cekici konularindan biri bu olacak.

 

  • Google Cast: Ilk ornegini Chromecast’te gordugumuz Google’in casting teknolojisi ‘Google Cast’ yeni bir alana giris yapti, ‘Google Cast Audio’ duyuruldu. Telefon, tablet ve PC’deki favori muzik icerigini ayni yerel agdaki speakeriniza cast etmeye olanak sagliyor.  Apple’in tescilli teknolojisi AirPlay’den farkli olarak sadece iOS cihazlarda degil major mobil clientlarda hatta PC uzerinden kullanilabiliyor. Android TV’lerde hazir gelen bir ozellik.

 

  • Firefox OS Panasonic Smart TV: Panasonic, Firefox OS kullanan Smart TV’sini gorucuye cikartti. Urunun ilkbaharda raflarda yerini almasi bekleniyor.

 

  • Samsung SUHD: Samsung TV dunyasina yeni bir kisaltma daha katti: SUHD. 4K teknolojisini daha da ileriye tasimak hedefindeki televizyonun en belirgin yeniligi daha ustun goruntu kalitesi. Tizen isletim sistemi kullanan SUHD cep telefonu ve akilli saatler ile oynanabilecek yeni oyunlari Smart Store’a eklemis durumda.

uygarboynudelik.com’da 2014’ün öne çıkan yazıları

English version of this post can be found here.

Bir yılı daha deviriyoruz. 2014 yılında blogumda en çok ilgili çeken yazıları bir liste haline getirdim, aşağıda görebilirsiniz. TV endüstri açısından gerçekten çok hareketli, sıcak bir sene oldu. Özellikle OTT ve HD teknolojilerinin artık çok daha fazla yaygınlaştığı ve yeni standart haline geldiği bir yılı geride bırakıyoruz. Türkiye Pay-TV pazarı da hızla büyümeye devam etti , yeni oyuncularla rekabet güçlendi. Yeni yıla girmeden önce, geride bıraktığımız yılda yaşanan gelişmeleri özetleyen ayrı bir yazı daha yazmayı planlıyorum.

Dvijetisuce14-1024x575

5 YIL, 225 YAZI ve Top 10.

Bu blogu açalı 5 seneyi devirdim. İlk yazımı 2009 yılının Eylül ayında Ankara’da yazmıştım. O günden bugüne toplamda tam 225 yazı yayınlamışım. Ortalamada yılda 55, haftada 1 yazı eder.

Eğer güncel bir blogunuz varsa veya vakti zamanında blog yazmaya niyetlendiyseniz bu istatistiğin gerçekten bir istikrarı ifade ettiğini bilirsiniz.

download

Toplamdaki 225 yazının çok büyük bölümü TV üzerine, sadece birkaç on tanesi ise TV dışında/ kişisel yazılardı. Onları da “Bana Özel” tabı altında topladım.

Şimdiye kadar en çok okunan top 10 yazım ise şunlar olmuş oldu;

  1. Türkiye TV Sektörü
  2. Millenicom yeni TV Kutusu Dopingbox’ı tanıttı
  3. OTT TV Giriş Part 1
  4. Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi
  5. İletişim Fakültesi Doktora çalışması için mini-ropörtaj
  6. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Ortaklık yapısı
  7. Türkiye 2013 Sayısal TV Tahminleri Değerlendirmesi
  8. Türkiye Pay-TV pazarı yeni oyuncusunu karşılıyor
  9. 16:9 – 4:3 Meydan Muhaberesi
  10. TTNET IPTivibu adıyla IPTV servisinin lansmanını yaptı

 

O bir Game-Changer: Chromecast

Buddhacast

Blogumu duzenli takip edenlerin cogu duymustur ama aranizda hala duymamis olanlariniz olabilir, bu yazin tartismasiz en heyecan verici gadget’i Chromecast oldu. Google tarafindan 24 Temmuz’da duyurulan bir minik ama marifetli dongle, TV sektorundeki taslari yerinden oynatacaga benziyor. 3 aylik ucretsiz Netflix aboneligi ile birlikte 35$’a satisa ciktiktan kisa sure sonra “stock out” olan cihaz belli ki adindan artarak soz ettirmeye devam edecek. (Bu marifetli oyuncak ile ilgili daha once yazdigim yazi icin: –http://bit.ly/199OVjc-)

Eger bir aksilik olmazsa bu hafta elime bir Chromecast gececek, o zaman kendi deneyimimi yazacagim. Bu yazimda ise sizlere bu deneyimi yasamis iki kisinin podcast’inden notlar aktaracagim. Bu baglantidan tamamini dinleyebileceginiz podcast’te iki amca birkac hafta kullandiklari Chromecast’i anlatiyorlar. Gozlemlerinden satirbaslari soyle:

  • Genel olarak iki kullanicinin deneyimi de pozitif olmus.
  • Chromecast, AirPlay ve benzeri teknolojilerin aksine icerigi dogrudan kendi uzerinden stream ediyor, digerlerinde ise cep telefonu/tablete gelen video TV’ye aktariliyor. Chromecast’i essiz kilan bu ozelligi sayesinde cep telefonunuzu mesgul etmemis oluyorsunuz, hatta TV aktarimdan sonra telefonunuzu alip evden cikabilirsiniz bile.
  • Youtube entegrasyonu cok basarili bulunmus, Netflix streaming kalitesi de oldukca iyi durumdaymis.
  • Kullanicilardan birinin Nexus 4 marka telefonunda calistirdigi Netflix uygulamasi goruntuyu TV’ye aktarmak istediginden crash olmus. Digerinde ise Netflix iPhone uygulamasinda sorun olmus ama iPad’deki sorunsuz calismis. (Kararli calismasi ile ilgili biraz daha iyilestirme yapmak gerekiyor gibi gozukuyor)
  • Tabcasting denen chrome tarayicidaki goruntuyu TV’ye aktarma fonksiyonu basarili bir sekilde calisiyormus. Hulu, Fox. ABC gibi video servislerinin goruntusu TV’ye aktarildiginda Netflix kadar iyi olmasa da calismis (Halihazirda sadece Youtube, Netflix ve Google Music ve video uygulamalari Chromecast uyumlu ama bircok yeni servis gelistirme asamasinda)
  • Kullanicilarin en cok hoslarina giden ozelliklerden biri HDMI-CEC teknolojisi ile tek bir tusla TV’yi acip, kaynagi degistirebilme ozelligi. Detaylar icin: http://gigaom.com/2013/07/24/chromecast-hdmi-cec/
  • Podcasterlar artik Google TV’ye gerek kalmadigini Google’in tum odagini Chromecast’a vermesi gerektigini dusunuyorlar.
  • Genel olarak toplam deneyimi cok kullanici-dostu  bulmuslar.
  • Ayrica tasinabilirlik ozelliginin de uzerinde duruyorlar podcast’te. Cihazi kaldigi otelde odasindaki TV’nin HDMI girisine takmis ve ucretsiz wifi sayesinde yaninda tasidigi Chromecast’ini kullanabilmis ve bu deneyim belli ki onu mutlu etmis.
  • Son olarak deniyor ki Google’in cok cazip bir fiyati olan bu cihazdan 10 milyonlarca satmasi kimseyi sasirmamali. Google boylece fethetmek icin birkac yildir ugrastigi evlerin salonlarinda soz sahibi olabilir ve bu da ona cok farkli ve yeni oyun alanlari yaratabilir.

Tartisilan diger konular ve yorumlar icin podcast’e bu baglantidan erisebilirsiniz.

Chromecast orneginin elime gecmesini sabirsizlikla bekliyorum, uctan-uca kisisel deneyimlerimi dinlemek icin takipte kalin 🙂

Google TV ekosistemini buyutmeye calisiyor.

Google TV, living room’daki pozisyonunu guclendirmek icin pek de iyi baslayamadigi mucadesine devam ediyor. Malum Google TV cihazlarinin Turkiye’de satisa sunulmasi, daha da onemlisi icerik ve sesle arama vb. servislerinin yerellesmesi uzun yillar alacaktir. Ama yine de Google hangi konular uzerinde calisiyor, rekabet hangi alanlarda yasaniyor sizleri bilgilendirmek istedik.

Google bu aralar Android tabletteki youtube icerigini TV’de kolayca oynatmak icin Sony, LG, Panasonic vb. TV ureticileri ile ortak calisma yurutuyor. Bu kapsamda TV’lere eklenecek ozel bir donanim sayesinde Android tablette oynattiginiz youtube icerigini TV’ye aktarmak mumkun olacak. Aslinda Apple TV ile saglanan AirPlay desteginin bir benzeri Android cihazlar icin gelecek. Bu durumda halihazirda sahada kullanilan onmilyonlarca TV seti bu gelistirmeden faydalanamayacak.

Buna ek olarak Google TV blog sayfasinda CES’ten sonra yayinlanan yaziya gore  Google TV’ye gelecek yeni guncelleme ile ‘content discovery’  cok daha hizli ve kolay hale gelecek. Ayrica yeni eklenen Google TV partnerleri ile 9 partnerle birlikte Google TV donanimlari 10 farkli ulkede satisa sunulacak. Bakalim bahsi gecen urunler Turkiye’ye ne zaman gelecek?

Jobs : “I finally cracked it!”

Uzun zamandir konusulan bir konudur Apple’in iTunes ile muzik endustrisine, iPhone ve iPad ile tasinabilir cihazlar sektorune yaptigi devrimsel etkiyi TV sektorunu de yapacagi ve bu alanda yine oyun degistirici bir hamlesi oldugu. Hatta Steve Jobs Walter Isaacson’un kaleme aldigi biyografisinde su ifadeyi kullanmisti:

I finally cracked it!

Ancak Jobs’un vefatindan beri Apple’dan bu konuda bir adim duyurulmadi, en azindan simdilik.

Tivilogy okurlarina okumalarini tavsiye edecegim ve TV sektoru hakkinda genel bir vizyon sunan bir makale var. Makalenin yazari Alan Wolk yazisini soyle bitiriyor.

Change Happens Gradually And Then All At Once. The TV industry is in the same place the cell phone industry was just before the introduction of the iPhone: all the pieces are there, it’s just no one’s bothered to put them together. There’s no pressure on anyone to innovate because no one’s disrupting the market and so there’s no business reason to be an innovator: it’s risky and most companies are risk-averse. Eventually, someone will toss that bomb into the crowd and blow things up, the way the iPhone blew up the cell phone market. It may be Google or Apple or Intel or someone you’ve never heard of. Whoever it is, it has to be someone who feels their current market position is tenuous enough to make a risky move worth it. And what’s important to remember is that right now there’s no one in the TV industry who fits that description: profits are up, not down. But it will happen, and once it happens, change will come quickly. And everything you’ve just read will be completely and hopelessly out-of-date.

Bircoklariniz anlamistir ama anlayamayanlar olabilir dusuncesi ile cevirisini yapmak istersek hemen hemen soyle oluyor;

Degisim once asama asama sonra birdenbire gerceklesiyor. TV endustrisi iPhone duyurulmadan hemen once cep telefonu endustrisinin oldugu yerde bulunuyor. Butun parcalar ortada ama hic kimse onlari bir araya getirmekle ugrasmiyor. Yenilesim icin kimsenin  uzerinde baski yok cunku kimse piyasayi yikici bir adim atmiyor ve innovator olmak icin bir neden yok: bu riskli ve sirketler risk almaktan kaciniyor. Nihayetinde, birisi kalabaliga bombayi atacak ve iPhone’un cep telefonu piyasasinda yaptigi gibi herseyi havaya ucuracak. Bu Google, Apple veya Intel veya adini hic duymadigimiz biri olabilir. Kim olursa olsun bu mevcut piyasa konumunun riskli bir hamle yapmak icin zayif oldugunu hisseden biri olacaktir. Ve unutmamak gerekir ki su anda TV endustrisinde bu tanima uyan kimse yok: karlar yukseliste, dususte degil. Ama bu gerceklesecek ve gerceklestiginde degisim hizlica gelecek. Ve bu oldugunda bu yazida okunuklariniz (mevcut oyuncular, is modelleri vs.) tamamen ve geri donusu olmaksizin gecerliligini yitirmis olacak.

Bu analizin yorumunu siz degerli okuyucularimiza birakiyoruz. Bu yazimi Bill Gates’in konuya farkli bir acidan bakan, hosuma giden bir sozu ile sonlandirmak istiyorum:

We always overestimate the change that will occur in the next two years and underestimate the change that will occur in the next ten. Don’t let yourself be lulled into inaction.

Yeni Nesil TV yayinciligi: “Anytime – Anywhere” donemi

Ne zaman?

80’li ve 90’li yillarda kaçırdığınız bir dizinin tekrarını nasıl izleyebildiginizi hatirlayabiliyor musunuz ?

‘Bizimkiler’, ‘Süper baba’,  ‘Ikinci bahar’ vb. dizilerin bir bölümünü kacirdiginizda tek seceneginiz kanalın diziyi yoğun istek(bu yoğun istek ifadesine hep şüpheyle bakmisimdir) tekrar yayinlamasi idi.

İşte bu yüzden bu yıllarda yapilan yayinciliga `Lineer Yayıncılık` denebilir. Lineer çünkü seyirci edilgen, lineer çünkü seyircinin begeni ve yergilerinden bihaber bir yayincilik formati. 

(Bu arada siz de günümüzde tekrarı yayınlanan programlarin azaldığını gozlemliyor musunuz, çünkü gerek kalmadi!)

2000’li yillarla birlikte internetin yayginlasmasi, baglanti hizlarinin artmasi, smooth streaming teknolojisinin olgunlasmasi ve youtube benzeri OTT servisleri ile birlikte kacirdigimiz programlari daha sonra izlemek oldukca kolaylasti. Artık bugun  bircok yerde karsilastiginiz ifadesiyle ‘Anytime‘ konsepti stabil şekilde, olgun bir teknoloji olarak hayatımıza yerini saglamlastirdi. Yani artık izlemek istediğiniz içeriği ne zaman izleyeceginize siz karar veriyorsunuz. Sabahın köründe veya gece yarısı. Birçok OTT servisi bunu kaliteli bir yeni nesil yayıncılık sistemi ile mümkün kılıyor. Bu yeni video tuketim aliskanligi oylesine benimsendi ki, 2010’li yillarda dogan nesiller baska turlusunun olabilecegine inanmakta gucluk cekecek.

Nerede ?

Yine 2000’li yıllardan öncesini hatırlarsanız televizyon izlediğimiz ekran sayısı kaçtı?  : 1

O da evimizin baş köşesinde duran tüplü TV ekranı idi.

Peki gunumuzde TV(aslinda video demek daha dogrusu olacak) izleyebildiginiz kac ekran var? : 4

TV ekraninin yanina sirasiyla PC, Smartphone ve Tablet ekranlari eklendi.

Evinizdeki en buyuk ekran olan TV’ye gelen yayin uydu, kablo, karasal ve ip altyapısı gibi farkli mecralardan gelirken, diger 3 ekran icin  internet altyapısından faydalaniliyor.

PC, Smartphone ve tablet uzerinden tuketilen video iceriklerinin tuketim seklini ise iki bolumde incelemek mumkun:

  • Statik ortamlarda (ev, ofis, cafe vs. )
  • Mobil halde, hareket halindeyken ( otobus, metro vs.)

 

Statik ortamlarda IP video paketlerinin iletimi cogunlukla WiFi uzerinden yapiliyor. (Buna en tipik ornek PC’den youtube izlemek) Bu deneyimde  evdeki modemin (DSL , kablo, Fiber veya 3g) video paketlerinin ev ici dagitimini yuksek bitrate ile basarmasi beklenir. Elbette haneye gelen bitrate’in de belirli bir seviyenin uzerinde olmasi gerekir. Benzer sekilde statik ortamda video tuketimi icin kullanilabilecek diger ekranlarda (smartphone, tablet) yasanacak deneyimin kalitesini belirleyecek olan hem hanenin bitrate degeri hem de ev ici kablosuz aktarimin kalitesi  olacaktir.

Video icerikleri hareket halinde iken tuketilmek istendiginde ise 3G baglantisinin kalitesine guvenmek zorundadir. Turkiye’de ortalama 3G baglantisi bircok ulkeye gore iyi durumda olmak ile beraber sadece Istanbul veya buyuk sehirler degil Turkiye geneli dusunuldugunde henuz 3g baglanti hizlarinin ve OTT servislerinin olgunluk seviyelerinin gelismeye acik yonleri oldugunu dusunuyoruz. Ayrica icerik saglayicilar iceriklerin mobil platformlarda sunulmasi konusunda biraz tutucu davraniyorlar. Ornegin PC’de mevcut olan bir icerigin ayni platformun mobil surumunde mevcut olmadigi gorulebiliyor. Bunun arkasinda yatan temel sebep de muhtemelen ayni icerikten her ekrandan ayri gelir elde etmek isteyen icerik saglayicilar ile servis saglayicilar arasindaki anlasmazliklar.

Ozetle, TV yayinciliginda ozellikle 2010’lu yillarla beraber ‘TV Anytime & Anywhere” diyebilecegimiz bir doneme girdik. Tum dunyada ve ulkemizde ‘diledigin zaman diledigin yerde’ deger onermesinin arkasini doldurmaya calisan urun ve servisler birbiri arkasindan duyuruldu.

Resmin butunune bakildiginda ise ‘Diledigin zaman’ onermesi oldukca olgunlasmis durumda iken ‘Diledigin yerde’ teklifinin henuz gidecegi mesafe oldugu goruluyor.

Arris Motorola Home Division’i 2.35 milyar $’a satin aldi.

Bircogumuzun hatirlayacagi gibi Google Motorola Mobility sirketini gectigimiz yaz toplam 12.5 milyar $ karsiliginda satin almisti.

O zaman buyuk ses getiren bu hamlenin Google icin ne ifade ettigi epey tartisilmisti. Analistlerin o donemde uzerinde durdugu en onemli iki motivasyon sunlardi :

  • Motorola’nin sahip oldugu patentler: Google’in Apple karsi patent cephanesini guclendirmek istemesi
  • Google’in TV dunyasi ile ilgili planlari: En buyuk gelir kaynagi reklamlar olan Google’in TV piyasasindaki kocaman pastadan bir dilim almak icin Google TV ile yaptigi baslangici Motorola’nin gucu ile yeni bir boyuta tasimak.

 

Gecen hafta ikinci maddenin Google’in gercek planlari arasinda olmadigi ortaya cikti: Google, Motorola Home bolumunu 2.35 milyar $ karsiliginda Arris’e satti. Anlasmaya gore Arris 2.05 milyar $ nakit odeyecek. Ayrica 300 milyon $ lik Arris hissesi karsiliginda Arris’te %15 ortaklik payi olacak.

Motorola Home  dunyanin en buyuk STB saglayicilarindan birisi. Ozellikle Amerika piyasasında cok guclu ve AT&T, Comcast ve Verizon gibi pay-TV operatörlerle isbirlikleri var. Türkiye’de de TTNET’in, Tivibu Ev platformundaki STB partnerlerinden biri Motorola. Motorola Home taliplileri arasinda private equity sirketleri ile beraber yine dunyanin en buyuk STB ureticilerinden Ingiliz Pace’in de adi geciyordu. Artan rekabet ve daralan marjlar bircok sektorde satin almalar ile sonuclaniyor. Peki Arris neden Motorola Home’u almis olabilir:

Arris, ozellikle kablo altyapisi konusunda uzmanlasmis broadband servis saglayicilara hizmet veren bir teknoloji sirketi. Bu satin alma Arris’in portfoyune ekledigi yeni urun, servis, musteri ve patentlerle, yeni-nesil uctan-uca video cozumleri sunmasina olanak taniyacak. Arris ve Motorola Home toplamda 70 ulkede 500’den fazla bir musteri tabanina ulasmis oldular. Iki firmanin urun gami bir araya getirildiginde ortaya birbirini tamamlayan genis spektrumda bir cozum seti ortaya cikiyor.

Konuyla ilgili birkac kaynak haber: