Bir Hayal Kırıklığı Hikayesi: House of Cards 5. sezon

House of Cards dizisi Netflix’in ilk original prodüksiyonu. Yani Warner Bros gibi bir film stüdyosuymuş gibi Netflix House of Cards dizisinin finansmanı sağlayarak bugünlerde Türkiye’de Fi, Masum gibi örneklerini gördüğümüz akımı başlatmıştı. Buraya kadar herşey normal. HOC dizinin merakla beklenen 5.sezonu dün itibariyle Netflix’ten stream edilmeye başlandı.

Gelgelelim maalesef Türkiye, İtalya, Almanya, İspanya gibi birkaç ülke ile birlikte istisnai olarak bu kapsamda değil. HOC, 5 sezon bölümlerine Netflix Türkiye’den erişmek mümkün değil. Dizinin yeni bölümlerini sabırsızlıkla beklenen, benim de dahil olduğum izleyici kitlesi bu durumu doğal olarak büyük tepki ile karşıladı. Ben bu iletişim kazasını iki başlıkta yorumlamak istedim.

Neden böyle oldu:

Kestirme cevabı yayın hakları. Daha detaylı açıklaması ise şu Netflix global genişleme ile ilgili planı henüz daha ham halde iken HOC yayın haklarını Digiturk’e satmış ve anlaşılan o ki henüz o sözleşmesinin süresi dolmadı. Şubat 2016’da bu konuda bir yazı yazmıştım. O dönemde de aynı şimdi olduğu gibi HOC bölümleri Digiturk’te olup Netflix’te mevcut değildi, sebebini Netflix Temsilcisine sorduğumda şu cevabı almıştım:

Netflix George

Because we wasn’t in Turkey in 2013 we sold the distribution rights of our biggest title ” House of cards” to some Television networks so we can show you our “product” we’re just waiting this rights to expire so we can give you our best series, there’s a possibility that in March 4 you will be able to stream season 4.

Zaten Netflix de önceki gün benzer açıklamayı Netflix Türkiye hesabından dizi karakterlerinden “Doug” un yer aldığı bir video ile paylaştı.

Ancak bu durum bizler için her ne kadar Netflix’e sempati duyuyor olsak da pek de kabul edilebilir bir durum değil. Geçtiğimiz sene de aynısı yaşanmışken geride kalan 1 senede bu konuda Digiturk ile yapılan anlaşmanın yenilenmesi/iptal edilmesi beklenirdi.

Nasıl yönetilebilirdi?

Netflix’in sosyal medya ajansı sahiden çok yaratıcı, özgün ve samimi bir dil kullanıyor. Bu minik krizde de benzer bir dil ile yönetmeye çalıştılar. Bir örneğini aşağıda görebilirsiniz. Netflix abonelerinin temel rahatsızlığı ise dizinin yayınlanamayacağına dair bilgilendirmenin son ana kadar yapılmamış olması, diğer bir ifade ile şeffaf bir süreç yürütülmemiş olması oldu. Bana kalırsa yapılması gereken son güne kadar beklemek yerine (öyle zannediyorum ki son güne kadar Digiturk ile bir mutabakata varmayı umdular.) birkaç hafta öncesinden bu konudaki riski dile getirmeleri yerinde olurdu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir