Netflix Originals, BluTV, Masum, PuhuTV, Fi

Türkiye’de son dönemde yeni bir trend var. Bu aslında globalde Netflix’in başını çektiği bir akım. Tarihsel olarak OTT oyuncuları (Pay-TV operatörleri) farklı içerik sağlayacılarından bütçelerine göre ve belli bir stratejiyi takip ederek dikkatlice yaptığı seçimler ile çeşitli içerikleri bir araya getiriyorlardı.(content aggregation) Gelgelelim son yıllarda özellikle OTT TV teklifleri çeşitlenip, sayıca arttıkça rekabette ayrışmak zorlaştı.  Bu konudaki zorluğu aşmak için Netflix, Originals adıyla ilk olarak 2013 yılında “House of Cards” dizisinin uctan uca prodüksiyonunu üstlendi. Bu, öncesinde büyük medya kuruluşlarının (Doğan, Doğuş, HBO, TWC vb.) üstlendiği bir misyon iken ilk defa bir OTT servis sağlayıcısı böyle bir alana giriş yapmış oldu. Bugün, Netflix Originals etiketiyle sayısız içerik mevcut. Netflix 2017’de toplam 1000 saat Originals içerik üreteceğini ve bu iş için toplam 6 milyar USD harcayacağını duyurdu! Ne para ama..

Okumaya devam et “Netflix Originals, BluTV, Masum, PuhuTV, Fi”

Turkiye TV Pazari uzerine soru-cevap

Gectigimiz hafta www.spacescript.co.uk sitesinden freelance gazeteci ve yazar Helen Jameson eposta yoluyla bana ulasarakGlobal SatShow etkinligi icin Turkiye hakkinda bir makale uzerinde calistigini ve bu konuda bana bazi sorular sormak istedigini soyledi. Asagida Helen’in sorularini ve benim kisa cevaplarimi gorebilirsiniz.

cropped-svahili-turkce-ceviri

Okumaya devam et “Turkiye TV Pazari uzerine soru-cevap”

uygarboynudelik.com’da 2016’in öne çıkan yazıları

Bir yılı daha deviriyoruz. Önceki senelerde yaptığım gibi bu yil sonunda da 2016 yılında blogumda en çok ilgili çeken yazıları bir liste haline getirdim, aşağıda görebilirsiniz. Daha da geriye gidip flashback yaşamak isterseniz 2014 ve 2015 yılının öne çıkan başlıkları şöyle oldu:

Not: Oldukça heyecanlı ve çekişmeli geçmesini umduğum naklen yayın ihalesi pek de beklemediğim şekilde sonlanınca sonuçla ilgili yazı yazmayı atlamışım. Kronolojik akışın bütünsel olması için sonuç ile ilgili haberin bağlantsını ekledim.

Okumaya devam et “uygarboynudelik.com’da 2016’in öne çıkan yazıları”

Turkcell TV+ 1 milyon kullanıcıya ulaştı!

Bugün ofiste keyifli bir gündü. Turkcell TV+ servisimizin 1 milyon kullanıcıya erişmesi vesilesiyle pasta kesimi yaptık.

Yapılan işin başarılı olması sanırım diğer birçok etmenden daha fazla tatmin sağlıyor. Başarılı bir iş çıkması, başarılı bir ekibin parçası olmak, takım oyunu ile kollektif bir başarıya ulaşmak bütün emekler için en büyük takdiri sağlıyor. Bu duyguyu belki sadece birkaç saniye hissediyor insan ama fazlasıyla doyurucu oluyor.

Türkiye’nin 5. Pay-TV servisi olarak, ticari lansmandan yaklaşık 2 sene sonra 1 milyon eşiğini geçmiş olmak film posterinde de ifade edildiği gibi bir başarı hikayesi. 1 milyon aktif kullanıcının 320 bini IPTV kullanıcı olarak Turkcell TV+ deneyimini büyük ekranda yaşarken geri kalan kullanıcılar ise OTT kullanıcısı durumunda.

aaeaaqaaaaaaaadnaaaajdfhn2q0mmjllta0nmmtnge0os1izda5lwrlyjnlmzc1mdq1nq

Futbol naklen yayin ihalesi 25 Kasim’da yapilacak.

Pay-TV operatorlerinin deger teklifinin ne oldugu sorusu cok temel bir sorudur. Belki de bu sorunun cevabini pazari gecmisten bugune degerlendirirsek 2 asamada vermek daha dogru olacaktir. 1. asamada geleneksel DTH  (Direct-to-Home) operatorleri, 2. asamada ise telco lari dusunmek gerekebilir.

  1. Digiturk, D-Smart, Sky UK (UK), Sky Deutschland (Almanya), DirecTV (USA) gibi 2000’lerin basindan beri abonelerine TV hizmeti saglayan uydu operatorleri (Bu firmalar gelisen internet altyapisi ve teknolojisi ile beraber uydudan iletilen canli yayinlara ek olarak OTT servisleri de sunmaya basladilar)
  2. Turkcell Superonline, Turk Telekom, British Telekom (UK), Deutsche Telekom (Almanya), Orange (Fransa) gibi baslangicta internet servis saglayici veya mobil operator olarak faaliyete baslayip, sonrasinda artan rakabet sartlari ve videonun internet trafiginin ana lokomotifi olmasi ile birlikte internet yaninda IPTV/OTT video servisleri sunmaya baslayan telcolar

1.grup icin deger teklifi en basindan beri icerik oldu. En genis ve kapsamli kanal cesitliligini dogru ve ileri teknolojik urunler ile makul fiyatlara sunmak rekabet avantaji yaratan temel unsurdu. Bu cercevede uzun yillardir elinde tuttugu Super Lig yayin haklari ile birlikte Digiturk pazari domine eden oyuncu durumunda.

2. grup icin ise deger teklifi baslangic evrelerinde uclu teklif oldu. (internet, TV ve ses hizmetlerini tek faturada, uygun fiyatlar ile saglayabiliyor olmak) Ancak geride biraktigimiz birkac yilda (Tivibu IPTV lansmani 2010’da, Turkcell TV+ IPTV servisi 2014’de duyuruldu) telcolar da TV servisinde sadakat yaratmak ve surdurulebilir buyume icin  icerigin anahtar oldugunu anladilar.

1429874-30594335-2560-1440

Okumaya devam et “Futbol naklen yayin ihalesi 25 Kasim’da yapilacak.”

IHS Markit Research ile e-söyleşi

Ingiltere merkezlı IHS Markit Research firmasından Senior Analyst arkadaşım Constantinos benimle bir e-söyleşi yapmak istemişti. Eposta üzerinden soru-cevap şeklindeki iletişimimizi bu platformun okuyucuları için faydalı olabileceği düşüncesi ile buraya da taşıdım. Aklınıza takılan, açıklanmasına ihtiyaç duyduğunuz bölüm olursa bana her zamanki gibi uygarboynudelik@gmail.com üzerinden erişebilirsiniz.

download

What is the current state of the OTT Market in Turkey? Is it a very niche market, with no real impact on the subscribers of the Pay TV players (like Digiturk, D-Smart, Turk Telekom, Turksat)? It has a very small percentage of subscribers, let ‘say less than 1% of the Pay TV Market?

If the OTT landscape in Turkey is examined deeply it’s seen that it is mainly dominated by OTT extensions of the legacy Pay-TV operators. In other words, the majority of the OTT consumption is done by the services provided by Pay TV players, hence almost no impact on the major players. Digiturk, Turksat, TT and Turkcell are all offering their OTT services as a bonus to the main TV offering. D-Smart’s BluTV is kind of different in the sense that with the new organisation and ambition Dogan Group is trying to position BluTV as a isolated product apart from D-Smart but they are still struggling. On top of this, there are still a number of independent OTT players like Netflix, Filmbox etc but due to the lack of marketing power and brand awareness they are not that competent and hardly gain new customers. Overall, taking into account the total number of OTT users in Turkey they could arrive up to 2,6 million mainly powered by TT and Turkcell TV+ customers while the global pay-TV market in Turkey is close to 6 million.

Here are the up-to-date figures:

Okumaya devam et “IHS Markit Research ile e-söyleşi”

e-Interview with Mr. Uygar BOYNUDELİK

Özgür Coşar ismini zaten biliyor olabilirsiniz. Kendisi Turkiye TV/Radyo sektoru hakkinda duzenli yazilar yazan, arastirmaci tarafi cok guclu, ince bir mizah anlasiyi olan, en aktif bloggerlardan biridir. http://sadeceozgur.blogspot.com.tr ve  http://tvtechtr.blogspot.com.tr bloglarinin sahibidir. Gectigimiz gunlerde ingilizce blogu icin benden e-interview talebinde bulundu ve birkaç soru yöneltti. Ben de dilim döndüğü kadar kendi kisisel bakis acimi paylastim.Özgür’un blog sayfasinda da yayinladigi, benim icin de fikirlerimi konsolide etmemde faydali olmus olan bu sohbeti asagiya kopyaliyorum.

tvtechtr

It is my pleasure to introduce you Mr. Uygar BOYNUDELİK. He is a friend of mine who is working in the media business in Turkey.

1. Dear Mr. Boynudelik, let me start with a classical question. Can you please introduce yourself for my readers. 

Dear Özgür, let me first start by thanking you for regularly writing blog posts and being so sincere and transparent and open-hearted as opposed to the general positioning in the industry. Frankly, I’m a fan of yours, truly 🙂 Anyway, I can simply call myself an engineer who is quite interested in TV technologies. I’m really enjoying reading, writing, researching about it. This is what I do for a living (I’m in charge of STB product management in Turkcell) and also my beloved hobby. I keep writing on www.uygarboynudelik.com in Turkish and on www.turkishtvmarket.info in English since many years. I encourage your readers to have a look my web sites, at the end we’re living in a small industry 🙂

2. When we look at the pay TV business in Europe we see that majority of the population is subscribed to one of the offers. However, in Turkey, payTV has just 35 % market share. According to you what is the main difference between the markets?


Let’s me first start with a quick summary of the Pay-TV market in Turkey. Based on the latest report by BTK (regulatory body in Turkey) the Pay-TV subscribers are categorized as follows:
DTH:
  • Digiturk: 2,79 mio
  • D-Smart:  931K
  • Filbox: 29K
  • Tivibu uydu: 116K
Cable:
  • Turksat Cable: 1,16 mio
IPTV:
  • TTNet: 350K
  • Turkcell TV+: 268K
In total, the number of Pay-TV subs are 5,6 million. Actually there are households with more than 1 subscription. Anyway for the sake of simplicity let’s consider there are around 20 million households, then market penetration is calculated as 28 percent. This is simply the ratio of households with Pay-TV subscription. There are certainly homes with OTT services only such as Netflix, Apple TV etc. Nevertheless, from my perspective the Pay-TV rollout should be calculated with this methodology. After this relatively long introduction, coming back to your question my short answer will be the main difference about the market maturity is simply the average income level of the population. If you compare income per capita in Western Europe to Turkey you’ll notice that income per capita is roughly four times bigger in Europe. I see the gap between average income level as the main reason. Secondly, the high level of piracy is another reason, it’s quite difficult to sell content in Turkey while there are tons of free-of-charge, good quality content on the internet. Thirdly, the negative experience people had with various operators are another barrier for the Pay-TV market to grow. People had suffered a lot due to long-lasting and tiring cancellation processes, miscalculated or miscommunicated surprising bills, not best-in-class customer care cycles etc. All these stuff somehow caused people to try to stay away from 24-hours commitment type of Pay-TV offers.

3. Cable, satellite & terrestrial are used nearly 30 % each for TV reception in Europe. As you well know, in Turkey, TV reception is mainly depended on satellite. What are the results of this situation?

That is a very good point Özgur. I think Turkey is kind of unique with this split. If you don’t mind I’d like to share first my two cents about the root-cause of this uniqueness, later on I’ll come back to the consequences. Historically terrestrial broadcasting has been a real mass in Turkey. The government failed to regulate the licenses and broadcasters with the political power or financial strength managed to build their own towers and broadcast their live TV channels. Considering cable space, this medium has been and still is under control of Turksat -a state-owned company- for many years and they’ve lacked to make the right level of investment to expand their footprint. Even today, cable service is only available on limited areas. On the other hand, satellite installation has been increasing constant since 15-20 years in Turkey. As the satellite dish installation coupled with ‘in China made’ cheap satellite receivers become more and more widely penetrated broadcasters started to invest to have free-to-air channels on Turksat satellite even with poor video quality. The main business model for the broadcasters was to have a free-to-air channel on air, to have the possibility to reach millions of people and try to get any possible level of rating and get the interest from advertisers. Alternatively there are a variety of tele-sales channels that are selling remarkably interesting stuff (things to increase sexual power, things supposedly heal your diseases etc.) and dating platforms. Also from time to time, we hear about lawsuits of the people who one way or another fooled by some of these channels. Today, there are almost 500 FTA channels in Turksat. I think this is not typical. Some of these channels are local, some of them are poor video quality. Coming back to the consequences, this disproportionate balance between the alternative mediums (terrestrial, satellite, cable, IP) resulted in almost to chance for Digital Terrestrial adaptation in the market which is already too much delayed. The content quality of the Live TV channels is significantly biased towards rating. The producers are focused on not producing content with high quality but content that could be appealing for the majority of the people thus bringing better ad revenue. The majority of the programs during daytime is either about matching man and woman willing to marry or Big brother type of programs with a lot of aggression. I think digital terrestrial television is dead at birth.

Many thanks for your answers & time. 

 

Galiba bu sefer Digiturk gercekten satildi…

Digiturk ile ilgili geçtiğimiz hafta blogumda yayınladığım yazinin daha mürekkebi kurumadan satış islemi ile ilgili TMSF’den resmi duyuru geldi.  Digiturk CEO’su Umit Onal 17 Mayıs’ta yaptıgı açıklamada Digiturk’un %100’ünün beIN Media Group’a satış islemi ile ilgili son 2 aya girildiğini söylemişti. Bu açıklamanın uzerinden 1 ay gecmeden satış islemi resmileşmiş oldu. TMSF’nin yaptığı açıklama  şöyle:

Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.’nin (“Digiturk”) tek hissedarı DP Acquisitions B.V.’nin hisselerinin tamamının beIN Media Group LLC tarafından satın alınması için 2015 yılının Haziran ayında, Çukurova Holding A.Ş., DP Coinvest B.V., P5 DP INV S.a.r.L, Providence Equity Offshore Partners VLP, Fintur Technologies B.V., Karamko İmalat Ziraat Endüstri ve Ticaret A.Ş. ve beIN Media Group LLC arasında bir Hisse Alım Sözleşmesi imzalanmıştı. Hisse Alım Sözleşmesi’nde yer alan çeşitli koşulların yerine getirilmesi sonucunda satış işleminin tamamlanması için Kurumumuz muvafakatı talep edilmiştir.

Hisse Alım Sözleşmesi’nde yer alan şartlar dahilinde söz konusu satış işleminin tamamlanmasına Kurumumuz tarafından muvafakat edilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Öyle umuyorum ki bu sıcak gelişme Turkiye Pay-TV pazarı icin hayırlı olur. Ozellikle Digiturk’te çalışan meslektaşlarım ve genel olarak sektörün gelişimi icin uzun suredir devam eden belirsizlik durumunun ortadan kalkması gercekten olumlu oldu.