Tivibu Ev abone sayısı 100K’ya ulaştı!

TTNet,  geçtiğimiz Cuma günü düzenlediği bir basın toplantısı ile sektörün genel bir resmini çekerek, medya mensupları ile internet ve Tivibu servisinin kullanım istatistiklerini paylaştı. Bu basın toplantısında paylaşılan veriler ile ilgili resmi blog sayfasında bir yazı yayınlandı.  İlgili yazıya bu bağlantıdan erişebilirsiniz.

Biz de sizlerle Tivilogy’nin durduğu yerden basın toplantısında Tivibu Ev hakkında paylaşılan abone sayısı verisinin ne anlama geldiğini yorumlayalım istedik.

-> Tivibu Ev servisinin abone sayısı , 16 ay sonunda 100 bin aboneye ulaştı.

Digiturk, D-Smart ve KabloTV (Teledünya) nın peşinden 4. Pay-TV platformu olarak sunulan bir servis için 16 ayda 100K aboneya ulaşmak  bir başarı olarak değerlendirilebilir.

Bir karşılaştırma kriteri olması için UK’de, British Telecom tarafından BT Vision adıyla pazarlanan IPTV servisi ile karşılaştırmak anlamlı olabilir.  2006 Aralık ayında lansmanı yapılmış olan BT Vision servisi Mayıs 2012 itibariyle 717K aboneye ulaşmış durumda. Yaklaşık 6 yaşında bir servis olduğunu düşünürsek her yıl ortalamada yine yaklaşık net 120K abone kazanımı yaptığını düşünebiliriz. TTNet’in 16 aylık süre sonunda ulaştığı abone sayısına yakın.

BT Vision’un Tivibu Ev değer önermesine göre iki temel farkı var.

  • BT Vision hybrid DTT ve IPTV servisi. Bunun Türkçesi şu: Lineer TV kanallarını , sayısal karasal yayın ile alırken (Freeview) , VOD içeriklerine internet altyapısı üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Bu tercihin time-to-market ve capex açısından avantaj sağlamış olduğu aşikar. Aşağıdaki resimde BT Vision cihazının arka panelini görebilirsiniz. Cihaz RF in girişinden sayısal karasal yayınları alırken, Seç İzle içeriklerine ve etkileşimli servislere LAN portu üzerinden erişilebiliyor.

  • BT Vision lansmanı takiben 2007 yılından sonra BSkyB ile birlikte Premier Lig maçlarının yayın haklarına 3 yıllığına sahip oldu. Bu değerli içeriğin yeni abone kazanımında itici gücü aşikar (Türkiye’de sonraki naklen yayın ihalesinin 2014 yılında yapılması bekleniyor. Ne kadar kıran kırana geçeceğini, kimlerin gireceğini tahmin etmek güç değil)

 

Bu kapsamda değerlendirildiğinde, TTNet’in pure-IP çözümü ile, spor içeriği de olmadan geldiği nokta dikkate değer. Bu gelişimde Mart ayında başlamış olan “ücretsiz kurulum ve ilk 2 ay bedava” kampanyasının itici kuvveti yadsınamaz. “Bedava” her zaman çalışıyor !

Öte yandan, geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir raporda global olarak geniş bant aboneleri arasında IPTV abone oranının %15 olduğu ifade edildi. Bu çerçevede bakıldığında 6 milyon aboneli TTNet’in ortalamaya ulaşmak için 800K abonelik yolu var.

 

‘Tivibu Ev’ uygulaması ile akıcı TV deneyimi

İlk defa Mart 2012’de iPhone ve Android tabanlı akıllı telefonlar için yayınlanan, Nisan ayında iPad versiyonu ile güncellenen Tivibu Ev second-screen uygulaması gerçekten TV izleme, menülerde gezme, uzaktan kumanda kullanımı ve özellikle yazı yazma (typing) konusunda büyük kolaylıklar getiriyor. tivilogy’nin bu yazısında Türkiye’de henüz benzeri olmayan bu uygulamanın getirdiği yeniliklerden ve TV keyfini hangi alanlarda kolaylaştırdığından bahsedeceğiz.

 

Hepimiz biliriz ki uzaktan kumandayı, kumandanın gönderdiği kızıl ötesi sinyalini alabilmesi için alıcının bulunduğu cihaza(televizyon, decoder, DVD player vb.) doğrultmanız  gerekir. Smartphone veya tablette yüklü ‘Tivibu Ev’  uygulaması ise, sanal uzaktan kumandası ile  IPTV alıcısına Wifi ağı üzerinden bağlandığı için evin içinde wifi sinyalinin erişebildiği herhangi bir noktadan cihazı kontrol edebilmenize olanak sağlar. Örneğin, yatak odanızdan salondaki televizyonu açıp kapatabilir, ses seviyesini değiştirebilirsiniz. Zaten televizyon izlerken elinizin altında bulunduğuna emin olduğumuz telefonunuz web tarayıcı, mp3 player, fotoğraf makinesi vb. nice özelliklerinin yanına uzaktan kumanda işlevini de ekliyor ve böylece evdeki uzaktan  kumandalardan birini ortadan kaldırmanıza izin veriyor.

Nisan ayında uygulamada yapılan güncelleme ise kullanım kolaylığı açısından ileriye doğru kocaman bir adım niteliğindeydi. Şimdilik sadece iPad desteği mevcut ama Android tablet sürümünün de yakında yayınlanması planlanıyor.

Amerika’nın en büyük operatörlerinden Comcast’in XFinity TV servisi için benzer bir iPad uygulaması var. Uygulamayı yakından tanımak için aşağıdaki videoyu izleyelim. 

Bize kalırsa TTNet de Tivibu Ev iPad uygulaması için benzer bir official video hazırlayıp yayınlamalı. Yerli malı iPad app, XFinity TV uygulamasının yaptıklarının neredeyse tamamını yapabiliyor. Belki de tek temel fark Tivibu Ev uygulamasından iPad’den video izleyemiyor oluşunuz. Aşağıdaki resimler, iPad’imden aldığım ekran görüntüleri; (görüntülerin büyük halini görmek için lütfen resmin üzerine tıklayınız)

Uygulamanın en büyük getirisi hantal kumanda-TV grafik arayüzü etkileşimi yerine dokunmatik ekranda, VOD menüleri arasında akıcı bir şekilde gezebiliyor olmak. Ayrıca izlemek istediğiniz filmi rahatça başlatabiliyorsunuz.  VOD içeriği başlattıktan sonra da yine iPad ile timeshift(durdur,oynat, ileri/geri sar) komutlarını STB’a gönderebiliyorsunuz. Yazı yazmak istediğinizde kumanda yerine iPad ekranındaki sanal klavyeden kolayca yazabiliyorsunuz. TV ekranında gösterilen sanal klavyede kumanda ile yazmanın zorluğu ile kıyaslandığında ne kadar kolay olduğuna inanamayacaksınız. Son olarak menüler arasında, özellikle uzun listeler üzerinde dokunmatik ekranda swipe efekti ile hızlı ve verimli şekilde gezebilirsiniz. Özetle Tivibu Ev iPad second-screen app, “convenient” bir deneyim yaşatmak için çok doğru ve kusursuza yakın çalışan bir çözüm getirmiş. Minik bir eleştiri olarak uygulamanın grafik tasarımında seçilen renklerin biraz koyu renkler olduğunu, biraz daha enerji verici renkler kullanılabileceğini ifade edebiliriz.

XFinity TV uygulamasında olduğu gibi platform transcoding desteklediğinde seçilen içeriği iPad’den de izlemek mümkün hale gelecektir. Ancak bunun teknoloji olarak zaman alacağını düşünüyoruz. Comcast, TV yayınını wifi router üzerinden iPad’e göndermesi için AnyPlay adını verdiği bir donanım kullanıyor.

Uzun lafın kısası, eğer sizde 100K’ya yaklaşan Tivibu Ev abonesi hanelerden birindeyseniz ve iPad’iniz de mevcutsa bu uygulamayı indirmek için vakit kaybetmeyin deriz.

 

BT: Premier Lig yayın haklarına yeni ortak

Dijital yayıncılık arenasında hala da geçerliliğini koruyan, atasözü haline gelmiş bir söz var, bilirsiniz: “Content is the king!”

Sanırım futbol, hele ki Premier Lig’de oynanan futbol en değerli, en vazgeçilemez ve kaliteli içeriklerden biridir. Zaten durumun gerçekten böyle olduğu Çarşamba günü İngiltere’de gerçekleşen yayın hakları ihalesinin dudak uçuklatan sonucuyla doğrulanmış oldu.

Önümüzdeki 2013-2014 Premier Lig sezonundan itibaren geçerli olmak üzere 3 yıllık yayın hakları, BSkyB ve BT(British Telecom) tarafından kazanıldı. BT yayın hakları için yıllık 246 milyon £,  BSkyB ise 760 milyon £ ödemeye razı oldu. Böylece 3 yıllık için toplamda 3.018 milyar £’lık bir bedele ulaşılmış oldu. Evet yanlış okumadınız, yıllık 1 milyar İngiliz sterlini, yaklaşık 1,55 milyar Amerikan doları ! Bu aynı zamanda önceki ihaleye göre %70’lik bir artışa karşılık geliyor.

Türkiye ile bir karşılaştırma yaparsak BSkyB’yi Digiturk’e, BT’yi de TT’a benzetebiliriz. Tivilogy’de de daha önce değindiğimiz  BSkyB, 11 milyon’u aşan abone sayısı ile UK’deki en büyük pay-TV operatörü. BSkyB, 1992 yılından beri Premier Lig yayın haklarını elinde tutmayı başardı. Bugün ulaştığı başarıda bu değerli içeriğin katkısı tartışılamaz.

BT’nin BT Vision adıyla sunduğu hibrit bir TV servisi (DVB-T + IPTV) zaten mevcuttu. Önümüzdeki seneden itibaren kuracakları yeni bir futbol kanalı ile futbol içeriğini kaldıraç olarak kullanmak ve 700 bini aşan abone sayısını ve gelirlerini artırmaya konsantre olacaklar.

Türkiye piyasası ile karşılaştırıldığında Digiturk’ün ödediği yaklaşık 500 milyon $’lık bedelin 3 katından fazla bir rakama ulaşıldığını görüyoruz.  Bizce Premier Lig kalitesi ile Spor Toto Lig kalitesi ve populerliği kıyaslandığında  makul bir fark. İhale şartları olarak bakıldığında maçların iki firmaya paylaştırıldığını görüyoruz. BT, sezondaki 38 maçın hakkına sahipken, BSkyB 116 maçı yayınlayacak. Türkiye’de 2015 yılında gerçekleşme beklenen sonraki ihalede buna benzer bir modelin uygulanması kimseyi şaşırtmamalı.

Son olarak, futbol içeriğinin pay-TV operatörleri için ne kadar hayati olduğunu, stratejik planlarının ne kadar merkezinde yer aldığını ortaya çıkartması için aşağıda bilgiyle bu yazımızı sonlandıralım.

  • BSkyB hisseleri %8 oranında değer kaybı yaşadı.
  • BT hissesi anlaşma açıklandıktan sonra %5 düştü.
  • BT ve BSkyB’nin rakibi Virgin Media (abone sayısı 3.8 milyon) futbol oyununun dışında kaldığı için hisseleri %7 oranında azaldı.

Anlaşılan, yatırımcılar %70 oranında artan yayın hakları bedelinin sonucunda operatörlerin karlılıklarını halen koruyabileceklerine şüpheyle yaklaşıyorlar.

 

TR’deki VOD servisleri

Özellikle Amerika’da çok populer olan Netflix, Hulu benzeri üyeliğe dayanan VOD film servisleri Türkiye’de de başarılı olabilir mi?

Netflix’in dünya genelinde ayda US$7.99  ödeyen 25 milyon abonesi olduğunu ve Amerika’da tek başına internet trafiğinin %30’dan fazlasına sahip olduğunu biliyor muydunuz . Netflix aboneleri, internet üzerinden akıtılan (stream edilen) film ve dizileri PC, Mac, Smart TV, oyun konsolu, Bluray player , Apple TV gibi 700’den fazla cihaz üzerinden izleyebiliyorlar. Netflix bu yılın başında İngiltere ve İrlanda’dan da erişilebilir hale geldi ve büyük ilgiyle karşılandı.

Yayıgnlaşan internet erişimi, kesintisiz film izlemeye olanak sağlayan Adaptive bit rate (ABR) teknolojisi, artan bant genişliği ve kullanıcı farkındalığı, yükselişteki satın alma gücü ile beraber değerlendirildiğinde, Netflix benzeri bir modelin Türkiye’de de benimseneceği ve hızla yaygınlaşacağı sektörde son zamanlarda sık konuşulan bir konu. OTT modellerinin dünyaya yayılımında en önemli handikap içerik sağlayıcılar ile dağıtımcılar arasındaki anlaşmaları şartları. İçerik sağlayıcıların yerel dağıtıcılar ile yaptıkları anlaşmalar münhasır olduğunda, piyasaya yeni giren oyuncuların sunulabileceği içerik de sınırlı kalmış oluyor.

Gelin birlikte Türkiye’de halihazırda aktif olan üyeliğe dayalı yasal (bu ifade TR şartlarında önemli bir kelime :)) VOD servislerine göz atalım, ayırtedici özellikleri, rekabet avantajları nelerdir fikir yürütelim. Tivibu, Turkcell TV+ ve Digiturk Play gibi WebTV platformları canlı TV yayını da yapıyor olduğu için, sadece-VOD bazlı bu listelemeye onları dahil etmemeyi tercih ettik.

http://www.filmclub.com.tr/ : Kasım 2011’de Microsoft sponsorluğunda Silverlight teknolojisi ile lansmanı yapılan bu platform,  “Türkiye’nin sınırsız film izleme sitesi” sloganıyla farklılaştırmaya çalışıyor. Seç-izle kütüphanesindeki film, dizi, çizgi film, belgesel vb. VOD içeriklerine ek olarak 3 adet lineer SinemaTV kanalını da sunan servisin aylık ücreti 9.90 TL. Altyazı ve orijinal dil desteği de var.  Tivibu gibi Linux platformlarından erişilemiyor oluşu dezavantajı. Tivibu benzeri servislerden ayırtedici özelliği ne diye sorarsanız çok doyurucu bir cevaba ulaşmak zor. Kendileri tercih etmemiz için 10 sebep sıralamışlar. Belki sizde etkili olur. “Hotmail adresinde üye ol, hediye filmleri kaçırma” şeklinde cılız(2 hediye film var) bir promosyonları var.

http://tr.mubi.com/: Parlak çocuk Efe Çakarel’in yaratıcısı olduğu mubi rakiplerinden içerik ile farklılaşıyor.  Sloganı “Her gün yenilenen bir sinema karnavalı”.  Hergün yeni bir filmi(Festival filmleri, bağımsız yapımlar veya klasikler) online olarak izlemenize olarak sağlayan mubi aslında küresel bir şirket. 2007 yılında kurulan Mubi ülkemizde ancak bu yıl faaliyete geçti. Aylık ücreti 4.99 TL karşılığında her ay en az 30 film izleyebiliyorsunuz. Mubi’nin rekabet avantajı özgün içeriği.  Altyazı desteği var, facebook hesabınla girdiğinizde 30 gün bedava film izleme şansınız var. Cool grafik arayüzüyle farklı bir çözüm. Hürriyet gazetesi yazarı Kanat Atkaya’nın Efe Çakarel hakkında yazdığı yazıyı okumanı tavsiye ederim.

http://muvizi.com/ : Henüz lansmanı yapılmamış olan muvizi’yi geçtiğimiz günlerde webrazzi yayınlanan bir yazı ile tanıdık. Muvizi, ürün özellikleri düşünüldüğünde filmclub ve mubi ile aynı kulvarda yarışacak gözüküyor.  Kendisini “Film izlemenin en kolay yolu” sloganı ile konumlandırıyor.  Gerçekten ne kadar kolay hale getirdiklerini ancak faaliyete geçtikleri zaman öğrenebileceğiz.

Önemli örneklerinden bahsettiğimiz üyelik bazlı VOD servislerinin ortak özellikleri OTT uygulamaları olması. Internet üzerinden akıtma (streaming) teknolojisi ile sunulan video servisleri, son kullanıcıyı geleneksel TV’nin yayın akışına bağlı kalmaktan kurtarıyor. Artık benimsediğimiz bu yeni dijital medya tüketim tarzı bu kadar yaygınlaşmadan önce, hafta sonu gazete ekinden çıkan haftalık TV rehberinden izlemek istediğiniz filmleri işaretler,  “X günü Y filmi var, kaçırmayalım!” diye birbirimizi uyarırdık. Zaten çoğu zaman program akışında sapma olur, günlerce beklediğimiz film bazen geç başlar, bazen de hiç yayınlanmazdı. Internetten film indirme ile başlayan eğilim, OTT çeşitliliğiyle farklı bir boyuta geçti. Artık hem yasal, hem de altyazısı, dublajı hazır filmleri 7/24 izlemek mümkün hale geldi.

Zamandan bağımsız olarak film izlemek kulağa hoş geliyor, ancak burada tartışmaya açık konular var. Birincisi, video içerikleri internetten sunulduğu için ve her bir film yüzlerce MByte download anlamına geldiği için kotalı internet kullanıcılarının bu servisleri kullandıklarında kotalarını aşma ihtimalleri yüksek. Bu yüzden paketlerini limitsiz tarife geçirmek bütçenize sempatik gelmeyebilir. Limitsiz internet tarifesine geçseniz dahi bu seferde adil kullanım noktasından sonra (50 GB) düşen bant genişliğininiz sizi mutsuz edebilir. Buna karşın, torrent ile film arama, bulma, uygun altyazıyı indirme seçeneğine ile kıyas edildiğinde kullanım kolaylığı sunduğu aşikar. Ayrıca yasal. Korsan kullanımın önüne geçmek, film endüstrisinin gelişmesine katkı sağlamak isteyenler için tercih edilesi. Bu tip servisler için en önemli özelliklerden bir diğeri de Netflix gibi olabildiğinde farklı platform ve donanımda(özellikle Smart TV’lerde) erişilebilir olması.

Günümüzde sadece film piyasasında değil, değil kitap, elektronik cihaz, tatile gidilecek yer vb. seçiminde hepimizin karşısına çıkan bir engel var. O kadar çok çeşitlilik ve fazla sayıda seçenek var ki, her birimiz için özel bir tavsiye motoru (recommendation engine) ihtiyacı her geçen gün artıyor. Çünkü ne izlesem, ne okusam, nereye tatile gitsem, hangi telefonu vs. alsam sorusu, zaman kıtlığı da düşünüldüğünde her geçen gün cevaplanması zor hale geliyor. Bize göre, OTT teklifleri arasında ayrışmak ve fark yaratmak isteyen bir servis için tavsiye sistemi çok değerli bir ayırt edici olacaktır. “Belki ‘Midnight in Paris’ hoşunuza gider, çünkü ‘Vicky Cristina Barcelona’ filmine 8 puan vermiştiniz”veya “‘Üç maymun’ filminin sonunda çıkan ‘Bir zamanlar Anadolu’da’ yönlendirmesi” ya da “Fatih Akın’ın ‘İstanbul Hatırası’ filmini de izlemek ister misiniz?” tarzı önermeler heyecan verici değil mi?  Bunun için elbette yapay zeka ile desteklenen, gelişmiş bir yazılım mimarisine ihtiyaç var, her filmin sonunda izlenen film, oyuncular, yönetmen oylatılarak, her defasında daha da isabetli film önerileri sunulabilir. Sosyal medyadaki arkadaşlarınızın zevklerine uygun tercihlerle de zenginleştirilmiş ve her geçen gün sizi daha iyi tanıyan bir sistem vazgeçilemez hale gelmez mi?

 

TR’de HD yaygınlığı ve HD+ platform modeli

HD yayıncılık yaygınlaşmaya 2004 yılından sonra başladı. Geride bıraktığımız yıllarda, üretilen HD içerik giderek artmış olmasına rağmen, toplam TV içeriği düşünüldüğünde  oran olarak istenen seviyeye halen ulaşamadı. Bu dönüşümün yavaş ilerlemesinin arkasındaki yatan en büyük HD yayıncılık maliyetlerinin yüksek olması.

En başa dönecek olursak TV’de HD yayın izlemek için gerekli olanlar;

  •  HD yayın
  •  HD yayına uyumlu decoder
  •  HD-ready TV

Türkiye piyasası için bu üçgeni değerlendirdiğimizde en hızlı adaptasyon TV bacağında oldu. Eğer 2005’lerden sonra yeni bir TV aldıysanız en azından 720p yayınları göstebilecek bir TV olmuş olmalı. HD STB tarafındaki gelişime baktığımızda ise iki seçenek çıkıyor karşımıza:

  1. pay-TV operatörün sağladığı HD STB’ı kullanmak :  Bugün, Türkiye’de faaliyet gösteren 4 sayısal pay-TV platforumunda (Digiturk, D-Smart, Teledünya ve Tivibu Ev) onlarca HD kanal mevcut. Eğer yeni HD-ready televizyonunuzda HD kalitesinde yayın izlemek isterseniz aylık abonelik bedeli ödemek koşuluyla bu mümkün.
  2. piyasadan HD STB satın almak:  Peki, aylık abonelik yaptırmak istemiyorsanız, bunun için bütçeniz veya şartlar uygun değilse ne yapabilirsiniz ? Bu durumda yapmanız gereken piyasadan bir HD alıcısı edinmek. Ancak bu şekilde Turksat’a dönük çanak anteninizle izleyebileceğiniz şifresiz HD kanallar sadece 3 tane (TRT HD, ATV HD ve A Haber HD). Şifresiz kanallara ek olarak DSmart’ın sağladığı CAM modulu STB’ına takarak DSmart’ın şifreli HD kanallarını abonelik ücretini ödemek şartıyla izleyebilirsiniz.
Resmin bütününe bakıldığında, evinde HD-ready TV’si olup da pay-TV abonesi olmadığı için veya Kablo TV/IPTV yayını alabilecek bir muhitte ikamet etmediği için HD yayın izleyemeyen yüzbinlerce hane var. Size bir örnek vereyim;
[box] Geçen sene yeni televizyon alırken bana akıl danışan bir arkadaşım vardı. Ona ilk olarak bütçesini ve yayını hangi yolla alacağını sordum. Eğer HD abonesi olmayacaksa televizyonundan maximum verimi alamayacağını da üstüne basa basa söyledim. Neyse, önerdiğim TV’lerden birini ve bir adet SD uydu alıcısı aldı. Birkaç gün sonra ise yayın kalitesinin onu hayal kırıklığına uğrattığını, TV’yi alırken teknomarkette ona gösterilen ile arasında çok fark olduğundan şikayet etti. Bu tecrübenin benzerini yaşayanların sayısının az olmadığına eminim.[/box]
Türkiye’de yaklaşık 5 milyon pay-TV abonesi var. Bunların arasında HD STB’i olanların sayısı ise çoğunluğu Digiturk abonesi olmakla birlikte 1 milyon civarı.GFK araştırmasına göre 2010 yılı itibariyle 17 milyon hanenin %16’sında (2,72 milyon) düz ekran TV var. Bu sayının bugün 4 milyona yaklaştığını düşünürsek  HD uyumlu TV’si olmasına rağmen canlı HD yayını izleme şansına sahip olamayan hanelerin oranı %75‘ten fazla. (Elbette internet indirilen yüksek çözünürlüklü torrent içerikleri izlemek mümkün).
Türkiye sayısal TV piyasasının şartları bir bütün olarak düşünüldüğünde, HD içeriği kaldıraç olarak kullanabilecek agrasif fiyatlı bir değer önermesinin eksik olduğunu düşünüyoruz.
Gelin beraberce, Almanya’da 2012 1Ç itibariyle toplam 2,6 milyon haneye ulaşmış olan HD+ platformunun Türkiye piyasasına uygulanabilirliğini masaya yatıralım.  2009 sonunda lansmanı yapılan HD+ sistemi şu şekilde işliyor;
  • Son kullanıcı piyasadan HD+ uyumlu bir HD STB satın alıyor.
  • Bu cihazla 18’i şifresiz 14’ü şifreli HD kanalı 1 yıl boyunca ücretsiz izliyor.
  • 1 yılın sonunda yıllık 50 Euro ödemeye razı olursa şifreli 14 HD kanalı izlemeye devam edebiliyor. Abone olmak istemezse şifresiz HD kanallarla devam ediyor.
HD+ servisini 1 yıl boyunca kullanan 655K haneden 513K’sı 1 yıllık deneme süresinin sonunda yıllık 50 Euro ödeyerek şifreli 14 HD kanalı izlemeye devam etmeyi tercih etmiş, HD+ abonesi durumunda. HD yayın kalitesinin bağlayıcılığının somut bir örneği. Gelir paylaşımına dayanan bu modelde yayıncılar HD yayın maliyetlerinin bir kısmını abonelik ücretlerinden aldıkları payla subvanse edebiliyorlar. Ölçek ekonomisi sayesinde, yatırım maliyetleri düşüyor,  HD kanal sayısı, çeşitliliği ve kalitesi artıyor. Pay-TV operatörleri, STB üreticileri, perakande sektörü ve cazip fiyatlarla HD kalitesinde servis alan son kullanıcı memnun. Tam anlamıyla bir kazan-kazan durumu!
Türkiye’de halihazırda Show TV HD, Kanal D HD, Star TV HD, NTV Spor HD  kanalları şifreli yayın yapıyor. HD+ benzeri bir modelde satın aldığınız uyumlu cihaz ile 1 yıl boyunca şifresiz 3 HD kanal ile birlikte bu kanalları ücretsiz izleyebildiğinizi düşünün. Kulağınıza cazip gelmiyor mu?
Sistem yaygınlaştıkça yayıncıların maliyetleri düşecek, daha fazla HD kanal sunulacak ve servisin cazibesi de artacak. Pozitif feedback etkisiyle yayıncılar daha da fazla HD içerik sunmaya başlayacak ve HD+ abone sayısı ve yayıncıların payı artacak. Almanya’da şu anda 2,1 milyon hane 1 senelik ücretsiz deneme sürecinde. Fena değil, değil mi?
HD+ modelininin Türkiye piyasasına uygulanabilirliği konusunda değerli görüşlerinizi bekliyoruz.

Digiturk hakkında önemli veriler


Digiturk Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağrı Dönmez geçtiğimiz haftalarda Sky Türk kanalında bir sohbet programına katıldı ve bazı önemli veriler paylaştı. Malum Digiturk halka açık bir şirket olmadığı için finansal ve operasyonel verilere ulaşmak pek de mümkün olmuyor.  Bu yazımızda,  bu programda paylaşılan verileri tivilogy katma-değerini ekleyerek listelemek istedik. Programın kaydına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de 18 milyon hanenin 4,6 milyonu paralı-TV abonesi. Bu oran yaklaşık %26’ya denk geliyor. Paralı-TV pazarındaki toplam gelirin %75’inden fazlası Digiturk’e ait. Digiturk gelirlerinin %60’ı futbol dışı hizmetlerden elde ediliyor. Hollywood’da üretilen içeriğin %90’ı TV platformları arasında ilk olarak Digiturk’te gösteriliyor. Abonelerin arasında film paketlerine dahil olanların oranı geçtiğimiz sene %40’lık artışla %30’a ulaştı. Abonelerin %80’inin evlerinde internet bağlantısı var. Evinde internet bağlantısı olanların %60’ı limitsiz internet abonesi. Abonelerin %40’ı TV izlerken ikincil ekran (PC, tablet, smartphone) kullanıyor.

BTK’nın 2011 4.çeyrek raporuna bakıldığında uydu platform abonesi toplam 3,875 milyon. Rapora göre abone sayısına göre pazar paylarına bakıldığında Digiturk’ün pazar payı %63,45. Bu da 2,46 milyon aboneye karşılık geliyor. Raporda ayrıca 1.261K Kablo TV, 33K da TTNet Tivibu Ev  abonesi olduğu ifade edilmiş. Bu çerçevede toplamda yaklaşık 5,17 milyon aboneye ulaşılıyor.  Ayrıca bize göre toplam paralı-TV abone sayısını hesaplarken Tivibu Web kullanıcısını da hesaba katmak gerekiyor. Herhalukarda, paralı-TV pazarının yeterince büyük olmadığı konusunda Çağrı Bey’e katılıyoruz. 26.3 milyon haneli UK’de sadece Digiturk muadili BSkyB tek başına,  Mart 2012’yi 10,27 milyon abone ile tamamladı. Bu da %40’a yakın bir penetrasyona denk geliyor. Türkiye’de pazarın doğru değer önermesi ve gelişen altyapı ile büyüme potensiyeli halen yüksek. Yine BTK raporuna göre 2011 yılında uydu platform hizmetlerine ilişkin toplam gelir 115,9 milyon TL olmuş. Bu gelirin tamamını  Digiturk’e ait olsa dahi sadece futbol için yılda 321 milyon dolar ödendiğini düşünüldüğünde BTK’nin paylaştığı verilerin doğruluğu tartışılır hale geliyor.

Abonelerin %80’inde internet bağlantısı olması Digiturk için oldukça sevindirici bir durum olsa gerek. Böylece Digiturk IQ ürünü ile  OTT TV ulaştırabileceği ve ARPU’yu arttırabileceği hane sayısı da  2 milyona yakın. Bununla berebar, tüketici davranışları perspektifinden bakıldığında son kullanıcıları, uydu alıcılarını modemlerine bağlamak konusunda eğitmek pek de kolay olmayacaktır. Bu dönüşümdeki diğer handikap da sahadaki internete bağlanma yeteneği olmayan eksi teknoloji STB’ları yenileri ile değiştirmek gibi gözüküyor. Her ne şekilde ve ne kadar sürerse sürsün, OTT TV, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de norm haline gelecek ve bu konuda öncülük yapmak ve son kullanıcıyı eğitmek de büyük oranda Digiturk’e düşecek gibi gözüküyor. İkincil ekran kullanımı Amerika kadar yaygın olmasa da %40 dikkate değer bir oran. Multi-screen ve social TV teknolojilerine adaptasyonun hızlı gerçekleşeceğini çıkarımlayabiliriz.

Son olarak limitsiz internet kullanan abone sayısındaki %60’lık oranın da IP tabanlı içerik tüketimi yaygınlaştıkça artacağını ön görüyoruz. Bununla ilintili olan “Adil kullanım kotası” ve “Net Neutrality” konularını da başka bir yazıda irdeliyor olacağız.

Turkcell TV+ vs. Tivibu Web/Cep – Part 3 – Teknoloji

Turkcell TV+ ve Tivibu karşılaştırmamızın ilk bölümünde Fiyat & İçerik , ikinci bölümde ise Erişebilirlik konularına yer vermiştik. Bu bölümde, iki servisi teknoloji açısından değerlendireceğiz. Takip eden iki bölümde ise karşılaştırma kriterlerimiz “Kullanııcı Deneyimi” ve “Servis Kalitesi” olacak.

Tivibu Web lansmanı Şubat 2010’da yapılmıştı. Turkcell TV+ ise Nisan 2012’de tanıtıldı. Doğal olarak TV+ en iyi ve en yeni teknolojiyle çıkış yapma şansına sahip olmuş oldu. Önceki yazımda da ifade ettiğim gibi Tivibu Microsoft  Silverlight teknolojisini kullanırken, TV+ ise Adobe Flash altyapısını kullanmaktadır. Hem Flash hem de Silverlight Adaptive Bitrate(ABR) streaming tabanlı sistemlerdir. Konuya yabancı olanlar için kısaca ABR Streaming’in ne olduğundan bahsedelim:

[box type=”info” fontsize=”14″]ABR streaming, multimedia(video vb.) içeriklerin IP üzerinden aktarımı sırasında kullanılan bir teknik. Bu teknik ile istemcinin bant genişliği ve işlemci hızına göre gerçek zamanlı olarak videonun kalitesi sunucu tarafında ayarlanıyor. Bu sistemin sağlıklı çalışabilmesi için sunucu tarafında encoder’lerin tek bir multimedia içeriğini farklı bitrate’lerde encode etmiş olması gerekir. Bu teknolojinin faydaları, internet videolarının daha az bufferlamaya ihtiyaç duyması, daha kısa sürede oynamaya başlayabilmesi ve düşük bant genişliklerinde dahi iyi bir kullanım deneyimi olarak sıralanabilir. Bu alanda en yaygın üç çözüm var. Hepsi ABR Streaming tekniğinin farklı uygulamaları olmakla birlikte, Microsoft kendi metoduna smooth streaming, Adobe dynamic streaming Apple ise HTTP live streaming adını veriyor. Bu bağlantıda Silverlight’ın  bir simulasyonu var. Sağ üst köşedeki “Now Downloading Bitrate” değeri değiştikçe gerçek zamanlı olarak video kalitesinin nasıl değiştiğini gözlemleyebilirsiniz. [/box]

İki servisi teknoloji terazisine çıkarttığımızda aslında büyük oranda Adobe Flash ve Microsoft Silverlight teknolojilerini karşılaştırıyor oluyoruz.  Çok fazla teknik detaylara girmeden bir kıyas yaparsak;

  • Silverlight’in Linux ve Solaris işletim sisteminde çalışmıyor olması bir dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor.
  • youtube ve hulu Flash kullanırken, dünyanın en büyük OTT servislerinden Netflix Silverlight teknolojisini seçmiş.
  • 2 milyonu aşan abone sayısı ile Avrupa’nın önde gelen film üyelik servisi LOVEFILM  ise geçtiğimiz yıl Flash’tan Silverlight’a geçti. Bu değişikliğe sebep olarak da içerik sağlayıcılardan gelen Silverlight’ın Flash’tan daha güvenlikli olduğu yönündeki baskılarını gösterdi
  • Steve Jobs’ın Flash hakkındaki mektubunu hatırlıyoruz. Vefatının ardından onu haklı çıkartırcasına Adobe, Flash’ın mobil platformdaki geliştirmeyi durdurduğunu açıkladı.
  • Flash’ın Silverlight’a göre piyasadaki bilgisayarların daha büyük bir bölümünde  halihazırda kurulu olduğu ve daha yaygın olduğu biliniyor.
  • Diğer taraftan,  önümüzdeki yıllarda HTML5 standardı olgunlaştıkça hem Flash hem de Silverlight için ciddi bir tehdit haline gelebilir.
Özetle, teknoloji olarak kıyas edildiğinde hem Flash’ın hem de Silverlight’ın artı ve eksi yönleri var. Ancak iki teknoloji de sektörde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Önümüzdeki birkaç yıl daha kullanılmaya devam edecek gibi gözüküyor.
Eğer teknoloji bakımından iki servis karşılaştırıldığında eklemek istedikleriniz varsa lütfen yorum bölümüne yazınız.

 

Turkcell TV+ vs. Tivibu Web/Cep – Part 2 – Erişebilirlik

Turkcell TV+ ve Tivibu Web/Cep karşılaştırmasının ilk bölümünde fiyat & içerik penceresinden bakmıştık. Bu bölümde ise iki servisi erişebilirlik konusunda kıyas edeceğiz.

Kimler kullanabilir :  Tivibu’yu sadece TTNET aboneleri kullanabilir. TV+ ise Superonline ve Turkcell aboneleri(sadece faturalı hat sahipleri) tarafından kullanılabilir.

Bu bağlantıya göre TTNet’in 2012 1Ç itibariyle 7 milyon abonesi var. Bu kaynağa göre Turkcell’in faturalı abone sayısı 2011 4Ç itibariyle 11.7 milyon. Superonline ise BTK raporuna göre yaklaşık 300 bin aboneye sahip. Bu noktada dikkat çekici iki nokta var.

  • TV+ dan sadece faturalı Turkcell aboneleri faydalanabiliyor. Muhtemelen faturalı abone oranını arttırmak için alınmış bir karar.
  • TTNet aboneleri haneler. Turkcell aboneleri ise bireyler. Hedef kitle sayısını hesaplarken ve segmentasyon yaparken dikkat etmek gereken bir fark.

Kota kullanımı : Tivibu Web/Cep servisini kullanan abonelerin izledikleri içerik kotalarını etkileyecektir. Turkcell TV+ uygulaması kullanınca data ücreti alınmaz. Web’den izlendiğinde ise Superonline Fiber internet abonelerinin kotasından düşmez ama servis sağlayıcıdan bağımsız tüm ADSL kullanıcılarının kotasından düşer. Kotanın kaç saatlik izleme ile ne kadar etkilendiğini teknoloji kıyaslaması yaptığımız bölümde masaya yatıracağız. Superonline doğal olarak servisi, sadece kendi sahip olduğu fiber altyapısı üzerinden ücretsiz verebiliyor ve ADSL müşterilerine limitsiz pakete geçmelerini öneriyor. (Digiturk Play servisinin önerisi de aynı) OTT TV servislerin dolaylı yoldan da olsa incumbent telcolara fayda sağladığının somut bir örneği.

Yurtdışından erişim: Maalesef iki servise de Türkiye dışından erişilemiyor. Bunun arkasında yatan sebep, VOD servisleri için içerik hakları iken TV kanalları için büyük oranda teknik konular.

Platform:  Adobe Flash altyapısı kullanan TV+, Windows, Mac ve Linux platformlarında internet tarayıcı üzerinden erişilebilmektedir. Microsoft Silverlight teknolojisini kullanan Tivibu ise sadece Windows ve Mac platformları ile uyumludur. Ek olarak TV+’da henüz olmayan masaüstü uygulaması ile windows platformunda Tivibu izleyebilirsiniz. Mobil platformlarda(smartphone ve tablet) ise iki servisinde hem iOS hem de Android uygulamaları bulunmaktadır.

Son olarak TV+’a rekabet avantajı sağlayacak olan Lig TV paketinin sadece Turkcell 3G paketi üzerinden izlenebildiğini ve bunun 3G abone kazanımı için büyük bir itici güç olacağını da tekrar hatırlatalım.

Bu başlıkların dışında kıyas edilmesi gerektiğini düşündüğünüz konular varsa yorum olarak girebilirsiniz.