Reyting Reyting

Reyting ortalama izlenme oranıdır. Belirli bir zaman diliminde her dakikaya düşen ortalama izleyici yüzdesini gösterir.
 

Bir reklamveren olduğunuzu düşünün. Ürün veya servisinizin tanıtımını yapmak ve talep yaratmak istiyorusunuz. Bu amaçla reklam verebileceğiniz mecralar arasında televizyon, yazılı medya (dergi,gazete), billboardlar, internet siteleri yer alır. Şüphesiz, bunlar arasında televizyon, halen, en hedeflediğiniz olmasa da en geniş kitleye ulaşabileceğiniz platformdur. Televizyon reklam piyasasındaki ücretler de reytinglere göre belirlenir. Reklam yatırımı yapan şirketler bütçelerine göre en çok izlenen kanalların, en çok izlenen zaman dilimlerinde reklamlarının yayınlanması isterler. Bu sebeple reyting ölçümleri reklam piyasasında fiyat belirleyici hassasiyete sahiptir ve manipule edilmemelidir.

Peki reyting ölçümleri nasıl ve kim tarafından yapılıyor ?

Türkiye’de reyting ölçümleri 1989 yılından beri eski adıyla AGB Nielsen yeni adıyla Nielsen Audience Measurement şirketi tarafından yapılıyordu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 2500 haneye yerleştirilen 3574 adet peoplemeter cihazıyla deneklerden toplanan veriler ile reyting sonuçlarına ulaşılıyordu. Nielsen bu örneklemin 5 yaşın üzerindeki yaklaşık 52 milyonluk uzayı temsil ettiğini düşünüyor.

Yeni RTÜK yasası 3 Mart 2011′de Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu yeni yasa ile üst kurulun görevlerinde birçok değişiklik yapıldı. Bunlar arasında en önemlilerinden birisi şöyle;

“Yayın hizmetlerinin izlenme ve dinlenme oranı ölçümlerinin yapılmasına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu usul ve esaslara uymayan şirket ve kuruluşlara uygulanacak müeyyideleri belirlemek”

Gelin beraber biraz geriye gidelim ve bu değişikliği gerektiren süreci inceleyelim.

2008 yılında Can Tanrıyar reyting ölçümlerinin adil olmadığını ifade ettiğinde bir tartışma başladı. Deneklerin bazı kanal ve programları izlemesi için ikna edildiği, denek listelerin elden ele dolaştığı ve ölçümlerin manipule edildiği iddaa edildi. AGB’nin özellikle iki kanala ayrımcılık yapıldığı, deneklerin para karşılığı istenen kanalları izlediği, hatta sonuçlara göre bu kanallardaki reklamların dizilerden bile fazla izlendiği, denek örnekleminin temsili olmadığı iddaaları ortaya atıldı.

Türkiye’de reyting ölçümlerinin organizasyonu ve denetimini TİAK (Televizyon İzlem Araştırma Komitesi) yapıyor. Reklamverenler ve televizyon kanallarının yetkililerinden oluşan komite 2011 yılından itibaren reyting ölçümlerini TNS Piyasa Araştırma şirketine ihale etti. Türkiye’yi temsil edecek hane sayısının 2500′den 3500′e çıkacağı ve tüm ölçümlerin dijital olacağı belirtildi. Ancak daha sonra Rekabet Kurulu ihalenin yenilenmesi gerektiğine hükmetti. Bakalım tekrarlanan ihaleyi hangi araştırma şirketi kazanacak ve seçim kriterleri ne olacak ?

Şifresiz yayın yapan kanalların gelirlerinin çok büyük bölümünü reklamlar oluşturuyor. Reklamverenler ise reyting ölçümlerine göre hangi kanala ne zaman reklam yatırımı yapacağına karar veriyorlar. Tabiatıyla reyting ölçümlerinin adil ve objektif olmasını en çok onlar istiyor. Yeni yasa ile RTÜK bu konuda düzenleyici ve denetleyici yetkilere sahip olmuş oldu.

Bakalım 2011 yılında kocaman reklam pastası nasıl dilimlenecek ve kimlere dağıtılacak? Hepsinden önemlisi tüm bunlar adil bir şekilde gerçekleşebilecek mi?

Schreiben Sie einen Kommentar