‘Muhteşem Yüzyıl’, ‘House of Cards’ e karşı

 

OTT servisleri içerik konusunda ne kadar ileri gidebilir ?

Yaklaşık 2 hafta önce Netflix Amerika başrolünde Kevin Spacey’nin oynadığı “House of Cards” dizisini yayınlamaya başladı. Bu dizinin ayırtedici tarafı sadece Netflix’ten izlenebiliyor olması ve 13 bölümlük ilk sezonun tamamının birden stream edilmeye başlanmış olması. Ingilizce ifadesiyle “binge watching” son zamanda hızla büyüyen bir tüketim şekli. İzleyiciler izlemeye karar verdikleri dizinin birkaç bölümünün yayınlanmasını bekleyip hepsini birden izliyorlar. Zaman yönetimindeki zorluklar ve aşırı tüketim alışkanlıklarının bir uzantısı olarak düşünülebilir. Netflix de izleyicilerini bütün sezonu bir anda yayına koyarak sevindirdi. Digiturk de 23 Şubat itibariyle “House of Cards” dizisini Dizimax’te yayınlamaya başlayacak.

Madolyonun diğer yüzüne baktığımızda şu sorular akla geliyor;

  • Netflix neden böyle bir yatırım yapmış olabilir ?
  • Netflix bu iddaalı içeriğe ödediği parayı kaç net abone kazanımı ile çıkartabilir? (Bir episode 3 milyon $ mış ! Abone başına gelir 8$)
  • 1. sezona ait tüm bölümleri birden yayına vermek ile ne amaçlanmış olabilir.
  • Ancak limitli reklam alan bir OTT-TV modelinde değerli içeriğin finansmanını hangi oyuncular hangi modelle karşılayabilir ?

 

Sizleri bu sorular üzerine kafa patlatmaya davet ediyoruz.

Tahminimiz şudur ki, oyunun kurallarında meydana gelen bu değişiklik dalgasının birkaç yıl içinde bizim sularımıza vurması beklenebilir.

Sizce bizdeki büyük OTT oyuncularından birinin önümüzdeki senelerde en çok izlenen dizilerden birinin veya yepyeni bir dizinin exclusive yayın haklarını alması ihtimali nedir ? Hangi modelde makul ve anlamlı, daha da önemlisi sürdürülebilir olabilir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir