Turkcell TV+ vs. Tivibu Web/Cep – Part 2 – Erişebilirlik

Turkcell TV+ ve Tivibu Web/Cep karşılaştırmasının ilk bölümünde fiyat & içerik penceresinden bakmıştık. Bu bölümde ise iki servisi erişebilirlik konusunda kıyas edeceğiz.

Kimler kullanabilir :  Tivibu’yu sadece TTNET aboneleri kullanabilir. TV+ ise Superonline ve Turkcell aboneleri(sadece faturalı hat sahipleri) tarafından kullanılabilir.

Bu bağlantıya göre TTNet’in 2012 1Ç itibariyle 7 milyon abonesi var. Bu kaynağa göre Turkcell’in faturalı abone sayısı 2011 4Ç itibariyle 11.7 milyon. Superonline ise BTK raporuna göre yaklaşık 300 bin aboneye sahip. Bu noktada dikkat çekici iki nokta var.

  • TV+ dan sadece faturalı Turkcell aboneleri faydalanabiliyor. Muhtemelen faturalı abone oranını arttırmak için alınmış bir karar.
  • TTNet aboneleri haneler. Turkcell aboneleri ise bireyler. Hedef kitle sayısını hesaplarken ve segmentasyon yaparken dikkat etmek gereken bir fark.

Kota kullanımı : Tivibu Web/Cep servisini kullanan abonelerin izledikleri içerik kotalarını etkileyecektir. Turkcell TV+ uygulaması kullanınca data ücreti alınmaz. Web’den izlendiğinde ise Superonline Fiber internet abonelerinin kotasından düşmez ama servis sağlayıcıdan bağımsız tüm ADSL kullanıcılarının kotasından düşer. Kotanın kaç saatlik izleme ile ne kadar etkilendiğini teknoloji kıyaslaması yaptığımız bölümde masaya yatıracağız. Superonline doğal olarak servisi, sadece kendi sahip olduğu fiber altyapısı üzerinden ücretsiz verebiliyor ve ADSL müşterilerine limitsiz pakete geçmelerini öneriyor. (Digiturk Play servisinin önerisi de aynı) OTT TV servislerin dolaylı yoldan da olsa incumbent telcolara fayda sağladığının somut bir örneği.

Yurtdışından erişim: Maalesef iki servise de Türkiye dışından erişilemiyor. Bunun arkasında yatan sebep, VOD servisleri için içerik hakları iken TV kanalları için büyük oranda teknik konular.

Platform:  Adobe Flash altyapısı kullanan TV+, Windows, Mac ve Linux platformlarında internet tarayıcı üzerinden erişilebilmektedir. Microsoft Silverlight teknolojisini kullanan Tivibu ise sadece Windows ve Mac platformları ile uyumludur. Ek olarak TV+’da henüz olmayan masaüstü uygulaması ile windows platformunda Tivibu izleyebilirsiniz. Mobil platformlarda(smartphone ve tablet) ise iki servisinde hem iOS hem de Android uygulamaları bulunmaktadır.

Son olarak TV+’a rekabet avantajı sağlayacak olan Lig TV paketinin sadece Turkcell 3G paketi üzerinden izlenebildiğini ve bunun 3G abone kazanımı için büyük bir itici güç olacağını da tekrar hatırlatalım.

Bu başlıkların dışında kıyas edilmesi gerektiğini düşündüğünüz konular varsa yorum olarak girebilirsiniz.

 

Turkcell TV+ vs. Tivibu Web/Cep – Part 1 – Fiyat & İçerik

Turkcell, bir süredir Mobil TV servisi ile cep telefonları üzerinden TV hizmeti sunuyordu. Bugün, TV platform işletmeciliğinde büyük bir adım attı ve  Turkcell TV+ ile  yepyeni bir kullanıcı deneyimiyle TV servisini sadece cep telefonlarından değil 3 ekrandan da (web, tablet ve smartphone) erişilebilir hale getirdi.  Böylece TTNet’in Tivibu servisi ile aynı kulvara girmiş oldu.

Biz de tivilogy olarak sıcağı sıcağına bu 2 farklı değer önermesini teraziye çıkartalım istedik. Karşılaştırmayı aşağıdaki başlıklar halinde yapmak doğru olacaktır.

  • Fiyat & İçerik
  • Erişilebilirlik
  • Teknoloji
  • Kullanıcı deneyimi
  • Servis kalitesi
Genellikle uzun yazıların sonuna kadar okunmadığını ve caydırıcı olabildiğinden hareketle dizinin bu ilk bölümünde karşılaştırma kriterlerinden sadece fiyat & içerik konusunu masaya yatıralım. Ancak ondan önce olabildiğince elma-elma karşılaştırması yapabilmek için bir konunun altını çizmek gerek. Turkcell, marka stratejisi olarak  web ve mobil cihazlar(smartphone ve tablet) üzerinden sunulan servisler arasında bir ayrıma gitmeyerek tamamına Turkcell TV+ adını verirken TTNet, web TV servisine Tivibu Web, mobil cihazlar üzerinden sunulan servisine Tivibu Cep demeyi tercih etti. IPTV servisi olan Tivibu Ev’in ise henüz Turkcell TV+ teklifinde karşılığı yok. Özetle birebir karşılaştırma için „Turkcell TV+“ ile „Tivibu Web + Cep“‚ servislerini analiz etmek gerekir.

Fiyat & İçerik

Tivibu Web iki paket şeklinde sunuluyor. Tivibu Maxi (3.90 TL) ve Tivibu Maxi Plus (7.90 TL).
Tivibu Maxi Plus’a abone olunduğunda ise 3.90 TL değerindeki Tivibu Cep ücretsiz sunuluyor. Dilerseniz bu paketlere ek olarak 7 TL’ye Sinema TV paketi de satın alabilirsiniz.

Kökleri GSM operatörlerinin paketlerine dayanan komplex paketlerini insanın kafasını bulandırıyor, değil mi? Sizler için basitleştireyim. Toplamda şu seçenekleriniz var.
  • 3.90 TL’ye sadece web’den veya sadece cep/tablet’ten izleyebilirsiniz.
  • 7.90 TL’ye üç ekrandan (web, cep ve tablet) da TV izleyebilirsiniz.
  • Dilerseniz ek 7 TL ile Sinema TV’deki filmleri izleyebilirsiniz.
İki paket arasında fark ise Maxi pakette 79 canlı kanal, Maxi Plus’da 90 kanal var. Ayrıca Seç-İzle içerikleri de sırasıyla 2000 ve 4000.
TTNet’in mevcut abonelerinin çoğunluğunun Maxi pakete abone olduğunu düşünmek makul. ARPU’nun 5 TL’yi geçtiğini zannetmiyorum.
Canlı yayını durdurma, geri alma ve populer dizilere 1 hafta boyunca ulaşabilme imkanı artık standart hale gelmiş özellikler.
Turkcell TV+ teklifine baktığımızda aşağıdaki tablo karşımıza çıkıyor.

9.90 TL’lik sinema paketinin 7.90’lık Tivibu Web Maxi Plus’a benzediğini görüyoruz. Başlangıç ve Standart paketler yaygınlığı artırmak ve daha fazla abone çekmek için tasarlanmış paketler. 3.90’lık Tivibu Maxi paketin karşısında duruyorlar. İçerik konusunda fark yaratacak olan paket ise Lig TV paketi. Lig TV içeriğin sadece Turkcell 3G üzerinden sunulacak olması değerli içeriğin nasıl da kaldıraç olabildiğinin güzel bir örneği. 42 civarı canlı yayınlanan kanal sayısı 79 ve 90 kanallı Tivibu’ya göre daha zayıf bir varlık.

Resmin bütününe bakıldığında paket fiyatları açısından önemli bir fark yok. Turkcell Sinema paketini fiyatlarken belli ki Maxi Plus’ın paket fiyatı üzerine, marka algısındaki avantaja güvenerek 2 TL eklemiş. Bu karşılaştırmada birinin diğerine göre bir fiyat avantajından bahsetmek bana göre mümkün değil.
İçerik açısından kıyaslandığında ise Lig TV paketi, Tanıl’ın önceki yazısında ifade ettiği gibi  „Content is the king“ bakış açımıza göre bariz bir ayırt edici bir özellik olduğunu görüyoruz.  Canlı kanal sayısı bakımından Tivibu platformu daha üstün ancak Lig TV’nin yarattığı  farkı kapatabildiğini söylemek güç. Lig TV’nin sadece 3G üzerinden erişilebiliyor olması ancak kotadan düşmediği değerlendirildiğinde halihazırda 3G paketi olan bir Turkcell abonesi için fazladan bir 7 TL ödeyip maç izleyebiliyor olmak cazip olacaktır.
Sonraki bölümde iki servisi erişebilirlik perspektifinden değerlendiriyor olacağız.

Digiturk IQ ve Digiturk Play tanıtıldı

Digiturk, TV Anytime & Anywhere konseptli  servisleri Digiturk IQ ve Digiturk Play’in tanıtımlarını dün bir basın toplantısıyla gerçekleştirdi. Zaten bildiğiniz gibi bir süredir reklam ve tanıtım kampanyası çeşitli mecralarda devam ediyordu.

Bu servisleri tivilogy farkıyla önümüzdeki dönemde detaylı olarak inceliyor olacağız. Şimdilik kısa bir açıklama ile yetinelim.

Digiturk IQ:  Connected STB ile sunulan TV Anytime servis platformu. HD özellikli Digiturk IQ cihazı ile HD ve 3D içeriklere  uydu üzerinden erişmek mümkün. Canlı yayına ek olarak  internet üzerinden OTT servislerine (Seç İzle ,Tekrar izle, youtube, interaktif uygulamalar vb.) erişim sağlanacak. IPTV teknolojisi Tivibu Ev ile arasındaki en büyük fark, video içerikler managed bir network üzerinden değil open internet üzerinden sunuluyor olacak. Ayrıca,  stream edilen video içerikleri internet aboneliğiniz kotalı ise kotanızdan düşecek. Zaten Digiturk de kotasız internet kullanımını öneriyor.

Digiturk Play: Digiturk Play,  web, iPhone ve iPad üzerinden Digiturk içeriklerine erişim sağlayan multi-screeen servisi. Sadece evde değil, online olabildiğiniz her yerde TV izlemenize olanak sunan bu proposition ile 4 ekranda da Digiturk içeriği (özellikle Lig TV) mevcut hale gelmiş oluyor.

Konuyla ilgili haber bağlantılarına buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

 

Sosyal TV uygulamaları ve Zeebox

Son yıllarda, gelişen teknolojilerle beraber TV izleme alışkanlıklarımızın değiştiği bir dönem yaşıyoruz. Artık özellikle genç nesil (Türkiye’de 2010 itibariyle ortanca yaş 29,22, 74 milyona yaklaşan nüfusun yarısı 29 yaş altında yani), TV izlerken aynı zamanda ikincil bir ekrana daha bakıyorlar. Bu ikincil ekran pc, smartphone veya tablet olabiliyor.

Biz Türkler dizileri çok severiz. Türk izleyiciler, 2 saati aşan dizileri izlerken Twitter ve facebook üzerinden sosyallleşiyorlar. Son zamanlarda yayıncılar ve içerik üreticileri, dizi sırasında ekrana yerleştirilen  hashtag(etiket) uygulamaları  ile anlık olarak dizi hakkında yorum yapanları twitter platformunda bir araya getirmeye çalışıyor. Örneğin „Kuzey Güney“ dizisinin geçtiğimiz haftalardaki bölümlerinden birinde promote edilen #olmakuzereolsam TT(Trending Topic) olmuş.

Görüyorsunuz bir kaç sene öncesine göre TV izleyicisinin davranışları ciddi değişimlerden geçiyor. Artık, izlenen içerik hakkında ev ahalisi ile yapılan sohbetin yerini sanal bir dünyada yapılan geyik muhabbeti alıyor. TV izleme deneyimi bir devinimden geçiyor, sosyalleşiyor, zenginleşiyor ve etkileşimli hale geliyor.  İçeriğin izleyicide oluşturduğu çağrışımlar, tetiklediği meraklar ve ihtiyaçlar diğer ekranlar tarafından karşılanır durumda. Önceki bölümde ne olmuştu sorusu anında youtube’da cevaplanıyor, arkadaşlarla sohbete sanal kanepede devam ediliyor ve tüketici davranışları sayısal veriler haline getirilip, işlenerek reklamcıların hedeflenen kitleye ulaşması amaçlanıyor.

TV izleme alışkanlıklarında meydana gelen bu değişimleri adreslemek isteyen multi-screen TV uygulamaları da hızla artıyor. Bu uygulamalar smartphone ve tablet versiyonları ile TV izleme deneyimini etkileşimli, sosyal, kişiselleştirilebilir ve convenient hale getirmeye çalışıyorlar. Zeebox, Dijit, Peel, miso ve fanhattan bunlardan bazıları. Türkiye’de ise TTNet’in sosyal tivi uygulaması ve tivilog.com bu konuda öncülük ediyor. Önümüzdeki dönemde bu iki yerli Sosyal TV uygulamasını derinlemesine analiz edeceğim ancak öncesinde UK’de kısa sürede bir başarısı hikayesi haline gelmiş olan Zeebox’dan bahsetmek istiyorum. Önce, lütfen aşağıdaki videoyu izleyiniz.

Bu yakışıklı yazılım maalesef şimdilik sadece UK’den erişilebilir durumda. Dolayısıyla benim bizzat tecrübe etme şansım olmadı. Ama izlediğim promo videolar ve servis hakkında okuduklarım beni çok heyecanlandırdı. Diğer taraftan gerçek zamanlı program bilgisine ihtiyaç duyan bu tip uygulamaların lokalleşmesi gerektiği ve twitter’in yaratttığı global etkiyi yaratmasının pek de kolay olamayacağı aşikar. Projenin yaratıcısı  BBC iPlayer’ın da yaratıcısı olan teknolojist Anthony Rose.  Ekim 2011’deki lansmanından sadece 2 ay sonra BSkyB’den yatırım alan Zeebox, ücretsiz iPad, iPhone ve Android platformlarında çalışan, twitter ve facebook arkadaşlarınızın ne izlediğini gösteren, onları izlediğiniz programa davet edebileceğiniz ve chatleşebileceğiniz, gerçek zamanlı bir multi-screen uygulaması.  Zeebox, gerçek zamanlı program bilgisi ile TV izleme deneyiminize social networking perspektifiyle bambaşka bir boyut getiriyor. Zeetag ile izlediğiniz içeriğe ait contextual bilgiye kolayca ulaşmanızı sağlıyor hatta yıllardır efsane gibi anlatılan ekranda gördüğünüz ürünü satın almanıza yardımcı oluyor. Bence reklamında da dediği gibi „Zeebox could be the best thing to happen to TV, since TV“.

Smart TV sahiden ne kadar smart ?

Global TV teknolojileri alanında geçtiğimiz yılın en sıcak konularından biri Smart TV’ler oldu. Güncel bir araştırmaya göre, 2011 yılında dünya çapında üretilen TV’lerın %10.4’ü internet bağlantısı olan TV’ler oldu. 2012’de üretilen Smart TV sayısının 53 milyona, tüm TV’ler arasındaki oranın ise  %20’e çıkması bekleniyor. Parks Associates’in tahminlerine göre ise dünya çapındaki connected TV(internete bağlanabilen TV) satışları 2015 yılına kadar hızla artarak 161 milyona erişecek.

Evlerimizdeki en büyük ekranın, her geçen gün daha da büyüdüğü, inceldiği, görüntüsünün keskinleştiği, akıllandığı ve daha iyi ses çıkarttığı aşikar. Peki, Smart TV’nin „the next big thing“ olduğuna sahiden inananlar acaba kimler?   Sanki bu algı, son kullanıcı olan bizlerden çok, TV üreticileri ve iş ortakları (teknoloji medyası, parakendeciler, vs.) tarafından pompalanıyor olabilir mi? Smart TV’lerin büyüyen ekranı dışında sahiden hangi yeni özelliğinden faydalanıyoruz ? Acaba piyano siyahı şık TV’lerimizin kaçta kaçı internete bağlanmış durumda? Amerikan araştırma şirketi In-Stat tarafından yapılan güncel bir araştırmaya göre internete bağlanabilen cihazların ancak %47’si gerçekten online durumda. Türkiye’de ise, Netflix gibi bir itici gücün olmadığı düşünüldüğünde aynı oranın %20’lerin altında olduğunu düşünmek kötümserlik olmaz.

Şöyle bir soru sormak anlamlı; Smart TV alma kararını verirken internete bağlanabilme özelliği karar vermede ne kadar etkili? Yoksa yeni model bir TV alacağınız zaman internete bağlanabilme üreticilerin push ettiği ve mecruben ödemek zorunda olduğumuz bir özellik mi? Bir soru daha; Internet bağlantısı opsiyonel olsa ve %10 extra ödemeyi gerektirse kaçımız buna razı gelirdik ? Aklıma gelen aşağıdaki soruları da sıralamama izin verin:

  • Internet bağlantısını yaptığınız TV’lere, kurulu gelen uygulamalardan başka hangimiz uygulama indirdi?  Hangi uygulamaları indirdi ? (Netflix olsaydı indirirdim.)
  • Kaçımız twit attık gömülü twitter uygulaması ile  ?  ( Smartphone ve  iPad’im varken neden hantal TV kumandasını kullanayım ki? Tanıl’ın geçtiğimiz günlerdeki haber/yorumuna göz atmanızı tavsiye ederim)
  • Youtube uygulamasında arama yapmak için TV kumandası ile typing denediz mi hiç ? (Denemediyseniz hiç niyetlenmeyin, ilk telefonum Ericsson 688’de SMS  yazmak daha kolaydı.)
Smart TV’lerin, smartphone’ların yakaladığı başarıya ulaşabilmesi için aşması gereken önemli handikaplar var.  Bunlardan belki de en önemlisi interaction. Emetkar uzaktan kumandanın teknolojideki önemli gelişmelere ayak uydurabildiğini söylemek güç. Dokunmatik smartphone’larınızın usability’si ile  kıyaslandığında TV’de gidilecek çok yol var. Oyun konsollarının liderlik ettiği ses ve vucud dile ile  kontrol teknolojisinin TV’lerde yerleşmesi zaman alacak. Gerçi Samsung en yeni modellerine bu özelliği eklemeye başladı bile. TV ile etkileşimin etkinliği artıracak başka bir konu da smartphone ve tabletler için geliştirilen uygulamalar. Özellikle geleneksel TV kumandası ile kıyaslandığında typing konusunda yardımcı oluyor bu tip uygulamalar. Handikapların bir diğeri de Smart TV piyasasının fragment oluşu. Pazar paylarına bakıldığında, servislerin, teknolojilerin ve deneyimlerin aynılaştırılmasının ne kadar zor olduğu gözüküyor. Bunun doğal sonucu da devinimin yavaşlaması oluyor.
Mobil dünyada iOS ve Android işletim sistemlerine yakınsamış olan ekosistem Smart TV dünyasında daha komplex ve çok oyunculu. Bakalım önümüzdeki yıllarda, Android işletim sisteminin smartphone’lardaki giderek yerleşen dominant pozisyonu, Google TV ile TV endüstrisinde de devam edecek mi?