İstanbullu’nun kabusu: Trafik – 1

İstanbul’a yolu düşen her canlı bir gün trafiği tadacaktır.

İstanbul’da yaşayan insanların tamamının şikayetçi olduğu bir olgudur trafik. Eminim ki bu yazıyı okuyan herkes hayatınında en az bir defa trafik sorunu nasıl çözülür diye düşünmüştür. İki bölümlük yazı dizimin bu bölümünde mevcut durumu özetleyeceğim. Önümüzdeki hafta ise çeşitli mecralarda paylaşılan, sağdan soldan duyduğum çözüm önerilerini, kendi düşüncelerimi, yurtdışındaki örnekleri masaya koyup, “İstanbul’un trafik derdine nasıl çare bulunur?” konusunda beyin cimnastiği yapılmasına vesile olursam ne mutlu!

Gelin beraber zamanda hızlıca bir yolculuk yapalım, İstanbul megaköyünde ulaşım konusunda neler yaşandı, büyüklerimiz nasıl çözümler(!) ürettiler, hızlaca bir göz atalım.

  • Boğaziçi köprüsü: İstanbul’un incisi, güzeller güzeli 1. köprü Cumhuriyet’in ilanının 50. yıldönümünde 29 Ekim 1973 yılında açılmış. Günlük taşıt geçişi 200.000 civarında. Geçen seneki Avrasya maratonunda rezonans’a girdi, bu seneki katılımı merak ediyorum.
  • Fatih Sultan Mehmet Köprüsü: 2. Köprü olarak da bilinir. Bakmışlar ki Boğaziçi köprüsü yetersiz kalmaya başlamış, 1988′de inşaatını Japonların yaptığı, TEM’e bağlanan Fatih köprüsünü açmışlar. Tırlar, ağır taşıtlar ancak bu köprüyü kullanabilirler, günün belli saatlerinde.
  • Aksaray-Otogar-Havaalanı Hafif Metro: 1989 yılından beri yolcu taşıyan hatta, bugün günlük taşınan yolcu sayısı 220.000′e ulaşmış durumda.
  • Metro: Yapımına ancak 1992′de başlanan ve 2000 yılında Taksim ve 4.Levent arasında faaliyete geçen İstanbul metrosu bugün kuzeyde Darüşşafaka, güneyde Şişhane arasında uzanan 11 duraklık bir çözüm. Londra metrosunun 2008 yılında 100.yılını kutladığını hatırlatayım.
  • Akbil: Toplu taşım araçlarında bilet yerine kullanılan Akbil (Akillı Bilet) 2000 yılından beri hayatımızda. Cüzdanlarda, ceplerimizde pot yapan manyetik şey. Aktarmalarda %50 indirimli. Akbil dolumu eskiden ilgili personel tarafından yapılırken artık birçok yerdeki kiosklarda isteyen kendisi doldurabiliyor. Yerini temassız elektronik karta bırakmaya hazırlanıyor. ”Lütfen Akbilinizi Dokundurunuz!”
  • Kadiköy-Moda tramvayı: 2003 yılında hizmete giren tramvay Kadiköy ve Moda arasında ring seferi yapmaktadır. 10 istasyonluk bağlantı yolculuk biraz uzun sürüyor olsa da ne kadar süreceğini önceden bilebiliyor olmak ve araba trafiğinden bağımsız olması olumlu tarafıdır.
  • İBB Trafik: Şükela bir hizmet. İstanbul genelinde 100′lerce noktadaki yol durumunu gerçek zamanlı olarak gözlemleminizi sağlayacak bir servistir. Hangi köprüyü kullanacağınıza karar vermek için, E5 mi TEM mi seçimleri için çok işe yarar. Cep telefonu uygulaması İBBCepTrafik, proaktif bir şekilde güzergah planınızı oluşturmada etkin kullanılabilir, trafikte saatlerce sıkışıp kalmanızı engelleyebilir. Bir dahaki sefere E5,TEM veya ana arterlerde giderken yol kenarındaki kulelere dikkat edin. Birisi yolu gözetliyor.
  • Füniküler: 2006 yılında açılan, telaffuzu zor bu raylı ulaşım çözümü Taksim’i Kabataş’a bağlarak İstanbul metrosu ile Kabataş-Zeytinburnu tramvay hattının entegrasyonu sağlanmış oldu.
  • Metrobüs: 2007′de ilk olarak Topkapı-Avcılar arasında çalışmaya başlayan metrobüs sistemi 2008′de Zincirlikuyu’ya,2009′da Anadolu yakasında Söğütlüçeşme’ye bağlandı. Avcılar-Söğütlüçeşme hattında yolculuk 63 dakikaya inmiş oldu.Geçtiğimiz günlerde Avcılar-Beylükdüzü bağlantısı için temel atıldı. Metrobüs olarak kullanılmak üzere milyon dolarlar ödenerek alınan araçların yokuş çıkamaması, kapılarının ters tarafta oluşu uzun süre gündemi meşgul etti. 30 saniyelik sefer aralığına rağmen özellikle sabah ve akşam iş saatlerinde balık istifi durumda yolculuk yapılıyor. İlk duraklarda metrobüs yanaşıp da kapısı açılınca insanların birbirini ezerek boş koltuklara oturmaya çalışması trajikomik. İstanbullu’nun ruhuna sinen rekabet anlayışını su yüzüne çıkartıyor.
  • OGS/KGS (Otomatik/Kartlı Geçiş Sistemi): 2008 yılından itibaren köprüdeki gişeler kaldırıldı ve nakit geçiş yerini KGS/OGS geçişlerine bıraktı. 2008′den önce gişelerde durup, gişedeki görevli ile para alışverişi yaptığımızı eminim hepiniz hatırlıyorsunuz, OGS sahipleri durmadan geçebiliyor artık. Köprü ücreti Avrupa’dan Anadolu’ya geçerken kesilir. Anadolu’dan İstanbul’a geliş bedava, memleketine dönmek istersen parasını keserler. Aslında tersi olmalı, tersine göç teşvik edilmeli.
  • Kağıthane-Piyalepaşa Tüneli: 2010 yılında açılan tünel Kağıthane civarından başlayarak Kasımpaşa-Piyalepaşa semtinde son bulmaktadır. Tünel, trafiğin yoğun olduğu saatlerde dahi bağladığı noktalar arasında rahat ulaşımı mümkün hale getirmiştir.

  • Üçüncü Köprü: Poyrazköy-Garipçe arasına inşa edilecek ve 5 yıl içinde tamamlanacakmış. Adı henüz meçhul, çok da önemli değil. Nasılsa herkes 3.köprü diyecek. Bakalım köprü sayısı kaça kadar gidecek? 3. köprünün yerini önceden bilenler 7 haneli servet sahibi olmuş olabilir mi?
  • Marmaray: Temelleri 2004 yılında atılan ve yapımı devam eden iki yakayı boğazın altından birleştirecek büyük bir projedir. İstanbul’daki kemikleşmiş ulaşım sıkıntısına uzun vadeli bir çözüm getirebilir. Tamamlandığında Halkalı-Yenikapı ve Gebze-Harem arasını bağlayan 76 km.lik bir hat olması planlanmaktadır. Proje kapsamında yapılan kazılarda 4.yüzyılda şehrin en büyük limanı olan Theodosius limanı gün yüzüne çıktığı için uzun süre proje durdu. Sanırım, 2015 yılından önce açılmasını beklemek gerçekçi olmaz.
  • Entegrasyon: İstanbul geneline dağılmış birçok ulaşım çözümünün birbiri ile entegre olması aktarım kolaylığı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla atılan adımlardan birisi de Metro duraklarının yakınına İspark’ın açtığı otoparklardır. Meşru değnekçi olarak da algılanan İspark’in metro yakınındaki otoparkları ile hedeflenen, insanların otoparklara arabalarını bırakıp metroyu kullanmasıdır. Maslak, Beşiktaş, Mecidiyeköy üçgeni entegrasyon zincirindeki en büyük eksikliğin Barboros bulvarından denize inen bir raylı sistemin eksikliği olduğu aşikar. Şu anda Metrobüs, metro, füniküler, Zeytinburnu tramvayı entegre durumda ama bu ağın Beşiktaş iskelesine bağlanması gerekiyor. Karadaki ulaşım seçeneklerinin ne yapılırsa yapılsın yetersiz olduğu bir gerçek. Trafik sıkışıklığının da en fazla iki yaka arasındaki ulaşım konusunda yaşandığı göz önüne alınırsa denizi çok daha fazla kullanmak gerekiyor. IDO , Büyükşehir belediyesi tarafından 1987 yılında kurulmuş. Özelllikle 2000′li yıllarda hızla büyüdü. Bugünlerde özelleştirilmesi konuşuluyor. Kadiköy, Üsküdar, Beşiktaş, Kabataş, Eminönü, Bostancı, Bakirköy arasında karşılıklı devam eden deniz seferleri mevcut. Ancak bahsi geçen iskelelerden, şehrin görece denizden uzaktaki bölgelerine erişim konusunda halen yapılması gerekenler var.
Detayla bahsedemediğim taksiler, dolmuşlar, İETT otobüsleri, Halk otobüsleri, Deniz Taksi, hafif raylı sistemler, trenler, Maçka teleferiği gibi daha birçok taşıt ve sistem İstanbulluları taşımaya çalışıyor.

İstanbul’a yolu düşen her canlı bir gün trafiği tadacaktır.

Bu yazı Uygar Boynudelik tarafından yazılmış olup ilk olarak comTalks’ta yayınlanmıştır.

Ein Gedanke zu „İstanbullu’nun kabusu: Trafik – 1“

Schreiben Sie einen Kommentar

Ihre E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahren Sie mehr darüber, wie Ihre Kommentardaten verarbeitet werden .