What gets measured gets improved.

Bu yilin muhtelemen son yazisinda (kalan 2 haftada baska bir yazi planlamiyorum) siz degerli okurlarimla son birkac senedir devam eden bir aliskanligimi paylasmak istiyorum. Her senenin basinda, kendi kendime icinde bulundugumuz yil ile ilgili SMART (Specific, Measurable, Achievable, Realistic, Timely) hedefler koyuyorum. Bu hedefleri temelde 5 baslik altinda toplayabiliriz:

  1. Saglik ile ilgili hedefler
  2. Finansal hedefler
  3. Aile hayati ile ilgili hedefler
  4. Profesyonel hayat ile ilgili hedefler
  5. Hobilerim ile ilgili hedefler

Bu basliklarin altbasliklarina kisaca deginecek olursak;

    1. Saglik ile ilgili hedefler

      Bu baslik altinda yil icerisinde en fazla kac adet sigara icilecek, (bu seneki hedefim 12 idi, simdiden 27 oldu ☹) yili kac kilo ile tamamlamaliyim, (bu konuda uzun yillardir 84-86kg araliginda kaldigim icin iyi performans gosterdigimi dusunuyorum) ortalamada haftada kac kez spor yapacagim (bu seneki hedefim haftada 2 kez idi ama ortalamada haftada 1 kez’i bile ancak tutturabildim) vb. genel saglik durumu ve onu etkileyebilecek konular ile ilgili hedeflerimi takip ediyorum.

    2. Finansal hedefler

      Bu baslik altinda adindan da anlasilabilecegi gibi ne kadar tasarruf saglayabilecegim, mevcut birikimlerimi hangi seviyeye cikartabilecegim, ailem ile ilgili varsa yapacagim yatirim hedefleri gibi mali konularla ilgili hedeflerimi takip ediyorum.

    3. Aile hayati ile ilgili hedefler

      Bu baslik tahmin edilebilecegi gibi son dorece kisisel bir alan. Basitce ailemin gelecegi, dirligi, planlamasi vb. konular ile ilgili hedefleri iceriyor.

    4. Profesyonel hayat ile ilgili hedefler

      Bu baslik altinda is hayatim ile ilgili hedefler yer aliyor.  Hedeflenen yil sonu performans notum, kariyerimdeki ilerleme ile ilgili hedefler, kendimi gelistirmek istedigim alanlar, varsa is degisikligi veya yurtdisi ile ilgili planlar vb. konulari kapsiyor.

    5. Hobilerim ile ilgili hedefler

      Durust olmak gerekirse maalesef en dusuk notlari aldigim hedeflerim genelde hobilerim ile ilgili hedeflerim oluyor. Bu konudaki alt hedeflerimden birkacini siralayacak olursam;

      • Fotograf cekmeye cikma sikligi (Bu seneki hedefim ayda 1 idi ama toplamda 2-3 defa ancak cikabildim.)
      • Okuyacagim toplam kitap sayisi. (Detaylari vermeyeyim ama bu baslikta fena cuvalladim.)
      • Ingilizcemi gelistirme. (Ozellikle podcast dinlemek suretiyle Ingilizce dil yeteneklerimi gelistirme. Bu sene onceki yillara gore performansim fena degildi.)
      • Blog yazisi yazma sikligi ile ilgili hedefler (bu sene icin hem burada hem de turkishtvmarket.info‘da ‘2 haftada 1 yazi’ hedefi koymustum kendime. Simdi geriye donup baktigimda uygarboynudelik.com’da en az 24 yazi yerine 11. yazimi yaziyorum. Bu gectigimiz yillara daha kotu bir istatistik.)

Genellikle Ocak ayinda sonlanmis durumda olan bu hedeflerim ile ilgili yilin bu zamanlarinda icten bir degerlendirme yapiyor ve sonraki yil icin hedeflerimi olusturmaya basliyorum.

20. yuzyil Isletme felsefesinin babasi olarak kabul edilen Peter Drucker’in  yurekten inandigim bir sozu var: ‘Olculebilen seyler iyilestirilebilir. ‘ Ingilizce ifadesiyle; ‘What gets measured gets improved.’

Ben de kendi mutevazi penceremden sahitlik ettigim bu hayat yolculugunda her yil kendime olculebilir hedefler koyarak, sonraki senelerde her defasinda bir tik ileri gitmeye calisiyorum. Hedeflerimi koyarken citayi beni zorlayacak bir yere cekmeye ve hedeflerime ulasmak icin samimi bir caba harcamaya gayret ediyorum. Bakalim 2018 icin hangi hedefler beni bekliyor 🤔

 

 

 

 

Video vs. Music streaming services: Top 8 Similarities & Differences

Let’s have a look to video and music streaming services from a ‘Compare & Contrast’ point of view. I’ve consolidated 8 major similarities and 8 differences. Absolutely, this is not the exhaustive list, please feel free to add yours into the comments part at the bottom of the post.

Similarities

1. Business Models: Both have free (ad-based) and subscription based business models. While the majority of the music services benefit both options (Spotify, fizy etc) most of the video services adapt either free model (puhutv, Hulu etc.) or subscription based model (Netflix, TV+ etc.)

2. Entertainment services: This one is trivial. Both services are designed to entertain people from a variety of age group, kids, teenagers, adults, moms, dads and even grandparents. People are paying for music and video services to relax, to have fun, to get socialized and to enrich their lives. Okumaya devam et “Video vs. Music streaming services: Top 8 Similarities & Differences”

The difficulties for techno people in Turkish TV Subscription Market

Tivibu just announced that number of Tivibu Home subscribers has been arrived to “remarkable 1 million” milestone.

The underlying technology of Tivibu Home is twofold:

  • IPTV : The service has been launched back in 2011. As of Q2 of 2017, there are around 545K  Tivibu IPTV customers.
  • DTH: The satellite service that is marketed as “Tivibu Uydu” has been introduced in Q2 of 2015 following the acquisition of Champions League and UEFA digital rights. The remaing half of the ~1 million subscibers are belonging to this segment.

What I’ve done is I’ve extracted Tivibu’s number of subs and ARPU data along the last 15 quartersfrom this sheet published by TT and put into the following graph.

Okumaya devam et “The difficulties for techno people in Turkish TV Subscription Market”

Why is the size of Turkish Pay-TV market relatively small?

It’s fair to say that Turkish Pay-TV market is saturated. There are basically 5 major players :

  1. Digiturk – DTH + OTT (beIN Media Group) -> 2600K subs
  2. KabloTV – Cable + OTT ( by government owned Turksat ) -> 1195K
  3. D-Smart – DTH + OTT ( Dogan Media’s DTH company) -> 934K subs
  4. Tivibu – IPTV + OTT (by incumbent telco Turk Telekom) -> 894K subs
  5. TV+ – IPTV + OTT (by leading incumbent mobile operator ) –> 436K*

In addition to these, there is another independent DTH operator called Filbox that is relatively small compared to the major players ( 50K subscribers ). In total, there are 6 million 110 thousand subscriptions. Let’s imagine that 20 % of the households have at least 2 subscriptions ( i.e. both Diguturk & TV+ or KabloTV & Tivibu) Hence the number of households with Pay-TV subscription is around 5 millions. That is to say out of 20 millions households in Turkey around 25% of them have Pay-TV subscription.

Okumaya devam et “Why is the size of Turkish Pay-TV market relatively small?”

Fi dizisinin tum bolumleri birden yayinlanmadi, acaba neden?

Fi dizisinin yayinlanma yontemi Originals dizilerin alisildik yonteminden farkli gelisti. Ilk once Nisan ayinda gorkemli bir lansman partisi ile ilk 3 bolum online oldu. Sonrasinda Mayis ayinda 4’ten 9’a kadar olan bolumler araliklarla yayinlandi, dizinin son bolumleri ise Haziran ayinda (#fi1011 9 Haziran, #fi12 yani sezon finali ise 16 Haziran Cuma yayinlandi.

Okumaya devam et “Fi dizisinin tum bolumleri birden yayinlanmadi, acaba neden?”

Digital Servislerde Değiştirme Maliyeti

Google+ neden başarısız oldu, çünkü tüketicilerin Facebook’taki bağlantılarını bırakıp sil baştan yeni bir bağlantı havuzu geliştirmek için yeterli motivasyonu yoktu. Facebook’u o dönemde cazip kılan 200-300 hatta 500’den fazla bağlantı ile beslenen ekrandı. En ileri teknolojik altyapıyı da, en gelişmiş kullanıcı deneyimini de sunsan o bağlantılar olmadan sosyal medya uygulamalarının ne anlamı olurdu? (network etkisi)

Okumaya devam et “Digital Servislerde Değiştirme Maliyeti”

Bir Hayal Kırıklığı Hikayesi: House of Cards 5. sezon

House of Cards dizisi Netflix’in ilk original prodüksiyonu. Yani Warner Bros gibi bir film stüdyosuymuş gibi Netflix House of Cards dizisinin finansmanı sağlayarak bugünlerde Türkiye’de Fi, Masum gibi örneklerini gördüğümüz akımı başlatmıştı. Buraya kadar herşey normal. HOC dizinin merakla beklenen 5.sezonu dün itibariyle Netflix’ten stream edilmeye başlandı.

Okumaya devam et “Bir Hayal Kırıklığı Hikayesi: House of Cards 5. sezon”

Netflix Originals, BluTV, Masum, PuhuTV, Fi

Türkiye’de son dönemde yeni bir trend var. Bu aslında globalde Netflix’in başını çektiği bir akım. Tarihsel olarak OTT oyuncuları (Pay-TV operatörleri) farklı içerik sağlayacılarından bütçelerine göre ve belli bir stratejiyi takip ederek dikkatlice yaptığı seçimler ile çeşitli içerikleri bir araya getiriyorlardı.(content aggregation) Gelgelelim son yıllarda özellikle OTT TV teklifleri çeşitlenip, sayıca arttıkça rekabette ayrışmak zorlaştı.  Bu konudaki zorluğu aşmak için Netflix, Originals adıyla ilk olarak 2013 yılında “House of Cards” dizisinin uctan uca prodüksiyonunu üstlendi. Bu, öncesinde büyük medya kuruluşlarının (Doğan, Doğuş, HBO, TWC vb.) üstlendiği bir misyon iken ilk defa bir OTT servis sağlayıcısı böyle bir alana giriş yapmış oldu. Bugün, Netflix Originals etiketiyle sayısız içerik mevcut. Netflix 2017’de toplam 1000 saat Originals içerik üreteceğini ve bu iş için toplam 6 milyar USD harcayacağını duyurdu! Ne para ama..

Okumaya devam et “Netflix Originals, BluTV, Masum, PuhuTV, Fi”