Birkaç duyuru ve genel bir degerlendirme

2019 yili bu blogun 10. yili olacak! Ilk yazimin yayinlandigi Eylul 2009 uzerinden neredeyse 10 yil gecti, dile kolay.

Bu sure zarfında birçok farkli sirkette calistim. Evlendim, 1 kızım, 1 oğlum oldu. Sektörel olarak Once SD -> HD donusumunu, hatta sonra HD -> 4K Ultra HD dosunumunu yaşadık. Turkiye’deki TV sektoru maalesef büyümek yerine yerinde saydı, hatta kuculdu. Digiturk güç bela satildi, son donemde statükocu bir yol izliyorlar, D-Smart neredeyse dondu kaldi. Kablo TV bir kamu kurulusu olarak bir turlu büyüme atağı yapamadı. TV sektörüne yeni giren telco’lardan Turk Telekom’un Tivibu’su birçok stratejik hata sonucunda guclu bir TV teklifi olmaktan ziyade mobil müşteri kazanımı icin kullanilan bir „araç“ haline geldi. Milenicom’un baslarda heyecan yaratan TV servisi Dopingbox’in ömrü kısa oldu. Sektöre sonradan giren Filbox saman alevi gibi parladı , sonra sondu, yakin zamanda da tamamen kapilarini kapattı. 3. buyuk mobil operator Vodafone’un uzun sure TV servisi cikartacagi söylendi ama o cephede de hiç ses soluk cikmadi, bu saatten sonra da cikacaga benzemiyor. Dijital karasal donusum bir turlu tamamlanamadı, yakin zamanda bir gelişme olacak gibi de degil zaten. (Sahiden dünyada halen analog karasal yayın yapan nadir ülkelerden biri olabiliriz.) Bana kalırsa bu oyuncular arasında basarili denebilecek durumda olan nadir orneklerden bir tanesi Turkcell’in TV+ servisi oldu. Neredeyse son 6 yildir o isin icinde yer aldigim icin tarafsiz olamiyor olabilirim 🙂 Hem Sagemcom ile geliştirdiğimiz YouTube TV erişimi de saglayan kullanıcı deneyimi yüksek 4K Ultra HD set-top-box hem de mobil datası icinde TV+ Android, iOS ve Apple TV uygulamaları ile genel olarak bir memnuniyet seviyesini yakalamayı başardı. IP baglantisi da olan Hibrit bir uydu alicisi ve herhangi bir internet altyapısında da calisabilen bir OTT Box benim icimde kalan, „keske“ hayata geçirebilseydik dedigim isler oldu. Bu isler gerek feasibility’si tutmadigi icin gerekse o donemde halen yururlukte olan AKK uygulaması nedeniyle ust yönetimden onay alamadigimiz isler oldu. Bunlarin disinda Netflix, PuhuTV, BluTV gibi yeni ve populer OTT servisleri de sektöre girdiler ama surdurulebilir bir büyüme yakaladiklarini söylemek güç, daha çok yeni iceriklerin duyurulması ile iliskili anlık ivmeler yakalayabiliyorlar.

Goruldugu gibi bu blogda yazmaya basladigimdan beri geride kalan neredeyse 10 yillik zamanda odemeli-TV (pay-TV) sektöründe yasanan gelişmelere bakildiginda pek de ic acici bir donem geride kalmadı. Bunun arkasında yatan sebepleri analiz etmek istersek bambaşka bir blog yazısı olur ama burada kısaca 3 temel konuya değinmek isterim:

  • Turk futbolunun azalan, kötülesen marka degeri, futbola ilginin giderek azalması : 3 Temmuz sureci, futbola siyasetin bulaşması, kluplerin ekonomik sikintilari vs. Dunyanin her yerinde pay-TV sektorunun lokomotifi futboldur, futbola ilgi ile sektörün dinamikleri arasında pozitif korelasyon vardır.
  • Turk parasinin deger kaybı, hanehalkinin alim gucunun artmaması: TV teknolojileri doviz ile ithal edildigi icin ve abonelik ücretlerine dovizdeki deger artısı kadar zam yapilamadigi icin yıllar geçtikçe operatörler ucuz ve kalitesiz donanım ve yazılım cozumleri tercih edilmek zorunda kaldı, bu da müşteri memnuniyetsizliği, abonelik iptalleri olarak geri dondu)
  • Ozellikle sektore ilk giren olan Digiturk ve sonrasinda D-Smart’in yaptigi musterilerini degersizlestiren, onlari kaba tabirle yolunacak kaz olarak gören hatalı yaklasimlari: Sadece birkaç ornek vermek gerekirse Digiturk’un iptal süreçlerini zorlastirmasi, aboneye gore fiyatlandırma politikasi, yagmur yagdiginda kesilen yayin, D-Smart’in baslangicta ucretsiz olacagini soyledigi kanallar icin sonradan para istemesi vs. Sektore sonradan katılanlar da maalesef büyük oranda benzer hataları yaptilar.

Uzun lafın kısası, benim kisisel olara tutku ile bağlı oldugum, okuyup araştırmaktan zevk aldigim TV teknolojileri ile ilgili icinde bulunduğumuz sektör 2010 yıllarda altın cagini yasadi diyemeyiz. Zaten son yıllarda yeni gelen OTT oyuncuları ile pazar çok daha fragmante oldu ve yakin zamanda da konsolide olabileceğini söylemek güç. Diğer bir ifade ile sektorun onumuzdeki yıllarda daha iyiye gideceğini, yeni yatırımlar yapilacagini, yeni is imkanlari doguracagini hayal etmekte zorlaniyorum.

Bunlari soyledikten sonra baska bir not daha paylasmak istiyorum. Bu blogdan baska gorece duzenli olarak yazilar yazdigim 2 farkli platformum daha vardi. Bunlardan bir tanesi www.turkishtvmarket.info idi. Burasi basitce Turkiye’de TV tekno ve pay-TV dunyasinda olup bitenleri Ingilizce olarak yazdigim 5 yasinda bir blog idi. Artik Almanya’da yasadigim ve Turkiye pazarini takip edemeyecegim icin bu blogu canli tutamayacaktim, bu sebeple kapatmaya karar verdim ve oradaki yazilarimi da bu ortama tasidim, dileyenler bu baglantidan turkishtvmarket.info’daki yazilarimin arsivine ulasabilirler.

Bu yil bolca zaman ve enerji harcadigim blog sayfam ise www.productowner.info oldu. Turkcell’de yasanan cevik donusum surecinin bir parcasi olarak yeni kurulan Scrum takiminda almis oldugum Product Owner rolu ile ilgili yazilar yazdigim bu blogumdaki icerikleri de buraya tasidim ve orayi da kapattim. Buradan www.productowner.info arsivine ulasabilirsiniz.

Uzun lafin kisasi 3 tane farkli blog yerine 2019 itibariyle tek adresten (www.uygarboynudelik.com) seslenmeye devam edecegim. Oyle zannediyorum ki TV sektorune odaklanmis olan gecmisteki yazilarimin biraz daha disina cikip Almanya’da calisma hayati, entegrasyon konulari, Avrupa/Almanya’da dijital servisler ve daha kisisel konular hakkinda paylasim yapabilirim, belki de diger mesguliyetlerden dolayi artik cok daha nadir yazabilirim, bilemiyorum. Ama suna eminim ki bu blog benim tek yazma ortamim oldugu icin kapilarini acik tutmaya devam edecek.

Herkese harika bir 2019 diliyorum! Umarim saglikli, huzurlu, neseli, hedeflerimize ulasacagimiz, guzel hatirlayacagimiz bir yil olur.

Istanbul, 30 Aralik 2018

 

Schreiben Sie einen Kommentar

Ihre E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.