2010-2014 Naklen Yayın İhalesi – Episode III

Merakla beklenen naklen yayın ihalesi nihayet sonuçlandı. İhale gerçekten çok çekişmeli geçti ve kamuoyu tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Genel kanı, ortaya çıkan rakamın yaratacağı değere kıyasla  fazla olduğu ve Digiturk’un bu bedeli ödemekte veya karlı bir operasyon yürütmekte zorlanacağı şeklinde.

Ayrıca benim kişisel değerlendirmem de şu: Geçtiğimiz yıllarda ödediği  ile önümüzdeki yıllarda ödemeyi göze aldığı bedel karşılaştırıldığında Lig TV, kar marjı oldukça yüksek bir operasyon olmalı.

Ben bu yazımda Digiturk üst yönetiminin yerinde olsam bu yüksek bedeli ödedikten sonra gelirlerimi artırmak ve karlılığımı muhafaza etmek için neler yapılabilir konusunda fikir yürütmeye çalışacağım :

* ARPU (Average Revenue per user) : Abone başına ortalama gelir kesinlikle artırılmalı. Bunun için yapılabilecek şeyler gerçekten çok çeşitli. Tüketici açısından en tatsızı doğal olarak üyelik aidatlarına yapılacak zam. Digiturk’ün ödemekle yükümlü olduğu yıllık bedelin 2010’dan itibaren %126 oranında artacak olması bir anlamda yapılması muhtemel zammı meşrulaştırıyor. Benzerlik kurmak gerekirse nasıl ki büyüklerimiz uluslararası piyasalardaki enerji fiyat artışlarını sebep göstererek doğalgaz ücretlerinde fahiş zamlar yapıyorsa Digiturk yönetiminin de benzer bir karar alması sürpriz olmamalı.

* Diğer bir alternatifse ek satış/ilave satış olarak tercüme edilebilecek „upsell“. Digiturk giriş paketiyle ilk defa abone olan müşteriler ayda 9,90 TL ödüyorlar. 2 senelik taahhütle başlatılan bu abonelik sözleşmesinde  amaçlanan makul bir teklifle kazanılan yeni aboneleri üst paketlere geçirebilmek. Digiturk Pazarlama departmanı önümüzdeki dönemde çok daha cazip ve ilgi çekici upsell paketleriyle müşterilerinin kapısını çalmalı.

* Müşteri memnuniyeti: Pazarlama guru’su Kotler’in kitabından öğrendiğim kadarıyla „yeni müşteri kazanma“ maliyetleri „mevcut müşteriyi tutma“ maliyetlerinin sektöre göre değişmekle beraber yaklaşık 5 katı. Dolayısıyla yeni dönemde Digiturk’un müşteri kayıp oranı olarak ifade edilebilecek „churn rate“i olabildiğince aşağıya çekmeli.

* Bundle: Çukurova Holding iştiraki olan Superonline ile Digiturk ürünleri bundle edilip sinerji yaratılabilir. Naklen yayın mecrası olarak IP protokolü düşünüldüğünde bu ortaklık kimseyi şaşırtmayacaktır. Aslında bu işbirliğinin bir örneği halihazırda mevcut.

* Üç büyüklerin tekil maçlarının paket olarak satılması: Yanilmıyorsam bu seçenek Digiturk CEO’su Ertan Özerdem tarafından dile getirildi. Bu kapsamda LigTV teklifini uygun fiyatlı bulmayan abonelere sadece tuttukları takımların maçları daha cazip paket teklifleriyle sunulacak. Örneğin 3 büyüklerin tüm maçları için x TL ödenirken sadece Beşiktaş’ın maçları için x/3 TL ödemek yeterli olacak.

* Yeni ürün geliştirme: Yeni STB teknolojileri ile yeni müşteri kazanımı veya upsell sağlanabilir. Örneğin, maçların HD kalitesinde izleyebilmesi için yeni geliştirilen STB’lar eskileriyle değiştirilir ve bunun karşılığında müşteriden talep edilen abonelik ücretinde artışa gidilebilir. Benzer şekilde yeni geliştirilen ürünler yeni müşteri kazanımına destek verebilir.

* Reklam gelirleri: Maçlar sırasında, maç öncesi ve sonrası gösterilen reklamlarda ve genel olarak tüm reklam gelirlerinde artış sağlanması. Yaşanan küresel finansal krizi sırasında tasarrufa gidilen satış ve pazarlama harcamalarında, önümüzdeki dönemde beklenen artış trendi firmanın yüzünü güldürebilir.

* Turk Telekom ile içerik satışı için masaya oturmak

* IP ve kablo üzerinden yayın hakkını Telekom ve KabloTV’ye satmak

* Super Lig isim hakkını yüksek bir ücret ile satmak. Turkcell’le yapılan anlaşma yıl sonunda bitiyor.

Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Digiturk Pazarlama Departmanı bugünlerde oldukça yoğun günler geçiriyor olmalı. Pazarlamacılar  gelirlerin nasıl artırılabileceğini çalışırken, üst yönetim ve diğer departmanlar da  giderleri nasıl azaltabileceklerini çalışıyor olmalılar.

Önümüzdeki dönemde neler yaşanacağını hep beraber göreceğiz, ancak kesin olan bir şey var:

Pay-TV sektöründe oyunun kuralları değişti.

Ein Gedanke zu „2010-2014 Naklen Yayın İhalesi – Episode III“

  1. benim de bir yorumum olsun.

    Digiturk maç prodüksüyonlarını kendi içerisinde paketlendirebilir. Nasıl ki HD yayını ayrı paketten satıyor ise, maç esnasında bazı atraksiyonlara girip bunları üst maç paketi içerisinde kullanabilir.
    Abartıyorum, tek pivot kameradan LigTV aboneliği 15 TL, maçtaki tüm kameralar ve istatisitkler, kullanıcı tek tuşu ile ters açı imkanı, örümcek tepe kamerası, akıllı bir yorumcu vb eklentilerin aboneliği 80 lira (şu çok kullandıkları maç fiero'su da buna eklenebilir)

    olabilir mi, olur, bu teknoloji artık var.

Schreiben Sie einen Kommentar

Ihre E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahren Sie mehr darüber, wie Ihre Kommentardaten verarbeitet werden .