‘Cord-Cutting’ efsanesi bitiyor mu?

Blogumda 4 yili askin suredir yaziyorum. Bu sure zarfinda en cok aldigim elestiri ingilizce ifadeleri gereginden fazla kullanmak oldu. Dogrusu bu konuda yapilan elestirileri de hakli buluyorum. Biliyorum mazeret degil ama Turkce metinlerde Ingilizce ifadeler kullaniyor olmamin temel sebebi bazi teknolojik kavramlarin tam Turkce karsiliginin olmamasi. Ancak yine de bir buyugumun onerisi uzerine aslinda TDK’nin yapmasi gereken bir ise soyunacak ve uzmanlik alanim olan “TV teknolojileri” konusunda bir mini-sozluk olusturacagim. Bu calismam olgunlastikca yakinda bu sayfalarda goreceksiniz.

Biraz fazlaca uzun bu girizgahtan sonra yazinin konusuna donelim. Bu girizgahi yapmamin sebebi yazinin basligindaki “Cord-Cutting” ifadesi. Bu ifadenin Turkce karsiligi hemen hemen “Kablo kesmek/Kablonun kesilmesi”. Burada bahsedilen kablo Turkiye’de cok da yaygin olmamasina ragmen Amerika’da yayginligi oldukca fazla olan Kablo TV. Cord-Cutting, Cord-Cutter kavramlari Amerika’da son birkac yildan beri cok sik kullaniliyor. Temel olarak ifade edilen Netflix’in basi cektigi OTT servislerinin kullaniminin artmasi ile birlikte, artik eskisi gibi vazgecilmez olmayan KabloTV servisinin abone sayisinin azalmasi.

0920131-571x240

Son birkac yildir cok fazla yazilip cizilen baska bir konu da OTT servislerinin Digiturk, Comcast vb. dijital platform isine buyuk yatirimlar yapan odemeli-TV operatorlerinin gelirlerini, buyumelerini tehdit eder hale gelmis olmasi, abonelik iptallerini arttirmis olmasi. Daha da basit bir ifade ile internet uzerinden cogunlugu ucretsiz olarak sunulan zengin video iceriklerine erisebilen tuketicilerin platform aboneliklerini iptal ettirecekleri. (Bambaska dinamiklerin calistigi Turkiye’de OTT servislerinin buyuk oyuncular uzerindeki etkileri ihmal edilebilir seviyede oldu) Ozellikle yabanci kaynaklarda operatorlerin OTT servislerine gore kendilerini nasil konumlamalari gerektigi, OTT servislerini kucaklamali mi yoksa onlar karsi kendini savunmali mi gibi sayisiz makale okudum. Ancak artik anlasilan o ki bu tip makalelerin omru bitmek uzere. Son donemde Netflix cephesinde yeni ve temelleri sarsici bir strateji gozleniyor. Simdiye kadar operatorler OTT servislerini kucaklamali, tekliflerini onlarin da katkisiyla daha da guclendirmeli diyen analistleri dogrular bir stratejik hamle bu. Ilk olarak bir sure once Ingiltere’de Virgin Media ile baslayan isbirligi ile Netflix servisi Tivo cihazlarini kullanan Virgin Media abonelerine sunulmaya basladi. Bu, iki tarafin da karsilikli olarak bir kazan-kazan modeline niyetlenmis oldugu anlamina geliyor. Eylul’de aciklanan bu gelismenin uzerinden birkac hafta gecmisti ki bomba haberler arka arkaya geldi. Isvec Com Hem operatoru yeni duyuracagi TiVo cihazlar uzerinden Netflix’e erisilebilecegini duyurdu. Birkac gun once ise Danimarkali fiber operatoru Waoo! STB’lari uzerinden Netflix’e erisilebilecegini duyurdu. (Waoo! tarafinin iki onemli noktasi var. Birincisi oncekilerden farkli olarak kullanilan STB TiVo degil, ikincisi ise STB saglayici hepimizin yakindan tanidigi bir firma: AirTies) Netflix’in Avrupa’da faaliyette oldugu pazarlarda buna benzer isbirliklerinin onumuzdeki aylarda artmasi hic kimseyi sasirtmamali.

Avrupa pazarindaki bu uzun yillardan beri suregelen Cord-cutter muhabbetlerine nokta degilse de virgul koyan bu gelismelerin benzerleri Netflix’in anavataninda da yasaniyor. Asikar olan haberlere gore Netflix Amerika’da da benzer anlasmalar pesinde. Comcast ve Suddenlink ile devam eden pazarliklarin nasil sonuclanacagi bilinmez ama ongurulebilir bir konu varsa o da artik Pay-TV operatorlerin OTT servislerini bir tehdit olarak gormekten vazgecip, sinerji yaratarak  iki taraf icinde karli bir birliktelik saglamak icin yontemler aradigi, musterilerin cuzdanlarindan aldiklari payi arttirmanin pesinde oldugu. Reed Hestings’in ongurulerinin kendini dogrulayacagi bir gelecege dogru yuruyoruz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir