The world as seen by Boynudelik

Son zamanlarda giderek artan bir sıklıkla ve büyük bir zevkle ziyaret ettiğim bir site var; www.500px.com.

Basitçe bir fotoğraf paylaşım sitesi ama tasarımı ve sadeliği ile diğerlerinden ayrışıyor. Ayrıca iPad uygulaması da çok başarılı.  Ben de en beğendiğim fotoğraflarımıhttp://500px.com/boynudelik adresinde bir araya getirdim.

Hoşunuza gideceğini ümit ediyorum.

Işığınız bol olsun!

 

Afrika savanasında yaşamın tek bir amacı var: Hayatta kalmak!

Uzun bir aradan sonra geri döndüm. Son zamanlarda TV eksenli yazılarıma www.tivilogy.com adresinde düzenli olarak devam ediyorum. Burayı ise daha çok özel paylaşımlar için kullanmak niyetindeyim. Bu özel paylaşımlarından biri de Kenya’da safaride geçen bir haftanın sonunda ortaya çıkan aşağıdaki video.

Safari sırasında gerçekten doğru  fotoğraflar çektiğime, seyahatlerim bölümünde gördüğünüz önceki fotoğraflarıma göre kendimi geliştirdiğime inanıyorum. Çekimlerin çoğunluğunda 55-250mm lensimi kullandım. Binlerce fotoğraf arasından zorlukla yaptığım eleme sonunda video’da gördüğünüz fotoğraflara yer vermeyi uygun buldum. Bu fotoğrafların Kenya’da yaşadıklarımızın bir özeti olabileceğini düşünüyorum. Bu sefer bir değişiklik yapıp fotoğraflarımın makul fiyatlara satmayı planlıyorum. Fotoğraflarımın tamamı 4752 x 3168 pikselin üzerinde, çoğunluğu da RAW formatta. İlginizi çekerse bana uygarboynudelik@gmail.com üzerinden ulaşabilirsiniz. Aslında bu benim için bir test olacak. „İkinci bir meslek olarak fotoğrafçılık“ın neresinden tutabileceğimi test edeceğim.

Nairobi, Amboseli National Park, Lake Naivasha, Lake Nakuru ve Masai Mara’da geçen 1 hafta sonunda farklı bir dünya görüşüyle döndüm İstanbul’a.  Saatlerce süren kara yolculuklarında gördüğüm genel sefalet manzarısını daha önce başka bir yerde gördüğümü hatırlamıyorum. Karşılaştırma yapabilmeniz için şu bilgi yeterli olacaktır. Dünya bankasının bu bağlantıda görebileceğiniz verilerine göre 2011 itibariyle kişi başı gelir Türkiye’de 10.498 USD iken, Kenya’da 808 USD. Sefaletten başka tesirinde kaldığım başka bir konuda Masai kabilesinin ilkellik seviyesi idi. Ziyaret ettiğimiz 20 hanelik Masai köyünde sanki zaman yüzlerce yıl önce durmuş gibiydi. Elektiriğin elbette olmadığı köyde, büyük bir doğa mücadelesi veriliyor. Masai köylüleri hayvanlarla koyun koyuna yaşıyor dersem abartmış olmam. Her tarafta hayvan pisliği ve doğal sonucu olarak sayısız sinek var. Daha da ilginç olanı bu sinekler insanlarla yekpare yaşıyor. Sinek kovalamaktan fotoğraf çekmekte zorlandığım köyde, çocuklar sineklerden pek de rahatsız olmuşa benzemiyorlar. Ağzının kenarına, göz çukurlarına ve açıktaki tenlerine konmuş sineklerle araları iyi gibi, kovmaya tenezzül daha etmiyor, arkadaş (!) gibiler. Çakmak , kibrit olmadan ateş yakmanın günlük işten sayıldığı köyde evlerde pencere yok. İki göz, zifiri karanlık evlerde kucak kucağa, hayvanlarla beraber yaşıyorlar. Temel besin kaynakları hayvanları, aslan, çita ve sırtlanlara yem olmasın diye hayvan barınaklarını, ahırlarını çalı çırpı ile sürekli olarak güçlendirmek, sıklaştırmak zorundalar. En çarpıcısı da bir erkek çocuğun erkek sayılması, saygı görmesi için öncelikle bir aslanı öldürmesi gerekiyormuş.

Özetle, Kenya’ya giderseniz orada şimdiye kadar gördüklerinizden bambaşka bir yaşam tarzı sizi karşılayacak. Vahşi hayvanları yaşam alanlarında, en doğal, vahşi ve acımasız hallerinde görmek, inanılmaz bir deneyim.

Afrika savanasında yaşamın tek bir amacı var: Hayatta kalmak!

tivilogy.com

Sevgili okurlarım,

Blogumu takip edenler bilirler, 2009 yılından beri ağırlıklı olarak TV teknolojileri ekseninde yazılar yazmaktaydım. Bu yazılarıma ek olarak iş dünyası ve iç dünyama ait yazıları da zaman zaman paylaşmaktaydım.

Bu yazımda ise sizlere önemli bir haber vermek istiyorum. Bundan böyle TV ile ilgili yazılarıma tivilogy.com adresinden devam edeceğim. Benimle beraber 2 değerli arkadaşımın da katılımıyla tivilogy.com’u kurduk. Hatta TV üzerine yazdığım yazılardan favorilerimi oraya  taşıdım. Önümüzdeki günlerde bu sayfamdaki paylaşımlarımın doğal olarak seyreleceğini haber vermek istedim. Yine de seyahatlerimi ve TV dışındaki konulardaki görüşlerimi bu sayfalardan paylaşmaya devam edeceğim.

„tivilogy.com’da kimler, hangi konular üzerinde yazıyor?“ sorusunun cevabına bu bağlantıdan erişebilirsiniz.

kalın sağlıcakla…

QoE(Quality of Experience) [4 ekranda]

QoE (Quality of Experience) son yıllarda sık duymaya başladığımız bir kavram. „Deneyim kalitesi“ şeklindeki birebir Türkçe çevirisinden de anlaşılabileceği gibi herhangi bir hizmeti (çağrı merkezi, internet bankacılığı, TV hizmeti, cep telefonu vs.) kullanırken müşterinin yaşadığı deneyimin ölçüsü anlamına geliyor. Hizmet sağlayıcılar ve üreticiler (bankalar, telcolar, hastaneler, telefon/TV üreticileri, işletim sistemi geliştiriciler vs.) yaşattıkları QoE oranında rekabet avantajı elde ediyorlar.

„QoE(Quality of Experience) [4 ekranda]“ weiterlesen

Connected Home [DLNA]

DLNA (Digital Living Network Alliance), evinizdeki sayısal resim, video ve müzik içeriğini PC, tablet, akıllı telefon, Smart TV, modem, Set-Top-Box ve benzeri elektronik cihazlar arasında paylaştırmak için kullanılan bir teknoloji.
Kullanım şekilleri arasında bilgisayarınızdaki videoyu TV’nizde izlemek, cep telefonunuzda çektiğiniz resmi TV’ye aktarmak, PC’nizdeki şarkıları cep telefonundan dinlemek sayılabilir.

Ben bir süredir giderek artan şekilde DLNA teknolojisini evde kullanıyorum. Ev ağımda 4 cihaz var. Notebook, LE40C650 Samsung TV, Android telefonum ve iPad. TV kablolu, diğer cihazlar ise kablosuz olarak modeme bağlı.

„Connected Home [DLNA]“ weiterlesen

OTT TV Kapanış ve Değerlendirme – Part 4/4

Son dönemlerin popüler konusu hakkındaki 4. ve son yazımda, OTT TV’nin yakın gelecekte hayatımıza ne kadar dahil olacağı hakkında tahmin yürütüp, Türkiye’deki duruma bakacağız.

1. bölümde OTT TV teknolojisine giriş yapmış, 2.bölümde halihazırdaki servislerinden bahsetmiş, 3.bölümde ise pazardaki donanımlardan bahsetmiştim.

Yakın gelecekte TV’nin internet üzerinden taşınacağı, uydu ve kablo üzerinden taşınan video’nun ömrünün çok da uzun olmadığı sektörün geneli tarafından kabul edilen bir tahmin. Ancak bugün, bu dönüşümün önünde, internet bağlantısı olmayan evler, zayıf internet altyapısı, henüz oturmamış iş modelleri ve uçsuz bucaksız online video arasında seçim yapmayı kolaylaştıracak tavsiye motorlarının eksikliği gibi engeller var.

„OTT TV Kapanış ve Değerlendirme – Part 4/4“ weiterlesen

OTT TV Connected Cihazlar – Part 3/4

Önceki bölümlerde OTT TV kavramına giriş yapmış ve başlıca OTT TV servislerinden bahsetmiştim.

Bu bölümde ise OTT TV izlemek için kullanılabilecek connected (internet erişimi olan) cihazlardan bahsedeceğim. Bu cihazların ortak özelliği perakende satışlarının olması. Diğer bir ifade ile Pay-TV operatörlerinden bağımsız olarak da temin edilebiliyor olması. (Tabii ki operatörler de abonelerine sağlayabilir) Bu cihazların diğer bir ortak özelliği, bu cihazları kullanarak ulaşabileceğiniz neredeyse sınırsız içeriği HDMI kablo ile evinizdeki en büyük ekranda, TV ekranında izlemenize olanak sağlamaları.

OTT TV servisini almanızı sağlayacak donanımları 5 gruba ayırabiliriz :

„OTT TV Connected Cihazlar – Part 3/4“ weiterlesen